Ecri irkçilik ve hoşGÖRÜSÜZLÜĞe karşi avrupa komisyonu irkçilik ve irksal ayrimclikla mücadelede ulusal yasalarla iLGİLİ genel tavsiye karari no 7




Yüklə 87.57 Kb.
tarix30.04.2016
ölçüsü87.57 Kb.
ECRI

IRKÇILIK VE HOŞGÖRÜSÜZLÜĞE KARŞI AVRUPA KOMİSYONU

IRKÇILIK VE IRKSAL AYRIMCLIKLA MÜCADELEDE ULUSAL YASALARLA İLGİLİ GENEL TAVSİYE KARARI No 7

13 ARALIK 2002’de kabul edilmiştir.

---
Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu:
8-9 Ekim 1993’te Viyana’da düzenlenen ilk zirvede Avrupa Konseyi üye ülke hükümetleri ve devlet başkanları tarafından kabul edilen Anlaşma’yı hatırlatarak,
Anlaşmanın bir parçası olarak hazırlanan ırkçılıkla, yabancı düşmanlığıyla, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle mücadele konusundaki Eylem Planının bir gereği olarak Bakanlar Kurulu’na, başka şeylerin yanı sıra, üye ülkelere yönelik genel tavsiye kararları oluşturacak olan Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu’nun kurulması çağrısı yaptığını hatırlatarak,
10-11 Ekim 1997’de Avrupa Konseyi üye ülkelerinin hükümet ve devlet başkanlarının Strazburg’da düzenlenen ikinci zirvesinde kabul edilen Son Anlaşma’yı ve Eylem Planı’nı hatırlatarak,
Tüm insanların özgür doğduğu, eşit hak ve onura sahip olduklarını ifade eden İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 1’i hatırlatarak;
Irk Ayrımının Her Türünün Engellenmesi Uluslararası Anlaşmasını göz önünde tutarak,
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün ayrımcılıkla (istihdam ve işgücü) ile ilgili 111 No’lu Anlaşmasını göz önünde tutarak,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 14’ü göz ününde tutarak,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ayrımcılığı yasaklayan genel bir ifade içeren Protokol No 12’yi göz önünde tutarak,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihat kararlarını göz önünde tutarak,


Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nı değerlendirerek,
Kişiler arasında ırka veya etnik kökene referans verilmeksizin eşit muamele kuralını getiren Avrupa Birliği Konseyi Direktif 2000/43/EC ve istihdam ve işgücü alanında eşit muamele konusunda genel bir çerçeve oluşturan Avrupa Birliği Konseyi Direktif 2000/78/EC’yi değerlendirerek,
Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Anlaşmasını hatırlatarak,
Irkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle mücadele ile ilgili ECRI Genel tavsiye kararı No 1’i ve ulusal düzeyde ırkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle mücadelede uzmanlaşan yapılarla ilgili ECRI Genel tavsiye kararı NO 2’yi hatırlatarak,
ECRI’nin, hazırladığı ülke raporlarında, üye ülkeleri düzenli olarak ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile mücadele etmek için etkili yasal önlemler almaya davet ettiğini vurgulayarak;
Avrupa Konseyi üye ülkeleri hükümetlerinin 13 Ekim 2000’de düzenlenen Irkçılığa Karşı Avrupa Konferansı’nın final oturumunda kabul ettiği Politik Deklarasyon’da ifade ettikleri şekilde, üye ülkelerin kamusal hayatın her alanında, gerekli olduğu her durumda açıkça ve belirli şekilde ırkçılığı engelleyecek ve ırk ayrımını yasaklayacak ulusal yasaları ve idari önlemleri kabul edeceklerini hatırlatarak,
31 Ağustos- 8 Eylül 2001 tarihlerinde Durban, Güney Afrika’da düzenlenen Irkçılık, Yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve ilişkili hoşgörüsüzlüğe karşı dünya konferansında kabul edilen Deklarasyon ve Eylem Planı’nı hatırlatarak;
Yasaların tek başına ırkçılık ve ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmaya yetmeyeceğinin, ancak yasaların ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede zorunlu olduğuna ikna olarak,
Irkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede uygun yasal ölçütlerin etkili bir şekilde caydırıcı olması hem de mümkün olan ölçüde kurban açısından tatmin edici olarak algılanmasının hayati önemi olduğunu vurgulayarak,
Irkçılığa ve ırk ayrımına karşı Devletin eylemlerinin, ırkçılığı ve ırk ayrımını meşrulaştıracak herhangi bir girişimin hukukla yönetilen bir toplumda hoş görülmeyeceği yönünde kuvvetli bir mesaj ileterek toplum için aynı zamanda eğitimsel bir işlev gördüğüne ikna olarak,
Uluslararası düzeyde ve Avrupa düzeyinde gerçekleştirilen çabaların yanı sıra, üye ülkelere ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelelerinde yardımcı olmak üzere, ulusal yasamaya dahil edilmesi gereken ana öğeleri kısa ve öz şekilde düzenleme imkanı yaratarak;
Üye ülke hükümetlerine şunları tavsiye etmektedir:

  • Eğer hâlihazırda tamamlanmamış veya hazırlanmamış ise, ırkçılığa ve ırk ayrımcılığına karşı düzenlemeleri yapmak,

  • Söz konusu düzenlemelerde aşağıda sıralanmış anahtar bileşenlerin kapsandığından emin olmak.

Irkçılığa ve Irk Ayrımcılığına Karşı Ulusal Düzenlemelerin Anahtar Bileşenleri

  1. Tanımlar

    1. “Irkçılık”; ırk, renk, dil, din, milliyet, milli veya etnik köken gibi bir temelin, bir kişi ya da bir gruba yönelik hor görmeyi meşrulaştırdığı veya bir kişiye ya da gruba üstünlük sağladığı inancı anlamına gelmelidir.

    2. “Doğrudan ırk ayrımcılığı”; ırk, renk, dil, din, milliyet, milli ya da etnik köken gibi bir temelde, nesnel ve mantıklı bir biçimde haklılaştırılamayan her türlü farklı muamele anlamına gelmelidir. Farklı muamelenin nesnel ve mantıklı olarak meşru olmaması; söz konusu muamelenin meşru bir amacının olmaması veya kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilmek istenen amaç arasında ölçülülük anlamında mantıklı bir ilişki olmaması durumudur.

    3. “Dolaylı ırk ayrımı” şart, kriter veya pratik gibi açık bir nötr faktörün, nesnel ve mantıklı bir haklılığı olmaksızın, ırk, renk, dil, din, milliyet, milli veya etnik köken temelinde belirlenen bir gruba ait kişilere uygun olmaması veya söz konusu kişilere dezavantaj yaratması anlamına gelir. Söz konusu şart, kriter veya pratik gibi açık bir nötr faktörün nesnel ve mantıklı haklılığının bulunması; meşru bir amacı olması ve kullanılan araçlarla gerçekleştirilmek istenen amacın ölçülülük bağlamında mantıklı bir ilişkisi olduğu anlamına gelir.




  1. Anayasa Hukuku

  1. Anayasa, eşitlik ilkesi bağlamında, bireylerin ırk, renk, dil, din, milliyet, milli veya etnik köken temelinde bir ayrımcılığa maruz kalmama hakları kadar eşitliği sağlama sözünü kutsallaştırmalıdır. Anayasa, eşitlik ilkesine kanuni olarak istisnalar getirebilir, ancak bu istisnaların ayrımcılık oluşturmamaları gerekir.

  2. Anayasa, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasının ırkçılıkla mücadele açısından kısıtlanmasını sağlayabilir. Bu tür kısıtlamaların Avrupa İnsan Hakları Anlaşması ile uyum içinde olması gerekir.




  1. Medeni ve İdari Yasa

  1. Yasa doğrudan ve dolaylı ırk ayrımcılığını açıkça tanımlamalı ve yasaklamalıdır.

  2. Yasa, ırk ayrımcılığının yasaklanmasının, Paragraf 1 b)’de sıralanan temellerde (bundan böyle ‘sıralanan temeller’ olarak anılacaktır) belirlenen kişilere yönelik olarak, yaşadıkları dezavantajları engellemek ya da telafi etmek amacı ile tasarlanan geçici özel önlemlerin alınmasını veya sürdürülmesini engellememesini sağlamalıdır. Bu önlemlerin, tasarlanan amaçlar gerçekleştikten sonra sürdürülmemeleri gerekir.

  3. Yasanın, diğer şeylerin yanı sıra, toplumsal ayrım, kuruma göre ayrım, ayrımcılık amacına yönelik ifade, bir başkasına ayrımcılık yapmaya kışkırtma, bir başkasına ayrımcılık konusunda yardım etme gibi fiilleri de ayrımcılığın şekilleri olarak değerlendirmelidir.

  4. Yasa, ayrımcılığın yasaklanması kuralının bütün gerçek ve tüzel kişiler kadar tüm kamu otoriteleri için; hem kamu hem özel sektörlerde her alanda, özellikle de şu alanlarda: İstihdam, profesyonel örgütlere üyelik, eğitim, öğretim, iskan, sağlık, sosyal güvenlik, kamu alanlarında ve kamusal mülk ve hizmetlerinde, ekonomik aktivitelerin gerçekleştirilmesinde ve kamu hizmetlerinde geçerli olmasını sağlamalıdır.

  5. Yasa, kamu otoriterlerini, hizmetlerini gerçekleştirirken her türlü ayrımcılığı önleme ve eşitliği geliştirme yükümlülüğü altına sokmalıdır.

  6. Yasa, kamu otoritelerini, birlikte çalıştıkları, hibe, destek veya başka türlü yarar sağladıkları kurumların ayrımcılılık karşıtı bir politika izlediğinden ve geliştirdiğinden emin olma yükümlülüğü altına sokmalıdır. Özellikle, kamu otoritelerinin birlikte çalışma imkânını, hibe, destek ve diğer türden yararları ikinci tarafların ayrımcılık karşıtı bir politika izlemesi karşılığında sağlamasını düzenlemelidir. Yasa, bu kuralın ihlal edilmesinin, birlikte çalışma sözleşmesini, hibeyi, desteği ya da diğer türlü yararı ortadan kaldırmasını sağlamalıdır.

  7. Yasa, yasal ve idari düzenlemelerin, her tür ayrımcılık kurbanı tarafından kolaylıkla ulaşılabilir olduğunu garanti altına almalıdır. Acil durumlarda ayrımcılık kurbanları için geçici karar sağlayacak hızlı prosedürler sağlanmalıdır.

  8. Yasa, eğer bir kişi ayrımcı bir davranışa uğradığını iddia ederse, bir mahkeme ya da eşdeğer kamu otoritesinin doğrudan veya dolaylı bir ayrımcılık olup olmadığını belirlemesinden önce, ayrımcılığın gerçekleşmediğini ispat etmenin davalının yükümlüğü olduğunu düzenlemesi gerekir.

  9. Yasa, ayrımcılık davaları için etkili, ölçülü ve caydırıcı müeyyideler sağlamalıdır. Bu müeyyideler, kurbanların hem maddi hem manevi zararlarına yönelik tazminatın ödenmesini içermelidir.

  10. Yasa, ulusal ve yerel düzeyde, her türlü yasanın, düzenlemenin ve idari hükmün ayrımcılığın yasaklanması ilkesi ile uyum içinde olduğunu sürekli bir şekilde kontrol etmeye uygun yasal araçları sağlamalıdır. Ayrımcılığın yasaklanması ilkesi ile uyumsuz olan yasalar, düzenlemeler ve hükümler ilga edilmeli ya da geçersiz sayılmalıdır.

  11. Yasa, bireysel ya da kolektif kontratlarda, kurumların iç düzenlemelerinde, kar amacı güden ya da kar amacı gütmeyen organizasyonları düzenleyen kurallarda, ve serbest çalışmalarda ve işçi ve işveren örgütlerindeki işlemleri düzenleyen kurallarda ayrımcılık içeren düzenlemelerin iptalini istemeli veya hükümsüz ilan etmelidir.

  12. Yasa, sıralanan temeller ile ilgili olarak tacizin yasaklanmasını sağlamalıdır.

  13. Yasa, ırkçılığı destekleyen organizasyonların kamusal finansmanının engellenmesi için yükümlülük getirmelidir. Siyasi partilerin de kamu finansmanına dahil olduğu sistemlerde, bu tür bir yükümlülük ırkçılığı destekleyen siyasi partinin kamu finansmanından çıkarılması konusunda söz konusu olmalıdır.

  14. Yasa, ırkçılığı destekleyen organizasyonların feshedilmesi imkânını sağlamalıdır.

  1. Ceza Yasası

  1. Yasa, aşağıdaki eylemleri, bir kişi veya bir grup kişiye karşı ırk, renk, dil din, milliyet, milli ya da etnik kimlik gibi temeller üzerinden amaçlı olarak gerçekleştirildiklerinde yasaklamalıdır:

a. Ayrımcılık, nefret ya da şiddete yönelik kamusal kışkırtma

b. Kamusal hakaret, aşağılama

c. Tehditler.

d. Bir grup insanı ırkçı bir amaçla; ırk, renk, dil, din, milliyet, milli veya etnik köken gibi temellerden dolayı aşağılayan, kötüleyen veya üstün sayan bir ideolojinin kamusal ifadesi;

e. İnsanlığa karşı suçları, savaş suçlarını ya da soykırımı ırkçı bir amaçla kamusal olarak reddetmek, haklılaştırmak, önemsizleştirmek ya da affetmek;

f. Paragraf 18 a), b), c), d) ve e)’de anılan içerikteki yazılı, görsel ya da diğer türlü materyalin ırkçı bir amaçla kamusal olarak dağıtılması, yaygınlaştırılması veya dağıtılmak ve yaygınlaştırılmak amacı ile depolanması;

g. Irkçılığı destekleyen bir gurubun kurulması ya da liderliği, bu tür bir grubun desteklenmesi, Paragraf 18 a), b), c), d) ve e)’de sayılan suçlara iştirak amacı ile söz konusu grubun aktivitelerine katılmak;

h. Bir kişinin kamusal işlerinde ırk ayrımcılığı yapmak




  1. Yasa soykırımı cezalandırmalıdır.

  2. Yasa, Paragraf 18 ve 19’da sayılan suçların işlenmesi konusunda, amaçlı olarak tahrik etmenin, yardımın, teşvik etmenin veya bu türden bir girişimin cezalandırılabilir olmasını sağlamalıdır.

  3. Yasa, Paragraf 18 ve 19’da belirtilmeyen bütün suçlar için ırkçılık motivasyonunu ağırlaştırıcı koşul saymalıdır.

  4. Yasa, Paragraf 18, 19, 20, 21’de sayılan fiiller için tüzel kişileri ceza yasası açısından sorumlu tutmalıdır.

  5. Yasa, Paragraf 18, 19, 20, 21’de sayılan suçlar için etkili, ölçülü, ve caydırıcı yaptırımlar sağlamalıdır. Yasa aynı zamanda tali ve alternatif yaptırımlar da sağlamalıdır.

  1. Genel şartlar

  1. Yasa, ulusal düzeyde ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile mücadele etmek için bağımsız ve uzmanlaşmış bir kurumun oluşturulması sağlamalıdır (bundan sonra Ulusal Kurum olarak anılacaktır). Yasa, bu kurumun yetkileri dahilinde: Kurbanlara yardım, soruşturma gücü, mahkeme süreçlerine katılım ve takip hakkı, yasamayı izleme, yasama ve yürütme organlarına tavsiyelerde bulunma, toplumda ırkçılık ve ırk ayrımcılığı hakkında bilinç yükseltme ve eşit muameleyi garanti altına almak için politika ve pratiklerin geliştirilmesi öğelerini içermelidir.

  2. Yasa, derneklerin, sendikaların ve ulusal yasa ile belirlenen kriterlere göre ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadele ile meşru hakkı bulunan diğer yasal birliklerin, belirli bir kurbana referans olmasa dahi, hukuk davalarını gündeme getirme, idari davalarda müdahil olma, suç duyurusunda bulunma hakkı olmasını sağlamalıdır. Eğer belirli bir kurban söz konusu ise, kurbanın rızasının alınması gereklidir.

  3. Yasa, mahkemeden önce davacı veya başvurucu olmak isteyen ve bunu yapacak imkânı olmayan kurbanlar için ücretsiz yasal yardım ve mahkemece atanmış avukat imkânı sağlamalıdır. Eğer gerekli ise, ücretsiz olarak çevirmen sağlanmalıdır.

  4. Yasa, ırkçılık veya ırk ayrımcılığı ile ilgili suçların kurbanı olduğunu iddia eden kişileri, bu suçları rapor eden veya bunlara ilişkin kanıt sağlayan kişileri herhangi türden misilleme hareketlerine karşı korumalıdır.

  5. Yasa, cezaevi personeli, ordu üyeleri, gümrük görevlileri veya polis üyeleri tarafından işlenen ayrımcılık suçlarını araştırmak için bir veya birden fazla kurumun araştırma ile görevlendirilmesini sağlamalıdır.



Irkçılıkla ve Irk Ayrımcılığı ile Mücadelede Ulusal Yasama Üzerine ECRI Tavsiye Kararları No 7 Üzerine Açıklayıcı Maddeler
Giriş

1. Bu genel tavsiye kararları (bundan sonra tavsiye kararları olarak anılacaktır) ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede ulusal yasamanın temel öğelerini ortaya koymaktadır. Her ne kadar ECRI yasal yolların bu amaca ulaşmak için tek başına yeterli olmadığının farkında olsa da, ırkçılığa ve ırk ayrımcılığına karşı ulusal yasama bu fenomenle etkili bir şekilde savaşmak için gereklidir.

2. Ülkeler bazındaki yaklaşımı çerçevesinde ECRI Avrupa Konseyi üye ülkelerine düzenli olarak ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede etkili yasal önlemlerin alınmasını tavsiye etmektedir. Tavsiye kararları, bu ölçütlere genel bir bakış sağlamayı ve ECRI’nin ülke raporlarında bu bağlamda formüle edilen tavsiyeleri netleştirerek tamamlamayı amaçlamıştır. Tavsiye kararları aynı zamanda, başlangıçta anılan uluslar arası ölçütlerde saptanan genel prensipleri yansıtmayı amaçlamaktadır.

3. ECRI, ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelenin hukukun her alanındaki düzenlemelerle, örneğin medeni hukuk, ceza hukuku, idare hukuku vb. yapılması gerektiğine inanmaktadır. Sadece bu tür bir birleştirilmiş yaklaşım, üye ülkelerin bu tür problemleri mümkün olduğu kadar kurbanların bakış açısına sahip olarak etkili, ayrıntılı ve tatmin edici şekilde ele almasını sağlayacaktır. Irkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede, medeni ve idari hukuk genellikle, kurbanların yasal işlemlere başvurabileceği esnek yasal yollar sağlamaktadır. Ceza yasası, ırkçılık ve ırk ayrımcılığının ciddiyeti konusunda toplumdaki bilinci yükselten sembolik bir etkisi vardır ve etkili şekilde uygulandığında kuvvetli bir caydırıcı etkisi vardır. ECRI hukukun farklı dalları tarafından sağlanan olanakların tamamlayıcı olduğunu ortaya koymaktadır. ECRI, Avrupa Konseyi üye ülkelerine, ırk ayrımcılığı ile mücadelede, anayasa hukuku, medeni hukuk ve idare hukuku içinde düzenlemeler yapmalarını, gerektiğinde bunlara ek olarak ceza hukuku düzenlemeleri de yapmalarını tavsiye eder.

4. Ulusal düzeyde ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadele için gerekli olan yasal ölçütler üye ülkeler tarafından ulusal yasama içinde yer verilmesi gereken temel öğeler olarak sunulmuştur. ECRI; sunduğu yasal ölçütlerin farklı yasal sistemlerle uyumlu olduğunu vurgular. Dahası, ECRI tarafından ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede etkili yasal düzenlemeler için temel öğeler olarak belirlenen ölçütlerin her bir ülkenin özel koşullarına uygulanabilmesi söz konusudur. Bunlar, tek bir özel düzenleme olarak gerçekleştirilebileceği gibi ulusal yasamanın farklı hukuk dallarında (medeni hukuk, idare ve ceza hukuku) da düzenlenebilir. Bu temel öğeler, aynı zamanda ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile mücadeleyi aşan daha geniş bir yasal çerçeve için de kullanılabilir. Örneğin ülkeler ayrımcılığa karşı bir ölçüt kabul ettiklerinde, ırk ayrımcılığının yanı sıra, cinsiyete, cinsel yönelime, engellilik durumuna, politik veya diğer türden görüşlere, toplumsal kökene, mülkiyete, doğum ya da diğer statülere göre ayrımcılığı da yasaklayabilir. Son olarak üye ülkeler, bu Tavsiye kararlarında yer almasına gerek olmayan genel kuralları uygulayabilirler. Bu ise şu durumları ifade edebilir, örneğin; medeni hukuk içinde çoklu sorumluluk, temsil sorumluluğu ve zarar derecelerinin kurulması; ceza hukuku içinde sorumluluk koşulları, cezalandırma yapısı, prosedürle ilgili sorunlar, mahkemelerin organizasyonu gibi konular.

5. Her türlü olayda, bu temel öğeler minimum standartları ifade etmektedir, bu üye ülkeler tarafından kabul edilen veya kabul edilecek daha geniş koruma getiren yasal düzenlemelerle uyumlu olacakları ve üye bir ülke tarafından halihazırda gerçekleştirilmiş olan ırkçılığa ve ırk ayrımcılığına karşı koruma ölçütlerinde hiçbir koşulda bir daralma yaratmayacağı anlamına gelir.



I. Tanımlar

Tavsiye kararları Paragraf 1

6. Tavsiye kararlarında kullanılan “ırkçılık” terimi, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlüğü içerecek biçimde geniş anlamı ile anlaşılmalıdır. Irkçılık, doğrudan ve dolaylı ırk ayrımcılığı tanımlarının temelleri hakkında (Tavsiye kararları Paragraf 1), ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile mücadelede genellikle yasal ölçütler tarafından kapsanan ırk, renk, etnik veya milli köken ayrımcılıklarının yanı sıra, tavsiye kararları dil, din ve milliyeti de kapsamaktadır. Irkçılık ve ırk ayrımcılığı ile ilgili olarak bu temellerin de kapsanması, ECRI’nin ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle mücadelede ECRI’nin Tavsiye kararlarına dayanmaktadır. ECRI’ye göre, zaman içinde değişen bu kavramlar, günümüz için, belirli bir kişi ya da kişileri, ırk, renk, dil, din etnik veya milli köken temelinde hedef alan ifadeleri karşılamaktadır. Sonuç olarak, Tavsiye kararlarında kullanılan “ırkçılık” ve “ırk ayrımcılığı” kavramları ECRI kararlarında yer alan bütün fenomeni içermektedir. Milli köken bazen milliyeti içerecek şekilde yorumlanmaktadır. Ancak bu kavramın kesin olarak kapsanmasını garanti altına almak için, söz konusu temellerde milli kökenin yanı sıra milliyet de sayılmaktadır. Irkçılık ve doğrudan ve dolaylı ırk ayrımcılığı ile mücadelede “…gibi temellerde” ifadesi, açık uçlu bir temeller listesi oluşturarak, toplum tarafından geliştirilmesine olanak vermektedir. Ancak, ceza yasasında bu hukuk dalının özelliği olan öngörülebilirlik ilkesi itibarı ile ayrıntılı bir temeller listesi hazırlanabilir.

7. Yasada yer verilmesi gereken ırk ayrımcılığı tanımının dışında (Tavsiye kararları Paragraf 1 b) ve c)’de tanımlanmıştır) üye devletler Tavsiye kararlarının amacına uygun olarak verilen ırkçılık tanımına yasa içinde yer vermeyebilirler. Eğer bu uygulamayı benimserlerse, ceza yasası alanında, hukukun bu dalında geçerli olan temel prensiplere referansla Paragraf 1a)’da düzenlenen tanımdan daha kesin bir tanıma yer vermelidirler. Irkçılığın gerçekleşmesi için, sıralanan bir veya daha fazla temelin üstünlük nosyonu veya hor görme için bir faktör oluşturması veya belirleyici faktör olması gerekmemektedir, üstünlük nosyonu veya hor görmeye götüren faktörlerin yanı sıra bu temellerin söz konusu olması yeterlidir.

8. Tavsiye kararları Paragraf 1 b) ve c)’ de yer alan dolaylı ve doğrudan ırk ayrımcılığı tanımları, Avrupa Birliği Konseyi’nin etnik veya milli kökene göre farklılaşmaksızın eşit muameleyi temel alan Direktif 2000/78/CE kararından ve Avrupa Birliği Konseyi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihat kararları kadar işgücü ve istihdam alanında eşit muamele genel çerçevesinden esinlenerek düzenlenmiştir. Söz konusu içtihat hukukuna göre, nesnel ve mantıklı haklılaştırması olmaksızın farklı muamele ayrımcılıktır. Bu prensip, ırk ayrımcılığı tanımında sıralanan temellerin hangisinde olursa olsun farklı muamele durumunda geçerlidir. Ancak, çok sınırlı sayıda durumda, ırk, renk ve etnik köken temelinde farklı muamele nesnel ve mantıklı bir haklılığa sahip olabilir. Örneğin, istihdamda, renk, belirli bir mesleki aktivitenin doğasından veya mesleki aktivitenin yapıldığı bağlamdan kaynaklanan bir biçimde gerçek ve belirleyici bir mesleki gereklilik oluşturuyorsa; bu temelde farklı muamelenin nesnel ve mantıklı bir haklılığı söz konusu olabilir. Genel olarak, nesnel ve mantıklı haklılık nosyonu, farklı muamelenin sayılan temellerle dayanması durumunda mümkün olduğu kadar dar anlamda yorumlanmalıdır.


II. Anayasa Hukuku

9. Tavsiye kararlarında yer alan “ anayasa” terimi temel yasaları, yazılı ve yazılı olmayan temel kuralları içerecek biçimde geniş anlamda alınmalıdır. Tavsiye kararları Paragraf 2 ve 3’te, anayasada yer alması gereken temel prensipleri saymaktadır, bu prensipler yasalarda ve düzenlemelerde uygulanmalıdır.



Tavsiye kararları Paragraf 2

10. Paragraf 2’de Tavsiye kararları, ayrımcılık oluşturmaması şartı ile eşit muameleye yasal istisnalar yaratılmasına imkan vermiştir. Bu şartın karşılanması için, Tavsiye kararları Paragraf 1 b) ve c)’de düzenlenen ayrımcılık tanımlarına uygun olarak istisnaların nesnel ve mantıklı bir haklılaştırması olması gerekmektedir. Bu prensip milliyet temelinde farklı muameleyi içerecek biçimde bütün istisnalar için geçerlidir.



Tavsiye kararları Paragraf 3

11. tavsiye kararları Paragraf 3’e göre, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik faaliyetler ırkçılıkla mücadele bağlamında kısıtlanabilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Paragraf 10(1) ve 11(2)’de bu özgürlüklerin kısıtlanması haklılaştıracak durumlar sayılmıştır. Bu amaçlar arasında ırkçılıkla mücadele yer almıyorsa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihat hukukunda yer verilmiştir. Sözleşmenin yukarıdaki maddeleri ile uygun olarak bu kısıtlamalar demokratik toplum gereklerine uygun olarak yasa ile yapılmalıdır.


III. Medeni ve idari hukuk

Tavsiye kararları no 4

12. tavsiye kararları Paragraf 4 doğrudan ve dolaylı ayrımcılığın yasa tarafından açıkça tanımlanmasını ve yasaklanmasını öngörür. Tavsiye kararları Paragraf 1 b) ve c) doğrudan ve dolaylı ayrımcılığın tanımlarını içermektedir. “Farklı muamele” ifadesinin anlamı geniştir; her türlü dışlamayı, kısıtlamayı, tercihi, ihmali; geçmiş zamanda, söz konusu günde veya potansiyel olması durumunu içerir. “Temel” ifadesi, gerçek veya varsayılan temelleri içermektedir. Örneğin eğer bir kişi, kendisinin Müslüman olduğu varsayımına dayanılarak farklı muameleye uğradıysa, gerçek bu olmasa bile, bu farklı muamele din temelinde ayrımcılık oluşturacaktır.

13. ayrımcı fiiller nadiren sadece bir veya birden fazla temelde yapılır, genellikle bu temellerle diğer faktörlerin birleşimine dayanmaktadır. Ayrımcılığın ortaya çıkması için, sayılan temellerden birinin farklı muameleye götüren bir faktöre yön vermesi yeterlidir. Bu nedenle “ muamelenin farklılığı yalnızca şu temellere dayanır...” gibi sınırlayıcı ifadeler kullanmaktan kaçınılması gerekmektedir.
Tavsiye kararları Paragraf 5

14. Tavsiye kararları Paragraf 5’te, sıralanan temellerde hedef olan kişilerin dezavantajlarını gidermek, bu dezavantajları engellemek veya hayatın tüm alanlarına katılımlarını kolaylaştırmak için geçici özel önlemler alınmasına olanak tanımaktadır. Sıralanan temellerde söz konusu olan dezavantajları engellemek ya da gidermek için alınabilecek özel önlemler şöyledir: Bir şirketin yönetim kademesinde hiç siyah çalışan olmamasına rağmen işçileri arasında birçok siyah çalışan bulunabilir. Bu durumda, siyah çalışanlar için yükselme konulu bir eğitim programı düzenlenebilir. Sıralanan temellerden etkilenen kişilerin hayatın her alanına katılımlarına kolaylaştırmak için alınacak özel önlemler şu şekilde olabilir: Polis kuvvetleri içinde az temsil edilen bir etnik grubun başvurularını cesaretlendirmek amacı ile söz konusu gruba yönelik bir istihdam kampanyası düzenleyebilir.



Tavsiye kararları Paragraf 6

15. Tavsiye kararları Paragraf 6’da belirli hareketlerin yasa tarafından ayrımcılık türü olarak değerlendirilmelerini özel olarak belirtir. Teorik olarak genel yasal prensiplerin uygulanması ve ayrımcılığın tanımlanması bu hareketleri kendiliğinden kapsayacaktır. Ancak, pratik, bu hareketlerin görmezden gelindiğini ya da yasal uygulamanın kapsamında değerlendirilmediğini göstermektedir. Bu etkililik nedenlerinden dolayı yasanın bu hareketlerin ayrımcılık türleri olduğunu açıkça belirtmesi uygun olacaktır.


16. Aşağıdaki noktalar, Tavsiye kararlarının özel olarak ayrımcılık şekilleri olarak belirlediği hareketler hakkında kısa açıklamalardır:

  • Ayırma davranışı (segregation), (gerçek ya da tüzel) bir kişi tarafından diğer kişilerin sıralanan temellerde nesnel veya mantıklı bir temel olmaksızın, ayrımcılık tanımı ile uyum içinde ayrılmasıdır. Bunun sonucunda, bir kişinin kendi isteği ile sıralanan temellerle ilgili olarak başkalarından ayırması, ayırma davranışı (segregation) anlamına gelmez.

  • Kurumsal ayrımcılık, bir kişinin kurumu ya da bağlantıları üzerinden sayılan temeller üzerinde ayrımcılığa uğramasıdır. Örneğin, bir kişi, belirli bir etnik gruba mensup bir kimse ile evli olduğu için bir iş konusunda reddediliyorsa durum budur.

  • Belirli bir kurban söz konusu olmasa bile ayrımcılık yapılacağına ilişkin ifadelerin kullanılması ayrımcılık olarak değerlendirilir. Örneğin, bir iş ilanında, söz konusu ilana Roman/Çingene’lerin başvurularının düzenleme kapsamında düşürüleceği ifadesi, ilana hiçbir Roman/Çingene başvurmamış olsa bile ayrımcılıktır.

Tavsiye kararları Paragraf 7

17. Tavsiye kararları Paragraf 7’ye göre ayrımcılığın yasaklanması her alana uygulanmalıdır. İstihdamla ilgili olarak, ayrımcılığın engellenmesi, istihdama giriş, istihdam süreci, çalışma koşulları kadar serbest çalışma, yükselme, istihkak ve işten çıkarma alanında geçerli olmalıdır.

18. Mesleki örgütlerin üyeliği ile ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması şu konuları kapsamalıdır: İşçi veya işveren örgütlerine üyelik, veya belirli bir mesleği temsil eden birliğin üyeleri, bu tür örgütlere dahil olmak ve bu tür örgütler tarafından sağlanan avantajlara sahip olmak.

19. Eğitimle ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması şu konuları kapsamalıdır: Hem özel hem de kamu alanında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve yüksek öğrenim. Dahası, eğitime ulaşma hakkı çocukların veya ebeveynlerinin göçmenlik durumuna bağlı olmamalıdır.

20. Eğitim- öğretimle ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması şu konuları kapsamalıdır: Kurum içi ve sürekli mesleki eğitimler, her türden ve her düzeyde mesleki eğitimler, ileri mesleki eğitimler ve pratik iş deneyimini içerecek biçimde yeniden eğitimler.

21. İskânla ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması şu konuları kapsamalıdır: Konutlara ulaşım, iskân koşulları ve kira kontratlarının sonlandırılması.

22. Sağlıkla ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması şu konuları kapsamaktadır: Bakım ve tedaviye ulaşma, hastaların bakımı ve tedavinin dağıtımı.

23. Sosyal güvenlik ile ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması sosyal güvenliği, sosyal yararları, sosyal yardımı (konut yardımları, gençlik yardımları…) ve bu sosyal yardımlardan faydalanan kişilere nasıl davranıldığı.

24. Kamu hizmetleri ve kamu alanları ile ilgili olarak ayrımcılığın yasaklanması örneğin bir mağazadan bir mal alırken, kredi için bir bankaya başvururken, bir diskotek, kafe ya da restorana girişte söz konusu olabilir. Ayrımcılığın yasaklanması sadece mal ya da hizmeti sağlayanları değil, bu mal ve hizmetleri diğerlerinden alanları da kapsamalıdır. Bu ise, bir şirketin, kendisine mal veya hizmet sağlayacak kişileri, sıralanan temellerde seçmesi durumunda söz konusu olabilir.

25. Ekonomik faaliyetle alanı rekabet yasası tarafından kapsanmaktadır, şirketler arası ilişkiler ve şirketlerin devletle olan ilişkileri söz konusudur.

26. Kamu hizmeti alanı polisin, hukuk uygulayıcıların, gümrük kontrol görevlilerinin, ordu üyelerinin ve cezaevi personelinin aktivitelerini kapsamaktadır.

Tavsiye kararları Paragraf 8

27. Tavsiye kararları Paragraf 8, devlete eşitliği yükseltmek ve faaliyetlerini yerine getirirken ayrımcılığı engellemek yükümlülüğünü getirir. Bu kurumlar üzerindeki yükümlülük yasada mümkün olduğu kadar açık bir şekilde belirtilmelidir. Bu amaca ulaşmak için, kamu otoriteleri Tavsiye kararları Paragraf 24’te anılan “ Ulusal Kurum” ile birlikte tasarlanan “eşitlik programları” yaratmak ve uygulamak yükümlülüğü altına sokulabilir. Yasa, Ulusal Kurum üzerinden, bu eşitlik programlarının düzenli olarak uygulanmasını, etkilerinin izlenmesini, etkili uygulama mekanizmaları yaratılmasını, bu programların yasal olarak güçlendirilmesini sağlamalıdır. Bir eşitlik programı ile ırk ayrımcılığı veya tacizle ilgili bağlantı olacak bir kişi seçilebilir, veya ayrımcılıkla ilgili kurum personelinin eğitim alması düzenlenebilir. Eşitliği yükseltmek ve ayrımcılığı engellemek yükümlülüğü itibarı ile, tavsiye kararları sadece kamu otoritelerine seslenmektedir, ancak özel sektörün de benzer bir sorumluluk altına alınması istenebilirdir.



Tavsiye kararları Paragraf 10

28. Tavsiye kararları Paragraf 10’a göre, ayrımcılık kurbanları için acil durumlarda hızlı prosedürler ve örnek olacak ara kararlar olmalıdır. Bu prosedürler, ciddi veya onarılamaz ayrımcı davranışların sonuçları söz konusu olduğunda önem kazanır. Bu örneğin, ayrımcılık nedeniyle evlerinden çıkarılma kurbanı olan kişilerin, mahkeme tarafından kesin bir karar verilene kadar, bu eylemi durdurmalarına olanak verecek bir ara karar alabilmeleri durumunu ifade eder.



Tavsiye kararları Paragraf 11

29. Şikayetçilerin ayrımcılığa ilişkin gerekli delilleri sağlamalarının zorluğundan dolayı yasa ayrımcılığın kanıtlanmasını kolaylaştırmalıdır. Bu nedenle Paragraf 11’e göre yasa, kanıtlama yükümlülüğünü her iki tarafa vermelidir. Paylaşılmış kanıtlama yükümlülüğü, şikâyetçinin ayrımcılığa ilişkin varsayımına ilişkin kanıtlar getirmesini, diğer tarafın ise ayrımcılığın gerçekleşmediğine ilişkin kanıtlar getirmesi anlamına gelir. Böylece, doğrudan ırk ayrımcılığı söz konusu olduğunda, cevap verenin ayrımcılık için nesnel ve mantıklı bir haklılığa sahip olduğunu kanıtlanması gerekmektedir. Örneğin eğer bir havuza Roman/Çingene çocuklarının girmesi yasaklanmış ise, şikâyetçinin, havuza Roman/Çingene çocuklarının girmesinin yasak olduğunu ve diğer çocukların girmesinin serbest olduğunu kanıtlaması gerekir. Bu durumda muhatabın, örneğin havuza girmek için zorunlu olan yüzme bonelerine söz konusu çocukların sahip olmamaları gibi ayrımcılık için nesnel ve mantıklı bir haklılığa sahip olduğunu kanıtlaması gerekir. Bu kural dolaylı ırk ayrımcılığı durumlarında da uygulanabilir.

30. Gerekli bilgi ve kanıtları elde etme konusunda mahkemeler ellerindeki uygun yetkiyi kullanmalıdırlar. Bu yetkiler, bireysel şikâyetler konusunda karar verme yetkisi bulunan herhangi bir uzman kuruma da verilmelidir (Açıklayıcı Maddeler Paragraf 55’e bakınız).

Tavsiye kararları Paragraf 12

31. Tavsiye kararları Paragraf 12, yasanın ayrımcılık davaları için etkili, ölçülü ve caydırıcı cezalar sağlamasını gerektirir. Maddi ve manevi tazminatların dışında, cezalar, kaybolan hakkın telafisini de sağlamalıdır. Örneğin yasaya göre, bir şirkete veya bir konuta yeniden kabul edilme şeklinde bir uygulama, üçüncü tarafların haklarına saygı gösterilerek yapılmalıdır. Yasa, bir kişinin ayrımcılık nedeniyle istihdam edilmesi reddedildiğinde, koşullara göre, mahkemeye şirket sahibinin ayrımcılığa uğrayan kişiye istihdam önerisi götürmesini sağlayabilme olanağı vermelidir.

32. Özel bir okulda ayrımcılık söz konusu olduğunda yasa, söz konusu okulun akreditasyonunun düşürülmesini veya diplomalarının tanınmamasını sağlayabilmelidir. Kamuya açık bir yerde ayrımcılık söz konusu olduğunda yasanın söz konusu yer için lisans iptali ve kurumun kapatılmasını sağlaması gereklidir. Örneğin bir diskoteğin ayrımcılık yapması durumunda alkol satma lisansının iptal edilmesi söz konusu olmalıdır.

33. Tazminatın para dışındaki şekillerinde, örneğin mahkemenin tümünün ya da bir kısmının yayınlanması, ayrımcılık vakalarında adaletin sağlanması açısından önemli olabilir.

34. Yasa, ayrımcılık yapan tarafın özel ölçütler hakkında bir programa katılmasını sağlayabilmelidir. Bu bir kurumda uzun dönemli değişikliğin sağlanması için önemlidir. Örneğin ayrımcılık yapan kişi çalışanları için ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadele amacı olan belirli eğitim programları organize etmek yükümlülüğü altına sokulabilmelidir. Ulusal kurum bu tür programların geliştirilmesi ve izlenmesine katılmalıdır.

Tavsiye kararları Paragraf 15

35. Tavsiye kararları Paragraf 15’e göre yasa sayılan temellere dayanan tacizi yasaklamalıdır. Taciz, sayılan temellerde bir kişinin onurunu zedelemek, düşmanca, küçük görücü, aşağılayıcı veya saldırgan bir ortam yaratmak amacı ya da etkisi olan davranışlardır. Sayılan temellerle ilişkili tacize karşı koruma, mümkün olduğunda, sadece tacizin müsebbibini değil diğer insanları da etkilemelidir. Örneğin işverenin, sadece iş arkadaşları tarafından değil, müşteriler ve üçüncü taraflarca da (kaynak sağlayıcılar veya müşteriler) tacizden sorumlu tutulabilmesi olanaklı olmalıdır.



Tavsiye kararları Paragraf 16

36. Tavsiye kararları Paragraf 16, yasanın ırkçılığı destekleyen siyasi partilerin kamusal finansmandaki paylarının kesilmesini sağlama yükümlülüğü getirmektedir. Örneğin, bu tür partilere yönelik seçim kampanyalarının kamusal finansmanı engellenmelidir.



Tavsiye kararları Paragraf 17

37. Tavsiye kararları Paragraf 17, yasanın ırkçılığı yükselten örgütlerin dağıtılması olanağını sağlamasını gerektirir. Bütün durumlarda bu tür bir örgütün dağıtılması mahkeme karı ile olacaktır. Bu tür örgütlerin dağıtılması konusu Bölüm IV Ceza yasası (Açıklayıcı Maddeler içinde, Paragraf 43 ve 49’da) da ele alınmıştır.



IV Ceza Hukuku

Tavsiye kararları Paragraf 18

38. Tavsiye kararları Paragraf 18’de sıralanan belirli suçları kamusal alanda işlenmiş olmaları kuralı ile sınırlandırmıştır. Var olan pratik, belirli durumlarda ırkçı hareketlerin, kamusal doğa olarak değerlendirme yapılmadığı için cezadan kaçabildiğini göstermektedir. Bunun sonucu olarak üye devletler, suçun “ kamusal alanda” işlenmiş olması koşulunu karşılamanın zorlaştırılmamasını sağlamalıdırlar. Bu şekilde örneğin neo- Nazi örgütlerinde telaffuz edilen kelimelerle ilgili olarak ya da internet forumlarında sarf edilen sözlerle ilgili olarak ilgili koşul sağlanmış olacaktır.

39. Tavsiye kararları Paragraf 18’de sayılan suçlardan bazıları “kişileri gruplamak” davranışı ile ilgilidir. Günümüzdeki pratik, belirli bir kişi ya da bir grup kişiye yönelmediği sürece bu tür davranışları ırkçı davranışlar olarak kabul edilmediğini göstermektedir. Bunun sonucu olarak daha geniş gruplarda insanlara, örneğin yabancılara ya da sığınmacılara yönelik ifadeler bu düzenlemelerin dışında kalmaktadır. Bu nedenle Tavsiye kararları Paragraf 18 a), b), c) ve d) insan gruplarından değil, insanları gruplamaktan bahsetmektedir.

40. Paragraf 18’deki “hakaret” terimi iftirayı ve karalamayı içerecek biçimde geniş anlamı ile alınmalıdır.

41. Tavsiye kararları Paragraf 18, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara referans vermektedir. Soykırım suçu, Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması için Anlaşma Madde 2’deki ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (International Criminal Court) mevzuatı madde 6’daki tanımları ile anlaşılmalıdır. İnsanlığa karşı suçlar ve savaş suçları Uluslararası Ceza Mahkemesi mevzuatı Madde 7 ve 8’deki tanımları ile anlaşılmalıdır.

42. Tavsiye kararları Paragraf 18 f) ırkçı ifadeler taşıyan yazılı görsel ve diğer materyallerin üretilmesi, dağıtılması, ve yaygınlaştırılması ile ilgilidir. Bu nosyon bu materyallerin internet üzerinden yayılmasını da içermektedir. Bu materyaller albümler, kasetler, cd’ler gibi müzikal donatılar kadar bilgisayar ekipmanları (örneğin flopy diskler, yazılımlar) video kasetler, DVD’ler ve oyunları içerir.

43. Tavsiye kararları Paragraf 18 g) ırkçılığı destekleyen gruplarla ilgili belirli hareketlerin suç olarak değerlendirilmesini sağlar. Grup kavramı fiili grupları, örgütleri, birlikleri ve siyasi partileri kapsamaktadır. Tavsiye kararları ırkçılığı destekleyen grupların yaratılmasının yasaklanmasını gerektirir. Bu yasaklama, daha önce yasaklanan bir grubun sürdürülmesini ya da yeniden oluşturulmasını da içermektedir. Irkçılığı destekleyen grupların dağıtılması ile ilgili olarak düzenleme III Bölümde medeni ve idari yasa altında da yapılmıştır (Açıklayıcı maddeler Paragraf 37 ve 49’a bakınız). Dahası, “destekleme” nosyonu grubun finansal olarak desteklenmesi kadar, diğer materyallerin veya dokümanların sağlanmasını da içerir.

44. Tavsiye kararları Paragraf 18 h)’e göre yasa, birinin kamu görevi ya da işini gerçekleştirmesi sırasında ırk ayrımcılığını cezalandırmalıdır. Bu noktada tavsiye kararları Paragraf 1 b) ve c)’de ve 5’te içerilen tanımlar gözden geçirilmiştir. Bir kişinin kamusal görevi ya da işi sırasında ırk ayrımcılığına uğraması şu durumları içerir, kamuya yönelik bir hizmetten reddedilmesi örneğin bir hastanenin bir kişiye ayrımcı nedenlerle bakım sağlamayı reddetmesi, bir malın satışında ayrımcı nedenlerle satışın reddedilmesi, bir kafe, restoran veya diskoteğe girişin engellenmesi veya bir banka kredisinin verilmesinin engellenmesi.



Tavsiye kararları Paragraf 19

45. Tavsiye kararları Paragraf 19’a göre yasa soykırımı cezalandırmalıdır. Bunun için, soykırım, Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması için Uluslar arası Anlaşma Madde 2’de ve Uluslar arası Ceza mahkemesi mevzuatı madde 6’da olduğu şekli ile alınmalıdır: “ bir ulusal, etnik, ırksal ya da dini grubu, bütün halinde veya kısmi olarak yok etmek amacı ile şu davranışlarda bulunulması: grup üyelerini öldürmek, grup üyelerine ciddi fiziksel ya da zihinsel zararlar vermek, bir bütün ya da kısmi olarak fiziksel yok etme amacı hesaplanarak grubun yaşam koşullarını etkilemek, grup içinde doğumları zorla engellemek, gruba ait çocukları zorla başka gruplara transfer etmek”. Tavsiye kararları zorunlu olarak ırkçı bir doğası olması gerekmediği için insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına değil, sadece soykırıma referans vermiştir. Ancak, bu tür bir doğaları varsa, Tavsiye kararları Paragraf 21’de yer alan ağırlaştırıcı koşullar uygulanmalıdır.

46. Tavsiye kararları Paragraf 20’ye göre, Paragraf 18 ve 19’da sayılan suçlara ilişkin kışkırtma, yardım, teşvik ve bunlara ilişkin girişimler cezalandırılmalıdır. Bu tavsiye sadece yardımın, teşvikin, kışkırtmanın ve bunlara ilişkin girişimlerin mümkün olduğu suçlara uygulanabilir.

Tavsiye kararları Paragraf 21

47. Tavsiye kararları Paragraf 21’e göre Paragraf 18 ve 19’da sayılanlar dışındaki bir suçun hazırlayıcısının ırkçı motivasyonu ağırlaştırıcı koşul teşkil etmektedir. Dahası yasa, basit suçları ırkçı motivasyon söz konusu ise spesifik suçlar olarak cezalandırmalıdır.



Tavsiye kararları Paragraf 22

48. Tavsiye kararları Paragraf 22’ye göre yasa tüzel kişilere suç isnat edilebileceğini düzenlemelidir. Bu sorumluluk tüzel kişi adına hareket eden biri tarafından bir suç gerçekleştirildiğinde, örneğin tüzel kişi adına faaliyet gösteren biri (yönetici veya başkan) veya temsilci, söz konusu olur. Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu gerçek kişilerin cezai sorumluluğunu dışlamaz. Kamu otoriteleri, tüzel kişilikler olarak cezai sorumluluk dışında tutulabilir.



Tavsiye kararları Paragraf 23

49. Tavsiye kararları Paragraf 23’e göre yasa tali veya alternatif cezalar sağlamalıdır. Bunlara örnek olarak kamu hizmeti, eğitim kurslarına katılım, belirli medeni veya siyasal haklardan yoksun bırakılma (seçme ve seçilme hakkı gibi belirli haklardan yoksun bırakılma) veya cezanın bir kısmının veya tümünün yayınlanması verilebilir. Tüzel kişilerle ilgili olarak olası cezalar şu şekilde sıralanabilir: Kamusal yardımın reddedilmesi ya da kesilmesi, ticari aktivitelerden yasaklanma, yasal izleme altına alınma, suçun gerçekleştirilmesinde kullanılan kurumun kapatılması, suçun gerçekleştirilmesi için kullanılan materyalin haczedilmesi, tüzel kişiliğe son verilmesi (bu son nokta için açıklayıcı maddeler no 37 ve 43’e bakınız).


V. Genel şartlar

Tavsiye kararları Paragraf 24

50. tavsiye kararları Paragraf 24’e göre yasa, ulusal düzeyde ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadele etmek için bağımsız uzman bir Ulusal Kurum oluşturulmasını sağlamalıdır. Bu tür bir kurumun mevzuatına, yapısına, işlevlerine ve icraat türlerine ilişkin düzenlemeler, ulusal düzeyde ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlükle mücadele için uzman kurumlar üzerine ECRI Genel Tavsiye kararları No 2’de yer almaktadır.

51. Bu kuruma atfedilen işlevler yasa ile tanımlanmalıdır. Tavsiye kararlarında belirli sayıda işlev sıralanmıştır. Kurbanlara yardım, mahkemelerden önceki süreçlerde temsili içerecek biçimde yasal rehberlik düzenlemesini içermektedir. Aynı zamanda şikâyetlerin barışçıl biçimde tartışılması konusunda yardımı da içermektedir.

52. Ulusal kurumun araştırma yetkilerini etkili şekilde kullanması için yasanın kurumu ulusal yasal düzenlemeler çerçevesinde uygun güçlerle donatması gereklidir. Bu yetkiler, bir araştırma çerçevesinde dokümanların veya diğer öğelerin araştırılması için üretilmelerini istemek, dokümanların veya diğer öğelerin kopyalar ya da özetler için haczedilmesini istemek ve kişilerin sorgulanmasını içermelidir. Ulusal kurum aynı zamanda davaları mahkemelerden önce ele almaya ve uzman olarak yasal süreçlere müdahale hakkı vardır.

53. Ulusal Kurum’un işlevleri arasında, ırkçılığa ve ırk ayrımcılığına karşı yasaları izlemek ve bunların eşitlik prensipleri ile uygunluğunu kontrol etmek olmalıdır. Bu bağlamda, Ulusal Kurum’un, yasama ve yürütme otoritelerine, ilgili yasamanın, düzenlemenin ve pratiğin geliştirilmesi yönünde tavsiyelerde bulunabilme yetkisi olmalıdır.

54. Eşit muameleyi garantileyecek pratikler ve ırkçılık ve ırk ayrımcılığı ile ilgili toplumda farkındalık yaratma konusu ile ilgili olarak Ulusal Kurum, sivil toplumla işbirliği içinde kampanyalar yürütebilir, temel grupları eğitebilir, pratik kurallar yaratabilir, ırkçılıkla ve ırk ayrımcılığı ile mücadele alanında çalışan örgütleri destekleyebilir ve cesaretlendirebilir.

55. Ulusal kurum bu işlevlere ek olarak başka sorumluluklar da alabilir. Dahası bir başka kurum yasa ile çizilen sınırlar içinde kanunen bağlayıcı şikâyetler hakkında hüküm vermeye yetkili kılınabilir.

Tavsiye kararları Paragraf 25

56. Tavsiye kararları Paragraf 25, meşru çıkarları temsil eden birlikler, sendikalar ve diğer tüzel kişilerin şikâyetleri dile getirmeye yetkili olabilmesine olanak tanır. Bu tür bir düzenleme, kurbanın misillemeden korkması söz konusu olduğunda önemlidir. Dahası, bu tür kurumların belirli bir kurbanın söz konusu olmadığı durumlarda ırk ayrımcılığını bildirebilmesi, belirsiz sayıda kurbanın olduğu veya kurbanı belirlemenin zor olduğu durumların tanımlanabilmesi için zorunludur.



Tavsiye kararları Paragraf 27

57. Tavsiye kararları Paragraf 27’ye göre yasa misillemeye karşı korunma sağlamalıdır. Bu koruma sadece süreci başlatan ya da şikâyeti getiren kişi için değil, aynı zamanda mahkeme sürecinde kanıt ve diğer türden bilgiler sağlayanlar için de geçerli olmalıdır. Bu koruma, ırkçılık ya da ırk ayrımcılığı kurbanları kadar gerekli kanıtları sağlayabilecek kişilerin de şikâyetlerini mahkemeye getirmeleri konusunda cesaretlendirilmelerini sağlaması açısında zorunludur. Etkili olması için misillemeye karşı korunma yönünde uygun ve açık cezalar düzenlenmelidir. Bunlar, misilleme hareketine yönelik ihtiyati tedbir kararı ve/veya bu davranışların kurbanlarının zararlarının tazmin edilmesi olabilir.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə