İÇİndekiler yönetiCİ Özeti GİRİŞ




Yüklə 438.73 Kb.
səhifə1/6
tarix27.04.2016
ölçüsü438.73 Kb.
  1   2   3   4   5   6





İÇİNDEKİLER


YÖNETİCİ ÖZETİ

GİRİŞ …………………………………………………………………………………….1

BİRİNCİ BÖLÜM

DÜNYADA İNŞAAT SEKTÖRÜ


    1. Dünya İnşaat Sektörünün Mevcut Durumu…………………………………………...2

    2. Avrupa İnşaat Sektörü………………………………………….……………………..2

    3. Diğer Ülkelerde İnşaat Sektörü……………………………………………………….3



İKİNCİ BÖLÜM

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ


    1. Türkiye’de İnşaat Sektörünün Mevcut Durumu……………………………………..4

    2. İnşaat Sektörünün Alt Sektörleri……………………………………………………..7

2.2.1. Çimento…………………………………………………………………………...7

2.2.2. Hazır Beton……………………………………………………………………….7

2.2.3. Demir-Çelik……………………………………………………………………….8

2.2.4. Seramik…………………………………………………………………………....8

2.2.5. Tuğla………………………………………………………………………………8

2.2.6. Cam………………………………………………………………………………..9

2.3. Türkiye’de İnşaat Sektörünün Sorun Alanları………………………………………...9

2.3.1. Kamu Yatırımlarındaki Kaynak Yetersizliği……………………………………...9

2.3.2. Mali Mevzuata İlişkin Sorunlar…………………………………………………..10

2.3.3. Kalitenin Artırılması ve Yapı Denetim Kanunu………………………………….11

2.3.4. Kamu İhale Yasasından Kaynaklanan Sorunlar………………………………….12

2.3.5. Nitelikli İşgücü Eksikliği…………………………………………………………13

2.3.6. Yurtdışı İnşaat Hizmetlerinde Yaşanan Sorunlar………………………………...13

2.4. AB Müzakere Sürecinde Sektörün Uyumu…………………………………………..14



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KONYA’DA İNŞAAT SEKTÖRÜ
3.1. Konya’da İnşaat Sektörünün Mevcut Durumu………………………………………..16

3.2. Konya’da İnşaat Sektörünün Sorun Alanları……………………………………….....17


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN SORUNLARINA YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
4.1. Sistemden Kaynaklanan Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri………………………...19

4.2. Belediyelerin Üzerine Düşen Görevler………………………………………………..22

4.3. Konya Ticaret Odası’nın Üzerine Düşen Görevler…………………………………....23

4.5. AB Hibe Programı Çerçevesinde Hazırlanabilecek Projeler……………………….....23


SONUÇ …………………………………………………………………………………….25

KAYNAKÇA………………………………………………………………………………26

EK I. İNŞAAT SEKTÖRÜ TOPLANTILARI KATILIMCI LİSTESİ……………………28

EK II. 2006 YILI YURT İÇİ YAPI İNŞAAT FUARLARI…………………………….....32

EK III. 2006 YILI DÜNYA YAPI İNŞAAT FUARLARI………………………………...33

EK IV. İNŞAAT SEKTÖRÜNE YÖNELİK FAYDAKI SİTELER……………………....35



YÖNETİCİ ÖZETİ
Her ülkede inşaat sektörü, ekonomik yapı içerisinde ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Yüzlerce çeşit mal ve hizmet üretimi ile olan doğrudan bağlantısı ve yoğun iş gücü kullanımı ve sosyo-ekonomik refah düzeyine olan katkısı, bu sektörün ülke içerisinde önemli yere sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye’de AB ile müzakere sürecinde değişimin en çok yaşanacağı sektörlerden biri inşaat sektörü olacaktır. Sektörde, uluslararası standartlara ve AB mevzuatına uyum sağlanması, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetlerinin yurtiçindeki kalite etkinliğinin ve dünya pazarlarındaki payının artırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda, sektörün rekabet gücünün ve verimliliğinin artırılması ve hizmet üretiminde yönetim kalitesinin uluslararası standartlara uygun duruma getirilmesi yönündeki çalışmalara ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Bu hedef çerçevesinde Konya Ticaret Odası olarak Konya’da inşaat sektörünün AB’ye hazırlık sürecine destek olmak ve sektörün sorunlarına çözüm önerileri getirmek amacıyla, sektör temsilcilerinin katılımıyla istişare toplantıları düzenlenmiştir. Bu toplantılarda genel olarak Türkiye’de ve özelde Konya’da inşaat sektörünün mevcut durumu, sorunları ele alınmış ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin neler olabileceği tartışılmıştır.

Günümüzde inşaat sektörünün dünyadaki toplam büyüklüğünün 3 trilyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Söz konusu rakam, dünyadaki toplam GSMH’nın yaklaşık %8 büyüklüğüne denk gelmektedir. Bu değerin %30’u Avrupa’da üretilmektedir. Dünya sanayi istihdamının yaklaşık yine %30’unun bu sektörde olduğu tahmin edilmektedir. Bu veriler, Türkiye’nin olası AB üyeliği durumunda ortaya çıkabilecek potansiyel konusunda fikir verebilir.

İnşaat sektörü Türkiye’de de lokomotif sektör konumundadır. Sektöre girdi sağlayan diğer sektörler de dikkate alındığı takdirde inşaat sektörünün GSMH’daki direkt ve endirekt payı toplamı yaklaşık % 33 seviyesindedir. İnşaat Sektörünün istihdama katkısı ise %15 düzeyindedir. İnşaat malzemesi ihracatı ile dış müteahhitlik hizmetleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat sektörünün Türkiye’nin toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 20 kadardır. Bu niteliği ile sektör, turizmden sonra ödemeler dengesine en büyük katkıyı sağlama potansiyeline sahiptir

Son yıllarda yaşadığımız ekonomik krizler her sektörü olduğu gibi inşaat sektörünü de etkilemiştir. Bunların sonucu olarak işsizlik artmış, yatırımlar azalmıştır; sektör durgunluğa girmiş, sektörel büyüme yavaşlamıştır. Bununla birlikte 2005 yılı ile birlikte kredilerde faizlerin düşerek vadelerin uzaması ile birlikte konuta yönelik talebin artması, Mortgage sistemi ile ilgili gelişmeler, Türkiye Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) yurt genelinde acil konut ihtiyacı karşılamaya yönelik atağı, düşüş trendindeki enflasyon, faizler ve savaş sonrası Irak ve Afganistan pazarları inşaat sektöründe canlılık getirmiştir.

Son dönemdeki canlanmaya rağmen inşaat sektöründe önemli sorunlar yaşanmaktadır. İnşaat sektöründe gerek devlet ve gerekse özel kuruluşlar açısından bir strateji ve vizyon eksikliği en önemli sorun olarak öne çıkmaktadır. İnşaat sektöründeki diğer temel sorunlar ise; kamu yatırımlarındaki kaynak yetersizliği, mali mevzuata ilişkin sorunlar, kalitenin artırılması ve yapı denetimi, kamu ihale yasasından kaynaklanan sorunlar, nitelikli işgücünün bulunamaması, yurtdışı inşaat hizmetlerinde yaşanan sorunlar olarak sıralanabilir. Bu sorunlar Konya’da inşaat sektörünün de temel sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bunlara eklenen bazı mikro sorunlar da bulunmaktadır. Bunlar denetim eksikliği ve yüksek kayıtdışılık, arsa sorunu, belediyelerin kooperatifçilik yapması ve mesleğin ehli olmayan kişilerin müteahhitlik yapması olarak sıralanabilir.



Görüldüğü üzere inşaat sektöründeki sorunların tamamına yakın bir kısmı sistemden kaynaklanmaktadır ve sistemsel çözümler gerektirmektedir. Bazı sorunların çözümü belediyelerin inisiyatifinde iken, bu sorunların çözümünde yapılması gerekenleri resmi makamlara ulaştırmak ve sektör temsilcilerini sektörel gelişmeler çerçevesinde bilgilendirme konusunda da Ticaret Odasına bazı görevler düşmektedir. Bu çerçevede bu çalışmada getirilen çözüm önerileri sistemden kaynakların sorunlara yönelik çözüm önerileri, belediyelere düşen görevler ve Konya Ticaret Odası’nın üzerine düşen görevler olarak ayrılmıştır.
Sistemden kaynaklanan sorunlara yönelik çözüm önerileri:

  • Türkiye’nin AB Uyum Süreci içersinde İnşaat Sektörünün bu süreçten nasıl etkileneceği, bu etkileşimin mevcut kötü şartları daha da arttırabileceği gözönüne alınırsa; uyum konusunun uzmanlarca ve sektör bileşenleri ile birlikte araştırılması, önlemlerin derhal alınması gerekmektedir.

  • Müteahhitlik mesleğinin tanımı yapılmalıdır. Her önüne gelenin bu mesleğe soyunmasını önlemek devletin en önemli görevidir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar, meslek odaları ve STÖ’nün görüşleri alınarak bir düzenleme yapılmalı, İnşaat Sektörünün örgütlenme yapısı gözden geçirilmeli ayrıca belirli bir sermaye garantisi sınırı getirilmelidir.

  • İnşaat Sektörünün önünü tıkayan “harç ve vergiler” düzenlenerek asgari düzeye indirilmeli, harç veya vergi tahsil edilirken değişik kurumlarca farklı kıstaslar uygulamasına son verilmelidir. (Örneğin:Yapı Birim Maliyeti, Belediyelerde ayrı, Maliye Bakanlığı’nda ayrı değerlerle hesaplanmamalıdır.)

  • SSK prim oranları düşürülmeli, devlet katkısı sağlanmalıdır.

  • Bürokrasiyi azaltmak amaç olmalıdır. Yapı Denetim ve İmar Kanunu gibi yasa ve yönetmelikler, bürokrasiyi azaltıcı ve etkin denetimi sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.



  • Kamu kurum ve kuruluşları ile, yatırım yapan diğer tüm kuruluşlar projelerini sektörde çalışanlar kanalı ile hayata geçirmeli, önemli projelerde ulusal yarışma açarak eşit ve serbest rekabetin önü açılmalıdır.

  • İnşaat sektörünü kalifiye eleman sıkıntısından kurtarmak için; Milli Eğitim Bakanlığı, Ticaret ve Sanayi Odaları, Meslek Odaları, Üniversiteler, Sektör Temsilcileri ortak çalışarak çözüm yolları bulmalıdır.

  • Türk inşaat sektöründe kalitenin artırılabilmesi için teknik müşavirlik hizmetlerinin kamu ve özel sektöre yaygınlaştırılması gerekmektedir.

  • Yeni Yapı Denetim Kanunu işler hale getirilmeli ve mutlaka sigorta uygulamasının sisteme eklenmesi gerekmektedir.

  • İhale sürecinin tümüyle şeffaf olmasını ve siyasal iktidarın etki alanı dışına çımasını sağlayacak teknik düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

  • Yurtdışı inşaat hizmetlerinin, diğer ülkelerde olduğu gibi Hükümetimizce desteklenmesi ve kredi olanaklarının geliştirilmesi ile sektörünün atıl kalan kapasitesini hayata geçirilmelidir.

Belediyelerin üzerine düşen görevler:



  • Belediyelerin görevi alanına giren yapı denetimleri sıkılaştırılmalıdır.

  • İnşaat malzemelerinin denetimi ise üretim yerlerinde, piyasaya sunulmadan önce yapılmalıdır.

  • Hazır beton kullanımının zorunlu hale getirilmeli ve elle dökülen beton yasaklanmalıdır.

  • Harç veya vergi tahsil edilirken farklı kıstaslar uygulanmasına son verilmelidir.

  • Ucuz arsa üretimi yapılmalıdır.

  • Belediyeler sosyal konut adı altında kooperatifçilik yapmaktan vazgeçmeli ve özel sektörün önünü açmalıdır.

  • Belli metrekareden yüksek inşaatlarda şantiye şefi bulundurma zorunluluğu getirilmelidir.

Konya Ticaret Odası’nın Üzerine Düşen Görevler



  • Konya Ticaret Odası ile sektör odalarının işbirliğinde düzenlenecek panellerle firmalar bilgilendirilebilir.

  • Konya’da faaliyet gösteren inşaat firmalarının yurtdışındaki ihalelere katılabilmeleri için olanak sağlanması gerekmektedir. Bu çerçevede dış bağlantıların sağlanması, ülke ve sektör analizlerinin yapılması konusunda Ticaret Odası daha fazla rol üstlenebilir.

  • Türkiye ve yurtdışında gerçekleştirilen Yapı ve Yapı Malzemeleri Fuarları hakkında üyeler bilgilendirilebilir ve aktif katılımı sağlanabilir.



  • İnşaat sektörüne KOBİ desteği sağlanması konusunda Ticaret Odası, KOSGEB ve ilgili birimlere bu isteği iletebilir.

  • Konya Ticaret Odası, sektör temsilcilerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini belediyeye iletebilir ve bunun takipçisi olabilir.

  • İnşaat sektörünün temel sorunlarının sistemden kaynaklandığı görülmektedir. Bu bağlamda bu sorunların ve çözüm önerilerinin hükümeti iletilmesi noktasında Ticaret Odası bir köprü görevi üstlenebilir.

İnşaat sektörü hizmet sektörünün bir kolu olarak Türkiye’de çok önemlidir ve birçok alt sektörü doğrudan etkilemektedir. Ayrıca Türk inşaat sektörü dünyada da prestijli bir konuma sahiptir. Yeni dönemde sektörün bu canlılığının artarak devam etmesi ve tekrar bir kriz sürecine girmemesi için sektörün yaşadığı sorunlara bir an önce kalıcı çözümler getirilmesi gerekmektedir.


GİRİŞ
Gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede olduğu gibi, inşaat sektörü gerek yarattığı katma değer, gerekse yarattığı istihdam açısından Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisi olmuştur ve olmayı sürdürecektir. Mevcut risklerinin azaltabilmesi için yüksek oranlı ve istikrarlı büyüme hedefi her zamankinden fazla olan Türkiye ekonomisi için, inşaat sektörünün önemi daha da artacaktır. Türk inşaat sektörü ulusal ve uluslararası büyük bir potansiyele ve deneyime sahiptir.

Sektörün bu güç ve potansiyeline karşılık makro ve mikro bazda önemli sorunları bulunmaktadır. Sektörün gerçek anlamda lokomotif işlevi görebilmesi için özellikle sistemden kaynaklanan sorunların çözülmesi gerekmektedir. Kayıtdışı ve denetimsiz faaliyetlerin yaygın olması, bazı vergi ve teşvik politikalarının yetersizliği, finansman sorunu, işgücünün eğitimine ilişkin sorunlar ve mevzuattan kaynaklanan sorunlar sektörün geleceğine yönelik başlıca tehditleri oluşturmaktadır. Sektörün gücünü ve potansiyelini kalıcı kılmak ve artırmak için söz konusu tehditleri ortadan kaldıracak politikaların uygulanması gerekmektedir.

Bu çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde günümüzde Dünyada İnşaat sektörünün mevcut durumu ele alınmış ve büyüme potansiyeli gözler önüne serilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise inşaat sektörünün Türkiye’deki mevcut durumu verilerek, inşaat sektörüne girdi sağlayan temel alt sektörlere kısaca değinilmiştir. Ardından Türkiye’nin AB üyelik perspektifinde, inşaat sektörünün iç ve dış pazardaki rekabet gücünü sürdürebilmesi ve sahip olduğu yüksek potansiyeli kullanabilmesi için çözüm bulunması gereken sorunlar sıralanmıştır. Konya’da inşaat sektörünün durumu ve sorun alanlarına ise üçüncü bölümde yer verilmiştir. İnşaat sektöründe sorunların neredeyse tamamına yakınının sistemden kaynaklandığı dikkate alınarak bu bölümde Konya’da inşaat sektörünün karşı karşıya olduğu mikro sorunlar üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde ise inşaat sektörünün makro ve mikro sorunlarına yönelik çözüm önerileri ele alınmıştır. Burada genel hükümetin, belediyelerin ve Konya Ticaret Odası’nın sorunların çözümünde ne gibi bir rol oynayabilecekleri ve yapılması gerekenler sıralanmıştır. Son olarak da AB Hibe Programı çerçevesinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların gerçekleştirebilecekleri projelere yer verilmiştir.

Bu çalışmanın temel amacı yurtiçinde ve yurtdışında büyük potansiyeli olan inşaat sektörünün Türkiye’de ve özelde Konya’da temel sorunlarını belirleyerek, bunlara yönelik çözüm önerileri sunabilmek ve Konya inşaat sektörünü AB sürecine hazırlayabilmektir. Bu çerçevede öncelikle geniş bir kaynak taraması yapılmış ve ardından Konya’da inşaat sektör temsilcileri ile belirli aralıklarla yapılan istişare toplantıları ile Konya’da inşaat sektörünün sorunları ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin neler olabileceği tartışılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar çerçevesinde özellikle Konya Ticaret Odası’nın sektörün gelişmesine yönelik neler yapabileceği ve bunları nasıl hayata geçireceği önem taşımaktadır.


BİRİNCİ BÖLÜM

DÜNYADA İNŞAAT SEKTÖRÜ
Günümüzde inşaat sektörünün dünyadaki toplam büyüklüğünün 3 trilyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Söz konusu rakam, dünyadaki toplam GSMH’nın yaklaşık %8 büyüklüğüne denk gelmektedir. Bu değerin %30’u Avrupa’da üretilmektedir. Dünya sanayi istihdamının yaklaşık yine %30’unun bu sektörde olduğu tahmin edilmektedir. Bu veriler, Türkiye’nin olası AB üyeliği durumunda ortaya çıkabilecek potansiyel konusunda fikir verebilir.
1.1. Mevcut Durum

Dünyada inşaat sektörü son yıllarda dalgalı bir seyir izlemektedir. 1999 yılındaki hızlı büyümeden sonra, 2000 yılının ikinci yarısında dünya borsalarında yaşanan hızlı düşüş ile yüzde 6 küçülen sektörün boyutu da 3.6 trilyon dolardan 3.4 trilyon dolara gerilemiştir. Ardından 11 Eylül 2001'de New York'ta bulunan Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen terörist saldırı ve Irak Savaşı'nın yarattığı tedirgin ortam dünya inşaat sanayisinin darbe vurmuştur. Dünya ekonomisindeki daralmanın da etkisiyle inşaat sektörü, 2001 ve 2002 yıllarında da küçülmesini sürdürmüş ve pazarın büyüklüğü 3 trilyon dolara düşmüştür. Sektör, 2003 yılına gelindiğinde ise toparlanmaya başlamıştır. 2004'te dünya borsalarına yeniden hayat gelmesiyle birlikte dünya piyasalarında oluşmaya başlayan olumlu hava tüm sektörleri olduğu gibi inşaat sektörünü de olumlu etkilemiştir. Dünya inşaat sektörü 2004’te, 2003 yılına oranla yüzde 4.6'lık bir artışla 4.4 trilyon artışla 4.4 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmıştır. Her ne kadar petrol fiyatları ve faizlerin dalgalı hareketi dünya piyasalarını tedirgin etse de yapılan tahminler olumlu havanın ortalama beş yıl kadar daha süreceği yönündedir.


1.2. Avrupa İnşaat Sektörü

2001 yılında durgunluk yaşayan Avrupa inşaat sektörü ise 2002 yılından itibaren büyüme trendine girmiştir. 2002'de İspanya pazarı yüzde 4, İngiltere pazarı yüzde 2.8, İtalya pazarı yüzde 2.2 büyümüştür. Ancak Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya yüzde 5.8 küçülmüştür. Aynı yıllarda, Orta ve Doğu Avrupa'da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'da inşaat sektörü büyümeye devam ederken, Polonya'daki yüzde 6.8'lik daralmadan dolayı, bölgesel gerileme yaşanmıştır. 2004 yılında ise Avrupa inşaat sektöründe, yüzde yarım

gibi sınırlı bir büyüme gerçekleşirken, Almanya, Fransa, Danimarka, Belçika, Hollanda, Portekiz ve İrlanda'da küçülme yaşanmıştır. İngiltere, İtalya ve İspanya'da ise büyümenin hızı

azalmıştır. Birlikte, en fazla istihdamı Almanya sağlarken, onu Fransa ve İtalya izlemektedir. Birlik genelinde sektörde istihdam edilen bir kişinin yıllık ortalama maliyeti ise yaklaşık 30


bin Euro seviyesindedir. Her alanda saydamlık ilkesini ön plana çıkaran Birlik, ihalelerin de objektif ve şeffaf olması prensibi ile hareket etmektedir. Bu alanda, AB direktifleri, 3 genel prensip üzerine inşa edilmektedir; ihalenin ilan edilmesi, ihalede potansiyel yabancı isteklilerin ihale dışına çıkmasına neden olabilecek her türlü teknik özellik şartının yasaklanması ve ihaleye katılma ve ihalenin verilmesi işlemlerinde objektif kriterlerin kullanılması. Birlik ülkelerinde kalite, çevreye dost olma ve sürdürülebilirlik kavramları, ucuzluk yaklaşımının önüne geçmektedir.

İnşaat sektöründe yaşanan yükselişi destekleyen bir diğer unsur da Mortgage ve benzeri finansman kolaylıkları olarak gösterilmektedir. 2003 yılı sonu itibariyle Avrupalılar Mortgage yoluyla 3.4 trilyon dolar kredi almıştır. Bu oran AB'nin gayri safi milli hasılasının yüzde 42'sine eşittir. Ancak tablo her yerde bu kadar olumlu değildir. Gelecek 20-25 yıl içerisinde konut ihtiyacının en çok olacağı bölgelerin başında gelen Güney Amerika ve Afrika'da Mortgage sistemi neredeyse hiç işlememektedir. Yani bu bölgelerde kazancı yüksek olmayan insanların ev sahibi olma ihtimalleri oldukça güçtür.


1.3. Diğer Ülkelerde İnşaat Sektörü

Araştırmalar inşaat sektörü bakımından en hareketli piyasanın ABD'de olduğunu göstermektedir. Tahminler sektörün 2005'te yüzde 5 oranında büyüyeceği yönündedir. En büyük pay ise yüzde 9'luk bir artışla sanayi tesisi inşaatında yaşanacağı öngörülmektedir. ABD'yi sektörde ikinci sırada yer alan Japonya takip etmektedir. Ancak asıl büyüyen inşaat sektörü ise hemen her alanda olduğu gibi yine Çin'de bulunmaktadır. Ekonomisi her yıl ortalama yüzde 7-8 oranında büyüyen ülkede inşaat sektörü de önemli bir hareketlilik yaşamaktadır. Yapılaşma yalnızca sanayi tesislerinin mantar gibi yerden fışkırdığı ülkenin güney bölgelerinde değil Çin'in iç kısımlarında da hızla yayılmaktadır. Sektörle ilgili en büyük sorun ise kalifiye eleman açığıdır. Tüm sorunlara rağmen Çin inşaat piyasasının gelecek 4 yıl içerisinde her yıl ortalama yüzde 9 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Özellikle 2008 Yaz Olimpiyatları'nın yapılacağı Pekin'de bir inşaat patlamasının yaşanması beklenmektedir. Yapılaşma bakımından dünya şampiyonluğu ise Asya'nın diğer yükselen yıldızı olan Hindistan’dır. Rakamlar Hint inşaat sektörünün önümüzdeki 4 yıl içerisinde her yıl ortalama yüzde 12 büyüyeceğini göstermektedir.



İKİNCİ BÖLÜM

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ
2.1. Mevcut Durum

İnşaat sektörü, gerek sanayi boyutuyla, gerekse de pazarlama ve ticaret boyutuyla Türkiye’nin en geniş sektörlerinden birisini oluşturmakta, dolaylı olarak 400 sektörü/alt sektörü etkilemektedir. Türkiye’nin dünya inşaat sektörü içerisindeki payı yüzde 3’tür. Dünyanın en büyük 225 uluslararası inşaat firması arasında 7 Türk firması da bulunmaktadır. Sektörün GSMH içindeki doğrudan payı yüzde 5 ve dolaylı payı yüzde 30’dur. Son 33 yıllık dönemde 62 ülkede toplam 60 milyar dolar tutarında 3 bin kadar proje gerçekleştirmiş olan müteahhitlerimiz hizmet kalitesi, fiyat ve müşteri memnuniyeti boyutlarıyla güçlerini 4 kıtada kanıtlamışlardır.

İnşaat sektörü, Türkiye'de tarımdan sonra en yüksek istihdamı sağlamaktadır. Yaklaşık 1 milyon kişi sektörde istihdam edilmektedir. Eğer Avrupa Birliği üyelik süreci olumlu seyrederse, sektördeki işgücünün 2014'e kadar 2.2 milyon kişiye çıkması beklenmektedir.

Türk müteahhitleri, son 33 yılda 62 ülkede yaklaşık 60 milyar dolar tutarında proje gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin dünya müteahhitlik sektöründen aldığı pay yüzde 3 seviyesindedir. Sektörün aldığı ihaleler, 2003'te 3.4 milyar dolarken, 2004'te 5.4 milyar dolara ulaşmıştır. Türk yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörünün 2005 yılında üstlendiği projeler ise bir önceki yıla oranla yüzde 60'lık bir artışla 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin 2006 yılı hedefi 12 milyar dolar, 2007 hedefi ise 15 milyar dolar olarak belirlenmiştir..

Türk müteahhitleri dünyanın birçok bölgesinde hizmet vermektedir. Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya ön plana çıkan bölgelerdir. İlk sırada 1 milyar 824 milyon dolar ile Orta Doğu ülkeleri yer almıştır. Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri 859 milyon dolar ile ikinci, Afrika ülkeleri ise 279 milyon dolar ile 3. sırada yer almıştır. Ülke bazında ise Türk müteahhitler, 2005 yılında en fazla projeyi, 1 milyar dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde üstlenmiştir. Bu ülkeyi, 802.7 milyon dolar ile Irak, 441 milyon dolar ile Kazakistan izlemiştir. Irak Türkiye için büyük bir pazardır ancak can güvenliği hala önemli bir sorundur.

İnşaat malzemesi ihracatı ile dış müteahhitlik hizmetleri birlikte değerlendirildiğinde, inşaat sektörünün Türkiye’nin toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 20 kadardır. Bu niteliği ile sektör, turizmden sonra ödemeler dengesine en büyük katkıyı sağlama potansiyeline sahiptir. Sağladığı geniş istihdam olanakları ve GSMH’ya katkısıyla yapı sektörü ekonominin lokomotif sektörü sayılmaktadır.

Ancak, ekonomimize büyük katkı sağlayan bu dev sektör son 10 yıldır durgunluk içerisindedir. Ekonomimiz 1993-2003 yılları arasında yüzde 26.1 büyürken, inşaat sektörü yüzde 22.4 gerilemiştir. 1980’lerin sonunda altın çağını yaşayan sektör, 4 Nisan 1994’te başlayıp bugünlere kadar arka arkaya gelen ekonomik krizlerin ve 17 Ağustos 1999’da Marmara’da yaşanan depremin etkisiyle durgunluk dönemine girmiş ve sektördeki küçülme 2003 yılında rekor düzeye ulaşmıştır.  

10 yıl boyunca sermayeleri krizlerle erimiş inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların en büyük açmazını yine maddi imkansızlıklar oluşturmaktadır. Bu küçülmede en önemli faktör, 1998’den bu yana kamu yatırım ödeneklerinin sürekli gerilemesidir. Yüzde 45’lik bir kamu payına sahip sektör, toplam bütçe harcamalarından yatırıma ayrılan payın sürekli düşmesinden olumsuz etkilenmiştir. Türkiye’de toplam inşaat yatırımları içerisinde kamu yatırımlarının ağırlıklı bir yer tutması, inşaat sektörünün geleceğini de kamunun yatırım bütçesine çok büyük ölçüde bağımlı kılmaktadır. Son dönemlerde ulaştırma ve konut sektörlerindeki yatırımların biraz olsun canlanması yapı sektöründe 2004 yılında yüzde 4.6, 2005’in ilk dokuz aylık döneminde ise yüzde 19.7 oranında artış gerçekleştirmiştir.


TABLO 1. SEKTÖREL BÜYÜME HIZLARI (Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre % Değişme)





Yıllık

2004

2005

2004

2005




2002

2003

2004

1.Ç

2.Ç

3.Ç

4.Ç

1.Ç

2.Ç

İlk yarı

İlk yarı

Tarım

6.9

-2.5

2,0

2,7

4,3

-1,4

9,1

0,0

0,1

3,7

0,1

Sanayi

9.4

7.8

9,4

10,4

15,7

7,5

4,0

5,5

3,9

13,2

4,6

İmalat

10.4

8.6

10,1

11,5

17,1

8,1

3,9

5,3

3,2

14,5

4,2

Hizmetler

7.5

6.7

10,2

13,3

15,0

6,9

7,0

4,8

4,9

14,2

4,8

İnşaat

-5.6

-9.0

4,6

12,7

6,5

3,9

-0,5

16,5

22,2

9,1

19,7

Ticaret

11.0

8.1

12,8

17,9

19,7

7,7

8,9

5,8

4,3

18,9

5,0

Ulaştırma

6.0

8.4

6,8

5,4

12,0

4,3

6,2

1,6

2,2

8,7

1,9

İthalat Vergisi

24.7

22.6

26,2

38,1

33,2

20,8

15,7

8,4

8,7

35,6

8,6

GSYİH

7.9

5.8

8,9

11,8

14,4

5,3

6,3

4,8

4,2

13,2

4,5

GSMH

7.9

5.9

9,9

13,9

15,7

5,7

6,6

5,3

3,4

14,9

4,3
  1   2   3   4   5   6


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə