Tİyatro söZLÜĞÜ




Yüklə 205.86 Kb.
səhifə1/5
tarix27.04.2016
ölçüsü205.86 Kb.
  1   2   3   4   5
TİYATRO SÖZLÜĞÜ
Kaynak: http://www.sahnesanatlari.com/tiyatrosozlugu.asp

Acı Çekme Oyunu: Ortaçağda ortaya çıkmış, insanın yaradılışından “son yargı”ya kadar tüm dinsel öyküleri konu edinen dinsel yönlendirmeli oyun. 

Acıklı Komedya: Fransa'da klasik tragedyanın işlevini yitirmesinden sonra ve Aydınlanma Dönemi tiyatrosundan önce, burjuva tragedyası ile burjuva oyuna geçiş olarak, gülünç öğesinin de katışımıyla ortaya çıkmış oyun türü; Fransız tragikomedyası, gözyaşlı komedya. Terim olarak Chassiron tarafından ortaya atılan Acıklı Komedya'nın başlıca temsilcileri N. De la Chaussee ile Marivaux'dur. Acıklı Komedya, daha sonra, Diderot tarafından burjuva oyunu olarak geliştirilmiştir. 

Açık Biçim: Başlıca iki oyun biçiminden biri, kapalı oyun biçiminin karşıtı; göstermeci tiyatro, Aristotelesci -olmayan tiyatro, yanılsamacı- olmayan tiyatro, epik tiyatro biçimi. Kesitlerden bir bütün oluşturan Açık Biçim'de çokluk ve çeşitlilik yoluyla ampirik bütünsellik kurulur, eylemde yer ve zaman çokluğu yer alır. Eylem tek değildir, düz bir çizgi izlemez, çeşitlilik ve karşıtlık içinde gelişir. Olaylar yanyana dizili ve kendi içlerinde süreklilikten yoksundur, bitişe doğru gitmezler. Bu nedenle, serim-düğüm-çatışma uğrakları, yer-zaman birliği olmadığı gibi, eylem ile bütünlük arasında da doğru orantı yoktur. Oyunun sahneleri tek başlarına vardır, eylemden bağımsızlaşmış uğraklardır. Oyun, dış eylemle değil, iç eylemle belirlenir. Anakonu, her sahnede bir başka görünümdedir; tek tek her sahnenin bir özelliği, anakonunun özelliklerinden biridir. Oyun kahramanı, oyunun ekseni değildir; eylem, oyun kahramanın davranışlarını belirler. Oyun kişileri, eylem-yer-zaman bölünmesi ve çeşitliliği içinde yer alır; hiçbir oyun kişisi çeşitlilik ve çokluk gösterir; dil kuruluşu çok yönlüdür. Dil, oyun kişisini bütüne bağlayan ya da onun bütünle ilintili düşüncelerini dile getiren doğrudan bağ değildir; tam tersine, kişinin bütünden bağımsızlaşmasını sağlar, kendini kesitleştirir, üçüncü kişi haline getirir. Oyun içinde şiir, müzik, akrobasi gibi çeşitlilikler yer alır; sahnelemede kurgu tekniği uygulanarak, film, belge, projeksiyon gibi dramatik olmayan tekniklere başvurulur. İzleyiciye doğrudan seslenme ve şarkılar yoluyla sahnede olup bitenlere ilişkin bilgi verilir, yorum yapılır. İkili görüngeyle çelişmeler karşılaştırılır; oyuncular, oyun oynadıklarını izleyiciye duyururlar. Sahne tasarımı, sahne giysisi, ışıklama, donatımlık, sahne etmenleri izleyiciye bilgi vermek, yanılsamayı yıkmak için kullanılır. Tiyatroda Açık Biçim'e Doğu tiyatrosunda, gölge ve kukla oyununda, ortaoyununda, ortaçağ tiyatrosunda; daha sonra, politika tiyatrosunda, uyarma ve propaganda tiyatrosunda, yöntemleşmiş biçimiyle epik tiyatroda rastlanır. 

Açıkdoğa Tiyatrosu: Bir açıkhava tiyatrosu biçimi. Açıkdoğa tiyatrosu, ormanlık kayalık, dağlık vb. gibi doğal alanlar ile tarihsel yıkıntı, saray bahçesi, spor alanı vb. gibi açık alanlardır. Açıkdoğa Tiyatrosu uygulamaları, 18. yüzyılda yer almaya başlamıştır.Açıkdoğa Tiyatrosu uygulamalarına günümüzde daha çok törensi tiyatro etkinlikleri ile tiyatro antropolojisi çalışmaları kapsamında, yaz ve tiyatro şenliklerinde rastlanmaktadır. 

Açıkhava Tiyatrosu: Açık havada oyunların oynandığı tiyatro yerleri. 

1- Geniş Anlamda, Açıkhava Tiyatrosu, oyun yeri ile izleyici yerinin yerleşik bir tiyatro yapısı içinde bütünleşmediği; doğal alanlar ile açık alanlarda gerçekleştirilen, doğanın dramaturjik bir etken olarak yer aldığı tiyatrodur. Bu anlamda, Açıkhava Tiyatrosu, açıkdoğa tiyatrosudur. Açıkhava Tiyatrosu'nun ilk örnekleri ilkçağlarda tapınak avluları (örneğin, Eski Mısır, Hindistan, Çin, Japonya) ile açık Pazar yerleridir (Eski Yunan). Belli bir yapı dışında, açık alanlarda gerçekleştiriliyor olması bakımından, köy seyirlik oyunları, kırsal tiyatro, Pazar alanlarında gerçekleştirilen ortaçağ dinsel tiyatrosu, üstü açık yapılı Shakespeare sahnesi (Elisabeth tiyatro yapısı), Altın Çağ İspanyol avlu tiyatroları (corral), Açıkhava Tiyatrosu kapsamına girer. Günümüzde, kapalı tiyatro yapıları dışında gerçekleştirilen törensi tiyatro etkinlikleri (örneğin, Living Theatre, P. Brook, E. Barba, vb. ), sokak tiyatrosu (A. Boal), Açıkhava Tiyatrosu'nun başlıca örnekleridir. 



2- Dar anlamda, Açıkhava Tiyatrosu, kendine özgü mimari özellikler taşıyan açık tiyatro yapısıdır. İlk kez, ilkçağda Yunanistan'da görülen antik Yunan Açıkhava Tiyatrosu'nun etkisinde, antik Roma'da ve Helenizm Dönemi'nde amfitiyatrolar gelişme göstermiştir. Bu anlamda, Açıkhava Tiyatrosu'na propaganda amaçlı törensi tiyatro etkinliklerinin ortamı olarak Nazi dönemi Almanya'sında rastlanır. Günümüzde ise, Açıkhava Tiyatroları daha çok yaz tiyatro etkinlikleri için kullanılmaktadır. Açıkhava Tiyatrosu, her iki anlamıyla, hangi çağda olursa olsun, geniş izleyici kitlesi ile tiyatro eylemi arasında etkin bir bağ kurması, toplumsal işlevsel bir özellik taşıması; öte yandan, geniş bir görüş açısı sağlaması ve yüksek yankı düzeni olanaklarıyla donatılmış olmasıyla önem taşır. 

Agon: 1- Antik tiyatroda, tragedya ozanları, oyuncular ve dithyrambos koroları arasında yapılan yarışmalar; 2- Eski Komedya'da, daha çok Aristophanes komedyalarında yer alan ve oyun kahramanlarının tasarılarını tartışma konusu yapan yapısal öğe; 3- Yunan tragedyasında, savsöz ve karşı savsözün, öneri ve karşı önerinin, yanıt ve karşı yanıtın atışma biçimi içinde yer aldığı söz kapışma sahnesi. 

Agora: Antik Yunan kent-devletinin (polis) dini, ticari, siyasi, hukuki yönetimsel ve kültürel merkezi. 

Alan Tiyatrosu: Açık yada kapalı, oyunun oynandığı tiyatro biçimi. Antik Roma tiyatroları, amfitiyatrolar, Alan Tiyatrosu'nu ilk örnekleridir. Alan Tiyatrosu, sahne ile izleyicinin içiçe kaynaştırılması kaygısından doğmuştur; geniş bir görüş açısı taşıması ve sahneleme olanaklarını çoğullaştırması bakımından önem taşır. 

Alegori: 1- Belli bir kavram, düşünce ya da ahlâk kategorisinin kişileştirme yoluyla canlandırılması; 2- Bir konuyu, onunla benzerlik taşıyan başka bir konunun geliştirilmesi yoluyla verme. 

Amatör Tiyatro: Genel anlamda, profesyonel tiyatronun karşıtı, gönüllü tiyatro; parasal kazanca ve meslekten sanatçı kişilerin etkinliklerine bağlı olmayan tiyatro. Bu anlamda, Amatör Tiyatro, tiyatronun kökenlerine kadar uzanır; antik tragedya ve komedya etkinlikleri, ortaçağ dinsel tiyatrosu, 18. yüzyıl saray tiyatrosu, Amatör Tiyatro kapsamına girer. Dar anlamda, Amatör Tiyatro, 18. yüzyıldan sonra, küçük kentlerde, tiyatro derneklerinin etkinlikleri olarak boy atan, belli bir siyasal, sanatsal erek ve eleştirel yönelim gütmeyen, tiyatro heveslilerince sanattan tat almak için gerçekleştirilen etkinliklerdir. Kırsal tiyatro, köylü tiyatrosu, sözlü tiyatro da Amatör Tiyatro kapsamına girer. Amatör Tiyatro, 19. yüzyıldan sonra daha çok kültür politikası etkinlikleri bağlamında, işçi tiyatroları olarak kendi tiyatro kültürünü yaratmıştır. Bu anlamda, sokak tiyatroları, eylem tiyatrosu, işçi-köylü tiyatrosu, siyasal Amatör Tiyatro'nun örnekleridir. Öte yandan okul tiyatroları, üniversite tiyatrosu, çocuk tiyatrosu, gençlik tiyatrosu, günümüzde en yaygın Amatör Tiyatro biçimidir. Semt tiyatroları, yerel yönetim tiyatroları, sendika tiyatroları, kurum tiyatroları, cemaat tiyatroları da Amatör Tiyatro kapsamı içinde yer alır. Bu tür Amatör Tiyatro etkinlikleri, gerek siyasal, sanatsal ve kültürel yönelimleri, gerekse uygulamalarıyla profesyonel tiyatrolar karşısında güçlü seçenek oluşturdukları kadar, tiyatro sanatının yaygınlaşması bakımından da önem taşırlar. 

Amfitiyatro: Tam çember ya da yumurta biçiminde bir sahne düzlüğünün çevresinde oturma yerlerinin basamaklar halinde yükseldiği bir açıkhava tiyatro yapısı; antik Yunan ve Roma tiyatro yapısı biçimi. İlk başta, dramatik gösterileri değil, gladyatör döğüşlerini, vahşi hayvan gösterilerini izlemek için yapılmış olan Amfitiyatrolar'ın ilki, Julius Ceasar'ın İ.Ö. 46 yılında yaptırdığı, en ünlüsü de Roma'daki Colosseum'dur. Amfitiyatro sözü,daha sonra, yarı çember bir oyun yerinin çevresinde oturma yerlerinin bir yamaca yaslanarak gittikçe yükseldiği antik Yunan açıkhava tiyatroları için de kullanılmaya başlanmıştır. Amfitiyatro, oyuncunun daha çok da koro şarkıcısının kalabalığın ortasından izleyiciye doğrudan seslenmesi biçiminde tiyatronun kendi kökeninden gelişmiştir. Tiyatronun bu törensi kökenlerinden antik Yunan'da, Amfitiyatro, antik oyuncuların canlandırıldığı yer olmuştur. Amfitiyatro yapıları, bir izleyici yeri (theatron), koronun şarkı söylediği çember biçimli bir orta olan (orkhestra) ile oyuncu yerini (skene) kapsıyordu. Amfitiyatrolar, sahne ile oyuncu yerinin bütünleştiği tiyatro yapıları olarak, perspektifli Barok çerçeve sahneli tiyatro yapılarının karşısında yer alırlar. Amfitiyatro, oyuncu ile izleyiciyi, tek bir yerde birleştirir. Bu anlamda, Amfitiyatro, izleyicilerin toplumsal katman olarak birbirinden ayrılmadığını geniş kitleler için tiyatro yapısı biçimini oluşturur. Amfitiyatro, bu yapısal özellikleriyle çağdaş tiyatro yapılarına örneklik etmiştir. 

Altın Çağ: Doruğunu Aydınlanma Çağı'nda bulan, 17.yy ortalarından 18.yy'a dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. İngiltere'de Shakespeare, Marlowe, Ben Jonson; Fransa'da Corneille, Racine, Moliere; İspanya'da Lope de Vega, Calderon ve Tirso de Molina 'Altın Çağ' sürecindeki yazarlardır. 

Anarşi Tiyatrosu: Fransa'da Komün'ün 1881'de dağılması sonrasında, Birinci Dünya Savaşı'na kadarki ekonomik bunalım döneminde, siyasal baştanımazlıkla (anarşizmle) ilgili tiyatro etkinlikleri. Kentsoylu topluma karşı duran ve işçi sınıfının devrim kavgasını savunan bu tür tiyatronun başlıca yazarları arasında Octave Mirbeau ve Darien gibi militan yazarlar ve Lousie Michel ve Jean Grave gibi yazar militanlar vardır. Bunlar daha çok propaganda ile uğraşmışlardır. Bu tiyatronun oyuncuları amatörlerden ve militanlardan oluşuyordu. 

Angura: 1960'ların sonlarında, öğrenci hareketleri döneminde ortaya çıkmış, küçük tiyatro toplulukları. 

Anonim Oyun: 1- Yazar adı olmayan ya da belirsiz kalmış oyunlar; örneğin, Pabuççu Ahmed'in Garip Maceraları; 2- Yazılı metni olmayan, oynanışında ortaklaşalık ve doğaçtanlık gerektiren oyunlar; örneğin, her türlü halk seyirlik oyunları, ortaçağ dinsel tiyatro oyunları, happening'ler, sokak tiyatrosu oyunları. 

Anlamsızlık Tiyatrosu: İnsanın doğaya ve yaşama olan giderek artan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu ve yabancılaşmasını bir insanlık durumuymuş gibi kabul eden, bunun için de alışagelinmiş mantıksal gelişimi bozarak, öznelci idealizmin bir sonucu olarak değer tanımazlığa eğilimli, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, özellikle Fransa'da yaygınlaşan tiyatro anlayışı. 

Anonim Oyun: Kimin yazdığı belli olmayan oyunlar. Örneğin, birçok Commedia dell'Arte senaryosu, ortaçdaki dinsel oyunların bir bölümü ve bizde Pabuççu Ahmet'in Maceraları anonim oyunlar arasındadırlar. 

Anti Tiyatro: Kabul edilmiş ve bilinen tiyatro kurallarının her yönden dışına çıkan ve tiyatroya karşı tiyatro yapmayı amaçlayan, deneyci yazarların savundukları bir anlayış. Ionesco'nun kalıplaşmış burjuva tiyatrosuna karşı ortaya attığı, genel olarak avangard saçma tiyatrosu ile eşanlamlı kullanılan kavram; tiyatro yoluyla tiyatroya karşı tiyatro yapmak. Antitiyatro anlayışının temelinde, insanlararası herhangi bir birliği ve uyum kurulamayacağı görüşü yatar. Nasıl 1. Dünya Savaşı sonrasında karşı sanat anlayışı olarak dadacılık akımı ortaya çıkmışsa, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra da yıkılan insani değerler karşısında bir karşı sanat biçimi olarak Antitiyatro akımı ortaya çıkmıştır. 2- 1968 öğrenci olayları bağlamında, görenekselleşmiş burjuva tiyatrosuna, kalıplaşmış tiyatro anlayışına karşı köktenci sol eylem tiyatrosu olarak ortaya çıkan tiyatro etkinlikleri için kullanılan genel kavram; örneğin, güncel olaylara doğrudan tepki gösteren, tiyatro klasiklerini öğrenci hareketi anlayışı içinde siyasal olarak yoğuran ve güncelleştiren, aşırı biçimselleştirmeye yönelen, kültürel devrimci yabancılaştırma özellikleriyle öne çıkan, tiyatro ile sinema tekniklerini karıştırarak uygulayan Eylem Tiyatrosu (R. W. Fassbinder). Bu anlamda, göreneksel tiyatro pratiği dışına çıkma olarak, Living Theatre, happening, Off-Off- Brodway, performance art, törensi tiyatro, vb., Antitiyatro kapsamı içinde görülebilir. Bunların başında Samuel Beckett, Eguene Ionesko, Jean Genet gibi yazarlar gelir. 

Antik Komedya: İÖ 486 yılında başlayan ve aşağı yukarı İÖ 200 yılına kadar süren bir dönem içindeki Yunan ve Latin komedyaları için kullanılan terim. Yunan komedyasının üç evresi vardır:Eski komedya (Aristofanes), orta komedya (Antifanes, Aleksis) ve yeni komedya (Menandros). Latin komedyasının iki ustası Plautus ile ile Terentius'tur. 

Antik Tiyatro: Eski Yunan ve Latin tiyatroları için kullanılan terim. İ.Ö. 5. yüzyılda olgunluk çağına ulaşan antik Yunan tiyatrosu, antik Yunan tragedyası (Aiskhylos, Sophokles, Euripedes) ve antik Yunan komedyası yanı sıra, Aristoteles ile gösterilir. Antik Roma tiyatrosu ise, başlıcalıkla antik Roma komedyası (Plautus, Terentius) ile tanınır. Batı tiyatrosunun temelini oluşturan Antik Tiyatro, aynı zamanda Batı drama sanatı ile drama kuramının da temelini oluşturur; gerek drama, gerek tiyatro olarak Antik Tiyatro, tüm tiyatro tarihinin ve tiyatro deneyiminin beşiğidir. Günümüze kadar etkilerini sürdürmüş ve sürdürmekte olan Antik Tiyatro, başlıcalıkla şu özgün özellikleriyle gösterilmektedir: 1- Dinsel törensi kökenleri dolayısıyla, şenlik tiyatrosu; 2- Siyasal hak ve din-ahlâksal yükümlülük olarak, yaklaşım tüm kent halkının izlemeye katılması dolayısıyla, kitle tiyatrosu; 3- Gerek doğal-toplumsal koşulları, gerek mimari yapısı dolayısıyla, açıkhava tiyatrosu; 4- Drama ve tiyatro gelenekleri dolayısıyla; göreneksel tiyatro. Antik Tiyatro, tüm bu bütünleşik özellikleriyle, tiyatro tarihinin aynı zamanda en önemli tiyatro dönemidir. 

Ara Oyun: Bir oyun arasında yer alan kısa bölümlü gösteri. Antik koro, İspanyol entremese, İngiliz interlude, Fransız fars, halk şarkısı ve kaba oyun gibi sanatsal canlandırma biçimlerinden gelişmiş olan Ara Oyun, dans, pantomim, akrobasi, koro, şarkı, okuma, bale, burlesk, vb. gibi öğeleri içerir. İngiltere'de 15. ve 16. yüzyıllarda uzun bir oyunun arasında oynan kısa oyunlar, İtalya'da 15. ve 16. yüzyıllarda halk pastoral oyunları ile ciddi ya da müzikli oyunlar arasında yer alan hafif ve güldürülü kısa gösteriler, İspanya'da 16. ve 17. yüzyıllarda dinsel yortularda oynanan ve genellikle bir dansla biten kısa güldürülü oyunlar, Ara Oyun kapsamına girer. 

Antik Tragedya: İÖ 6.yüzyılda, Yunanlı Thespis ile başlayan ve İS 1.yüzyılda Latin Seneca ile son bulan yedi yüzyıllık bir süreç içinde yazılmış tragedyalardan her biri. En büyükleri Aiskhülyos, Sofokles ve Övripides'tir. 

Antik Yunan Tiyatrosu: İÖ VI. yüzyıldan, İÖ II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski Yunan tiyatrosu. 

Artoyun: Uzun bir oyunun bitiminden sonra oynanan tek perdelik kısa oyun. 

Auto Sacramentale:İspanya'daki ilk dinsel oyunlara verilen ad. Bu oyunlarla kutsal kitaptan öyküler ve ermişlerin yaşamları alegorik oyun kişileriyle sahneye getirilmiştir. Rönesans'ta Lope de Vega ve Tirso di Molina gibi ünlü İspanyol yazarları birçok auto yazmışlardır. 

Bahçe Tiyatrosu: 17- 18. yüzyılların bir saray tiyatrosu biçimi; saray şenliklerinde bahçeye kurulan Barok kulisli tiyatrolar ya da bahçedeki ek tiyatro yapıları. Kral balelerinin, bale komedyaların ve operaların oynandığı Bahçe Tiyatroları; başlıcalıkla L.Burnacini, Galli-Bibiena Ailesi gibi tiyatro tasarımcılarınca gerçekleştirilmiştir. Havuz tiyatrosu, Bahçe Tiyatrosu'nun özel bir biçimi olarak, yapay ışık altında değişen sahnelerle ve su oyunları eşliğinde tiyatro gösterilerini kapsar. Bahçe Tiyatrosu'nun başlıca örnekleri; Viyana Schönbrunn İmparatorluk Bahçe Tiyatrosu (1673), Bayreuth Roma Tiyatrosu (1743), Foitainbleau (1661), Versailles (1664). 

Barok Tiyatro: Aşağı yukarı 1590 ile 1750 yılları arasındaki süreçte egemen olan bir sanat ve kültür anlayışı. En önemli anlatımını mimarlık, müzik alanında bulmuştur.Ancak resim, heykel ve tiyatroyu da etkilemiştir. 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın sonu arasında, Barok kültürün bir parçası olarak yer alan ve ülkelere göre değişik özellikler gösteren tiyatro. Rönesans tiyatrosundan Aydınlanma tiyatrosuna kadar uzanan, klasik Fransız tiyatrosu ile Altın Çağ İspanyol tiyatrosu yanı sıra, Elisabeth tiyatrosu ile Jakobyen tiyatroyu içine alan Barok Tiyatro, başlıcalıkla Hıristiyan öğretisi ile mutlakçılığın izinde, dinsel-ahlâkçı öğretisi ile "siyaset okulu" özelliğiyle, saray tiyatrosunun bir yansıması olmuştur. Barok dinsel dünya düşüncesi bağlamında, Barok Tiyatro, "dünya tiyatro", görünüş-varlık metafiziğine dayanır; dünya, kendi imgesidir. Bu bağlamda, tiyatro, Barok düşüncesinin temel çizgilerini; varlık-görünüş, gerçek-maske, rol-kişi, sonsuzluk-an, kalıcılık-geçicilik diyalektiğini içerir. Barok "dünya tiyatrosu", tüm ayrımlarına karşın, tiyatro biçimlerinin bütünselliğini kurmaya çalışır. Oyun türleri ve alt türleri, İspanyol auto sacramental'lerin gizem oyunları ile acıklı oyunlarından güldürülü oyunlar ile comedia'lara, tragikomedya ile çobanıl oyunlara, saray tiyatrosu şenlik ve balelerinden halk güldürü tiyatrosu oyunlarına, bu arada, kendi içlerinde Cizvit tiyatrosunun şehitlik oyunlarından maskeli saray oyunlarına, tarihsel oyunlar ile çeşitli halk güldürülerine kadar ayrışır. Barok Tiyatro, antik tiyatronun, ortaçağ tiyatrosunun ve Rönesans tiyatronun çeşitli tiyatro biçimlerini kendi gününün ideolojisi içinde yeniden yoğurmuştur. Barok Tiyatro'nun çokbiçimliliği buradan kaynaklanır. Öte yandan, Barok Tiyatro, antik ve Rönesans drama kuramından yola çıkarak türler hiyerarşisini getirmiş; tragedya, komedya ve ara tür olarak tragikomedya üçlüsünü kurmuş; mimesis ve katharsis kavramlarını dini-ahlâkî öğretisini işleyen oyunlar, trajik avunma ya da komik olanın üstün gelmesiyle sona ulaşır. Oyun yapısı, antik dramanın izinde, prolog -serim-doruk- peripetie- katastrophe ve anagnorisis uğraklarını olduğu kadar, öğretici-ahlâkçı işleviyle koroyu içerir. Barok Tiyatro'da, Barok öğreti ve temel eğilimler ile anlatım araçları arasında tam bir uyuma rastlanır. Barok Tiyatro yapısı ile sahne düzeni, sahne tasarımı ile oyun alanı, Barok dünyagörüşünü canlandırdığı kadar, bu doğrultuda yenilikler tiyatrosu özelliğini de taşır. Barok Tiyatro sahnesinde görünüş-varlık metafiziğinin "dünya tiyatrosu" imgesinin yaratılmak istenmesi, sahne aygıtlarının kullanımını, sahne tekniğinde yenilikleri, kulis değişimlerini ve mekân perspektifini öne çıkarmıştır. Tiyatro sahnesi, Rönesans tiyatrosundaki gibi, insanlararası çatışmaların yer aldığı yer ve nesnel alan olmaktan çıkmış; yukardaki Tanrı ile aşağıdaki Şeytan ve arasında kalmış insanın evrenini verecek biçimde, dikey ve oylumlu sahne haline gelmiştir. Sahne ve kulis tasarımı, sahne görüntüsü ve imgesi, sahne etmenleri, tüm bunlar, dünyanın gelip geçiciliğini, dünyanın "yalan dünya" olduğunu vermeye yönelik göz yanıltmacılığa ve perspektif oyunlarına dayanıyordu. Sahne makineleri, alegorik anlatıma, insanı aşan güçlerin canlandırılmasına, varlık ile görünüş arasındaki sınırı kaldıracak perspektif tekniğinin öne çıkmasına yardım ediyordu. Tüm sahne sistemi, "tiyatro içinde tiyatro", "oyun içinde oyun" ilkesini gerçekleştirmek içindi. Giysi değişimleri, maskeler, vb. bu yanılsama ilkenin uygulanmasına hizmet ediyordu. Barok Tiyatro'da oyunlar, bu biçim çeşitliliğine karşılık verecek yönde, prens sarayları, manastırlar, Pazar yerleri gibi çok çeşitli oyun yerlerinde oynanıyordu. Evrensellik-ulusallık, burjuva kültürü-saray kültürü, Hırıstiyan içerik-antik biçim, dünyasallık-öbür dünya düşüncesi ikililiğine dayanan ve uluslarüstü mutlakçı yönetimlerin tiyatrosu olan Barok Tiyatro, dramaturjik ve teknik açıdan etkisini uzun yıllar sürdürmüştür. 

Bauhaus Tiyatrosu: 20. yüzyılın başlarında tiyatro mimarisi ve sahne tasarımı alanında yenilikçi öncü denemelerde bulunmuş, daha çok dışavurumcu akıma bağlı bir Orta Avrupalı sanatçılar topluluğu ve etkinlikleri. 1921'de Bauhaus'ta kurulan atölyede Lothar Schreyer yönetiminde Bauhaus sanatçıları, ilk yıllarda dışavurumculuğun izinde yürümüşler; daha sonra, Oskar Schlemmer'in atölye yönetiminin başına geçmesiyle, dışavurumculuktan bağımsızlaşarak, tümel bir görsel sanatlar anlayışını kurmaya yönelmişlerdir. Sahnenin kendisini bir anlatım aracı haline getirecek ve yeni anlatım biçimlerine olanak sağlayacak bir mimarlık tekniğini tiyatroda gerçekleştirme amacını gütmüşler; sahneyi "ses, ışık, uzay, biçim ve devinimin etkin yoğunlaşması" olarak almışlardır. Tüm göreneksel natüralist öykünmeci sanat tekniklerinden uzaklaşan Bauhaus sanatçıları, izleyiciyle bütünleşmeyi sağlamak amacıyla, izleyici yerini yeniden ele alarak, çerçeve sahnenin yerine alan sahne ile çember sahneyi getirmişler, W. Gropius, tümel tiyatro yapısına elverişli, üç ayrı sahne türünü içinde barındıran bir yapı tarzını gerçekleştirmiş; sahnenin törensi kökenlerini yakalamak istemiştir. Tiyatro yapısı ile sahne oylumu arasındaki ilişkiyi, geometrik ile matematik ve mekaniğin kurallarını sahne ile oyuncu üzerinde uygulamaya çalışan O. Schlemmer, kübik sahne uzayı içinde uzay-beden diyalektiğini yakalamaya, biçim-renk-uzay üçlüsünü oluşturmaya, geometrideki küre, küp ve koniyi sahnenin yükseklik, derinlik ve genişlik boyutlarıyla karşılamaya çalışmıştır. Böylece, oyuncu, sahnede "devingen uzaysal plastik" anlatımın öğesi olarak algılamıştır. Bauhaus Tiyatrosu bağlamında yenilikçi sahne mimarlığı, sahne tasarımı ve tekniği ile oyunculuk çalışmalarını yürüten öbür Bauhaus sanatçıları arasında, mekanik Bauhaus sahnesi tasarımıyla H. Loew, "küresel tiyatro" yapısı tasarımıyla A. Weininger ve F. Molnar, tümsel tiyatro anlayışıyla L. Moholy-Nagy, mekanik bale görüşüyle K. Schmidt, F. Bogler ve G. Tellscher sayılabilir. 

Belgesel Oyun: Yaşanmış belli bir olayı, olayla ilgili belgelerden yola çıkarak, bu belgelerin oyunlaştırılması biçiminde sergileyen oyun. Belgesel oyunlar, genellikle, konusu önemli bir tarihsel ya da siyasal olaya dayandırıp, araştırma ve soruşturma sürecini bir yöntem gibi kullanarak, bu olayların ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya, eleştirmeye, yorumlamaya, siyasal bir kanı uyandırmaya, kamuoyu vicdanını ve adaletini yansıtacak bir forum haline gelmeye çalışır. Belgesel Oyunlar'da, belgesellik, durumlara ve metne dayandırılabileceği gibi, diyalog ve eyleme de dayandırılır. Belgesel Oyunlar'da, belgesellik, röportaj, film, slayt, fotoğraf, ses bandı gibi açık biçim ve denemeci tiyatroya yatkın araçlarla da sağlanabilir. Belgesel Oyunlar, ilk kez, devrimci tiyatro uygulamaları ile politika tiyatrosu içinde yer almıştır. Belgesel Oyun yazarları, dünyadaki tarihsel-siyasal süreçlerin yansız "nesnel" gözlemcileri değildirler; "bu dünyada ezilmişlerin ve mahkûm edilmişlerin" yanında yer alırlar. Gerici kamuoyuna karşı bir tepki olarak önem kazanan; bir "olay"ı sergilediği kadar, gerçeklerden de yana çıkan, izleyici ve kamuoyunu gerçeklerle yüzyüze getirerek bilinçlendirmeye çalışan Belgesel Oyunlar için şunlar örnek gösterilebilir: Oppenpeimer Olayı, Saccho ile Vanzetti. 

Benzetmeci Tiyatro: İki temel tiyatro ve oyun biçeminden biri; göstermeci tiyatro ve oyun biçeminin karşıtı. Benzetmeci Tiyatro, oyun sahneleme, oyunculuk, sahne tasarımı ve tekniğiyle, sahnede gerçekliğin benzerinin yaratılmasına çalışır. Benzetmeci Oyun Aristotelesci-tiyatro olarak mimesis anlayışına, eyleme öykünmeye dayanır; burada, gerçeklik, benzetmeyle verilmeye çalışılır, yaşamın dolayımsız olarak yansıtılması söz konusudur; yaşamın yanılsaması oluşturulur. Bu nedenle de, Benzetmeci Oyun, kapalı oyun biçimi özellikleri gösterir; gerçeklik benzetmeyle verilmeye çalışıldığı için, yapılandırılmayla kurulur. Dramatik eylem ile nesnel gerçeklik arasında benzetme yoluyla benzeşlik sağlanır. Benzetmeci Tiyatro biçemi içinde yer alan oyunlar, değişik ideolojik yönsemeleri ya da özel biçemleri taşıyabilecekleri gibi, değişik oyun türleri ile oyun çeşitleri içinde de ortaya konabilir. 
  1   2   3   4   5


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə