TÜrk-oğuz sanatinda ve dünya inançlarinda koyun resimleri




Yüklə 28.83 Kb.
tarix27.04.2016
ölçüsü28.83 Kb.
Aydın Elizade
Profesör-doctor; Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi, Felsefe, Sosyoloji ve Hukuk Enstitüsü
TÜRK-OĞUZ SANATINDA VE DÜNYA İNANÇLARINDA KOYUN RESİMLERİ
Eski çağlardan başlayarak bizim zamanımıza kadar koyun, koç görüntüleri, heykelleri ve resimleri türk milletlerin yaşamında, sanatında ve dünyagörüşünde yerleşmistir. Batı türklerinin (oğuzların) yaşayan erazilerinde (Türkiye, İran, Güney Kavkasiya) bunlara rast gelinir. Örneğin arkeolojik kazılarda bu yerlerde koyun heykelleri bulunmaktadır. Öylece çağımızda Koç, Çobanoğlu gibi soyadla da rast gelinir, bu soyadlarla ilişkili armalar ve resimler de çizilir.

Dünya dinlerinde ve sanatında da çoban-koyun-sürü alegorik sembollerine sıkça rastlanır: bir yandan yöneltici olan tanrılar ve peygamberler, diğer yandan ise sürü gibi anlaşılan insan kitlesi. Koyunların arasında düz yolda olan (çobana tabi olan) insanlar ve yollarını sapmışlar vardır. Yollarını sapmışlar Tanrının (veya tanrıların) yoluyla gitmeyen insanlardır ve onlar karanlıkta olan adamlar olarak tasavvur edilir. Bu tür tasavvurlar en eski zamanlarda oluşmuştur ve modern dinlerde de mevcuttur.

Arkeolojik kazılarda antik Mezopotamya'da tanrıların tapınaqlarının yıkıntılarında koyun heykelleri bulunmuştur. Onlar dini törenlerde kullanılıyordu. Örneğin, New York'un Metropolitan (solda) ve Londra'nın Britanya (sağda) müzeleri numuneleri olan bu koyun başları Sümerin Uruk kentinin tapınaqlarının yıkıntılarında bulunmuştur (M.Ö. 3300 -3100 yıllar). Belki de bu koyunlar tanrılaralara kesilmiş hayvanları sembolize ediyordu.


1

2

Hemen yerden bulunmuş ve hemen döneme ait olan banyonun üzerinde de koyunların şekilleri vardır (Britanya Müzesi'nin sergisi). Belki, bu banyo İnanna (İştar) tanrıcasına ibadet sırasında kullanılmıştır. Resimde kamış evinin yanına yaklaşan koyunlar çekilmiştir. Orada daha iki kuzu vardır. Bu görüntüyü sadece vannanı yüce yerde konulduğunda iyi görmek olur. Buna göre belki de o tapınaklarda ibadet sırasında kullanmış. Resimde kamışlardan kurulmuş ev Urukda İnanna tanrıçasının sembolü olmuştur. Belki, bu koyunlar İnanna tanrıçasına tabi olan ve onun gösterdiği yolda giden insanları tecessüm ediyor. Demek bu tür inançlar hala MÖ IV binyılda olmuştur ve Sümerlerden başka uluslara geçmiştir.



3

İlginçtir ki, buna benzer koyun heykellerine eski Türklerin kültürel mirasında da rastlanmaktadır. Onlar da kurbanlık koyunların resimlerini çekimiş, heykellerini yapmıştırlar. Bu gelenek hatta Türklerin İslam'ı kabul ettiğinden sonra da devam etmiştir. Azerbaycan ve Anadolu topraklarında orta yüzyıllarda Siyah-Qoyunlu ve Ak-Qoyunlu denilen türk devletleri oluşluşturlar. Koyun çizimi bu devletlerin resmi simgesi olmuştur. Belki bu gelenek, eski Türklerin Sümerlerin nesli olduğunun daha bir delilidir.Azerbaycanda da bunlara benzer eski koyun heykelleri vardır. Buna örnek olarak, Türkiye ve Azerbaycanda bulunmuş koyun heykelleri göstermek olar (resme bak). Bu yeykeller daha çok mezarlar üstünde kurulmuş, bu da onların mistik inançları ile ilişkisini göstermektedir. Bu ola bilsin, oğuzların islamöncesi totemist inanclarının gösterileridirler.



4
Azerbaycanda


5
Türkiyede

Henüz XIX yüzyılın ortalarında İngiliz araştırmacısı Raulinson Sümer dilindeki bazı kelimelerin Türkçe kelime ile benzerliğini iddia etmiştir. Bundan sonra biginler arasında bu soruda çok çekişmeler olmuştur. Buna karşı olanlar Sümer dilindeki başka kelimelerin Kafkas, Hint, Endonezya uluslarına daha yakın olmasını iddia etmişlerdir. Günümüzde bu tartışmalar sürmektedir. Ancak, Sümerlerin Türklerin soyların olmasının bir delili olarak koyun resimleri da gösterilebilir. Belki de erkekliğin ve gücün sembolü olan bu imgeleri Sümerlerin soyundan Türkler tüm Yakın Doğuda yaygınlaştırmışlardı.

Ayrıca eski Mısır'da insanlar koyun başlı Hnum tanrısına tarınmışlar. Onun tapınakı Elefantina adasında olmuş ve şimdi İngilterenin Ashmolean Museum'una o tapınakdan götürülmüş barelyefi (yarım kabartması) yerleştirilmiştir. O insanları ve hayvanları kilden yaratan çömlekçi tanrı idi. Tanrı Hnum insan kaderini de çözürdü. Aynı zamanda Hnum verimliliyin tanrısı, Nil nehrinin koruyucusu ve su verilmesinin garantörü olarak da tanınmıştır. Hem de Hnum bir başka tanrıların örneğin, Amon'un, Ra'nın tecessümü gibi kabul ediliyordu. Koyun ve maneviyat (ruh) eski Kıpti dilinde "ba" kelimesi ile ifade ediliyordu. Buna göre de bu tanrı koyun başlı olmuştur.


6

Hnum

7

Ra

Ayrıca başka Mısır tanrıları da koyun görkeminde tasvir edilirler. Bunun örneği tanrı Ran'ın Tebesde koyun imgesinde heykelidir.

Mısır'da ruhun ve koyunun aynı kelimeyle ifade edilmesinden ileri gelmiştir. "Ba" kelimesi yaratıcı, ruhveren koyun tanrı obrasında olan Hnuma ait edilmiştir. Sonra bu anlayış tüm dünyada yayılmış, hatta eski Türklerin inançlarında olmuştur.

Eski Türkler Mısırla her zaman ilişkide olmuşlardır. Henüz milattan önce III binyılda "Hiksoslar" denilen ulus Mısır'ı ele geçirmiş, orada kendi yönetimlerini kurmuştur. Birçok bilginler onların Türkler olduklarında dururlar. Daha sonra, artık islamlaşmadan sonra, bin yıla yakın zaman için Mısır'ı İhşidiler, Tuluninler, Memlük, Osmanlılar gibi Türk soylu hanedanlar yönetmişler. Böylece Türklerin mitolojisine koyun imgeleri bu ilişkilerin sonu geçebilerdi. Öte yandan, her şeyin tersine olduğunu da tahmin edilebilir. Belki, Mısır mitolojisine koyun imgeleri Türklerden geçmiş (hiksosların araşılığı ile). Bu olasılığa da ciddi bakılmalıdır.

Aynı zamanda, belirtilmelidir ki, doğanı tecessüm eden çoban tanrısı görüntüsü çeşitli kültürlerde yer almıştır. Eski Sümerler, Yunanlılar, Romalılar koyunların çevresinde bulunan çoban tanrılarının obrazını oluşturdular. İlginçtir ki, monoteist (tek tanrılı) dini geleneklerde de bazı kutsal kişiler ve peygamberler de belli zaman çoban olmuşlardır. Onlar bu görüntüde tasvir ediliyorlardı. Örneğin Hıristiyanlıkta İsa bazı durumlarda koyunları otaran çoban gibi tasavvur edilmiş. Eski Ahit'te İsa diyor: "Ben iyi çoban; iyi çoban koyunlar uğruna canını verir" (Yuhanna incili 10: 11). Rivayetlere göre, İsa hayvanlar için yemlik gibi belirtilen yerde doğmuştur ve onu ilk ziyaret edenler çobanlar olmuşlardır (Lukas incili 2:15,16).



8

İyi Çoban (İsa)
III yüyıl, Jerusalem müzesi

Hıristiyan papazları de kendilerini "Pastor" (çoban) adlandırılır. Yani burada insanlar yollarını azmış koyunlara benzetilir. Pastorlar ise, bu sürüyü yöneltip, onu kurtuluş yoluna sürer. Sürüden geriye kalmış ve azmış koyun korku ve dehşet içinde oluyor, nereye gittiğini, ne yaptığını anlamıyor. Tanrı yolundan sapan insanlar da onlara benzetiliyor. Bu tür insanlar karanlıkta bulunuyorlar ve kendi çobanını bulmamış kurtulamıyorlar. Böylece, azmış koyun imgesi dinden çıkmış veya suçlu insanı öngörüyor. Kendi çobanını ve sürüsünü bulmamış insan, bu durumda karanlık içinde kalmaya mahkumdur. Çoban ise gece gündüz sürüsünün içindedir, ona bakar ve korur.

Eski Ahit'te Adem'in oğlu Habil (Yaratılış 4: 2) ve peygamber Amos çoban olmuşlardır. Amos Beytlehemin civarında doğmuş İsrail'de peygamberlik yapmış, Yahudileri tek olan Tanrı'ya ibadet etmeye çağırıyordu. Peygamberler Musa (Çıkış 3: 1) ve Yakup (Yaratılış, 29) da bir süre kendi qayınataları İoforun ve Lavan'ın koyunlarını otarmışdırlar; Peygamber Yusuf da kendi kardeşleri ile birlikte koyun otarmışdır (Yaratılış 37:2). Buna göre Yahudi geleneğinde milletin çobanı (yöneticisi) kavramı vardır. Rivayetlerin birinde Tanrı Musa'ya der: "Ey Musa, benim halkımın (İsrail halkının) çobanı ol" [1].

Kuran'da da bazı ayetlerde peygamberlerle insanların ilişkileri çoban-sürü ilişkilerine benzetiliyor, örneğin: "(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve Körler. Bu sebeple düşünmezler "(Kur'an, 2:171) [2]. Burada imansız insanlar hayvan sürüsüne benzetilir. Hayvanları otaran çoban onları doğru yola iletmek isteğine rağmen, hiçbir sonuç elde edememektedir. Azmış insanlar kötü emellerine devam ederler. Ayrıca Muhammed peygamber de hayatının belli döneminde koyun otarmışdı [3].

Böylece, koyun, sürü ve onları yönelten çoban düşüncesi en eski zamanlardan çeşitli dini inançlarda da yer almıştır. Henüz sümer-Akkad geleneğinde koyunların tanrıların sembolleri ile tasvirlerine rastlanır.

Çok büyük olasılıkla, o dönemlerde onlar tanrılar tarafından yöneltilen insanları sembolize etmiştir. Aynı motiflere Hint geleneğinde de rastlanmaktadır. Orada da çoban tanrıları imgeleri vardır. Bunlardan en tatnınmışı Krişnadır. Onu çok zaman flütde çalan çoban çocuk olarak tarif ediyorlar. O hem çobanlarla dostudur [4].



9

Flütde çalan Krişna, XVIII yüzyıl

Asiya Sanatlar Müzesi (Musée National des Arts Asiatiques-Guimet)
Eski Roma ve Yunan kültürlerinde de çoban-koyun imgeleri inançla bağlı sanatta tasvir ediliyordu. Belki de onlar sonradan şekillenen Hıristiyanlığa da geçmiştir.
10

Tanrı Orpheus. Ravenna, Galla Placidianın mezarı, V yüzyıl

Tüm bu durumlar doğal değerlendirilmelidir, çünkü hayvancılık eski insanların yaşam modunun ve çalışımların esasını teşkil etmiştir. Onlar doğa süreçlerinin önünde kendi acizliğini ve bağımlılığını sezip, onları tanrılaşdırmıştır. Buna göre de bu konu çevresindeki çeşitli alegorik fikirler ve benzetmeler ortaya çıkabilirdi. Çoban çok zaman tanrı obrazında görünüyordu, insanlar ise koyunlara, tanrılar tarafından yönetilen sürüye benzediliyordular. Çobana (tanrıya) tabi olanlar mecazi anlamda düz yolun yolcuları; sürüden azmış koyunlar ise karanlıkta olan dinsiz adamlar gibi anlaşılıyordu.

Gelecekte bu mecaz çeşitli ulusların ortamında yayılmıştır ve tek tanrılı (monoteist) dinlerin bile izleyicileri tarafından da kullanılmıştır.

Örneğin, Hıristiyanlıkta İsa, eski dinlerde olduğu gibi, çoban gibi tasavvur edilen tanrıdır. Görülüyor ku, eski dinlerin bu tür bakışın oluşumuna birbaşa etkisi olmuştur, çünkü Hristiyanlığın oluştuğu Roma'da çoban tanrısı imgeleri çok yaygınlaşmıştır.

Görüldüğü gibi koyun ve çobanlarla ilgili inançlar onlarla ilgili sanatın gelişimini sağlamıştır. Yukarıda gösteriler sanat örnekleri onlardan bazılarıdır. Böylece türklerde olan bu gibi, öncesi totemizme yükselen inançlar ve sanat örnekleri bu büyük dünya mirasının bir kısmıdır. Belki de bu mirası öyle Türkler dünyaya vermişdirler. Vermeseler de onu geliştirenler olmuşlardır.
Edebiyat:

1. Musa - güvenli çobandır (Yahudi halk masalı) http://jewukr.org/center/pesakh/tale1.html

2. Kuran'i Kerim Türkçe Meali (Diyanet İşleri Başkanliği).

3. Peygamberimiz’in Koyun Gütmesi / Osman Nuri Topbaş. Kur’an-i Kerim Işığında Nebiler Silsilesi Hazreti Mühammad Mustafa (1 Mekke Devri).


http://hazretimuhammedmekkedevri.darulerkam.altinoluk.com/birinci-bolumnubuvvetten-once-hazret-i-muhammed/haz­ret-i-pey­gam­ber’in-genc­li­gi/pey­gam­be­ri­miz’in-ko­yun-gut­me­si/

4. About Krishna // Krishna.com


Resimler:

1. http://www.metmuseum.org/toah/images/h2/h2_1981.53.jpg

2. http://www.britishmuseum.org/explore/highlights/highlight_image.aspx?image=ps219819.jpg&retpage=19071

3. http://www.britishmuseum.org/images/ps227063_l.jpg

4. http://www.carpetsmagazine.com/photos/carpetsmagazine/qoc14.jpg

5. http://www.mistikalem.com/thumbnail.php?file=resimler/Mezartasi_267528430.jpg&size=article_medium

6. http://thepyramids.org/images/asmolean_museum/561_30_ashmolean.JPG

7. http://www.rumvi.com/products/ebook/словарь-египетской-мифологии/6a608a60-e9cc-4209-aa0f-90fa9514ca61/preview/i_006.jpg

8. http://1.bp.blogspot.com/-XZZEKTLkaKI/Tc9m6DPg19I/AAAAAAAACuk/lcb3NonIXEI/s1600/Good+Shepherd_3rd+c._Jerusalem%252C+Rockefeller+Archeological+Museum.jpg

9. http://dic.academic.ru/pictures/bse/jpg/0204437817.jp



10. http://3.bp.blogspot.com/-Lp5aZjfC21c/Tc9qGXHiTTI/AAAAAAAACu8/0DjQSISh_vM/s400/goodshep.jpg


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə