İLİ : balikesir tariHİ : 17. 01. 2014 ZİKİr ve göNÜl huzuru değerli Kardeşlerim!




Yüklə 16.49 Kb.
tarix23.02.2016
ölçüsü16.49 Kb.
İLİ : BALIKESİR

TARİHİ : 17.01.2014


ZİKİR VE GÖNÜL HUZURU

Değerli Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, Mukaddes Kitabımızda “Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”1 buyurarak kendisini zikretmenin ne kadar önemli bir ibadet olduğuna dikkatimizi çekmektedir. Allah’ı zikretmenin mükâfatı da bir Hadis-i Kutside şöyle müjdelenmektedir. “Kulum beni zikrettiği zaman onunla beraberim. O beni gönülden zikrederse, onu gönlümden zikrederim. Beni topluluk içerisinde zikrederse, kendisini daha hayırlı bir topluluk arasında zikrederim.”2
Muhterem Müslümanlar!

Zikir, Yüce Rabbimizi tanıma, onu yâd etme, O'nun rızasını arayarak sevgisiyle buluşmaktır. Zikir, Rabbimizin; “Siz beni anın ki ben de sizi anayım.”3 emrine gönülden icabet etmektir. Zikir, hiç kimsenin olmadığı yerde, Allah’ın olduğu ve bizi gördüğü şuuru ile O'ndan sakınmaktır. Zikir, bizi Rabbimizden uzaklaştıracak her şeyi kalbimizden söküp atmaktır. Zikir, yaşam tarzımızı ve gönül dünyamızı gözden geçirerek kendimizle hesaplaşmaktır. Zikir, Allah’ın engin rahmetine sığınarak, el açıp “Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”4 niyazıyla yalvarış ve gözyaşı dökebilmektir.


Aziz Kardeşlerim!
Dil ile zikir, kalp ile zikir, beden ile zikir olmak üzere zikrin bir çok merhaleleri vardır. Dil ile zikir, Allah’ı anmak, O'na yalvarıp yakarmaktır. Kalp ile zikir, Allah'ın varlığı ile ilgili tüm şüphelerden arınarak O'nun sevgisiyle donanmak ve O'nun rahmetini ümit ederek azabından korkmaktır. Beden ile zikir ise, tüm organlarımızla Allah’ın rızasını aramak, emir ve yasaklarına riayet etmekle olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) birçok Hadis-i Şeriflerinde Rabbimizi nasıl zikredeceğimizi veciz sözleri ile bizlere öğretmiştir.“Lâ İlâhe İllallah” 5 “Sübhanallah”, “Elhamdülillah” “Allahuekber”, gibi ifadeler bunlardan sadece bazılarıdır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Dünya meşgalesi bizleri öylesine sardı ki, akıp giden zamana yetişemez hale geldik. Günlük hayatın telaşı ve kargaşası içerisinde kaybolmaya yüz tuttuk. Mutluluğu ve huzuru maddede ve geçici hazlarda arar olduk. Oysa Yüce Rabbimiz (c.c.) bize huzurun kendisini zikretmekten geçtiğini öğretir. Şu Ayeti Kerime ile de kendisini anmaktan uzak kalmamamız gerektiğini bildirir. “Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.”6
Ayet ve Hadislerden de anlaşılacağı üzere zikir, insana şuur ve bilinçli olma hali kazandırır. Gönüllerimizi huzura kavuşturur. Bizleri takvaya ulaştırır. Ayrıca zikirle insan, ihtirastan kanaate, yalnızlıktan Allah’ın ebedi ve bitmez sevgisine mazhar olur. Dolayısıyla zikir, inananların davranışlarına yön veren, hayatlarını anlamlı kılan çok önemli bir ibadettir.
Kardeşlerim!
Öyleyse geliniz gönlümüzle, dilimizle, bedenimizle daima Rabbimizin rızasını hedefleyelim. Nefeslerimizi boşa değil, hem kendimiz hem de insanlık için hayırlı, faydalı işlerde kullanalım. Her fırsatta Rabbimizle olalım. Böylece O’nun sevgisine erelim. Hutbemizi Hz. Peygamber (s.a.v.) şu duası ile bitirelim: “Rabbim beni sana çokça şükreden, seni çokça zikreden, senin azabından çokça çekinen, sana hakkıyla itaat eden, sadece senin için eğilen, daima sana yalvarıp yönelen bir kul eyle!”7
1Ra’d, 13/28. 2Müslim, Zikir ve Dua, 2. 3 Bakara, 2/152.

4A’râf, 7/23. 5Tirmizî, Daavât, 9. 6Münafıkûn, 63/9.
7Tirmizî, Deavât, 102; İbn Mâce, Dua, 2.
Hazırlayan: Mustafa SOLAK / Akpınar Ky. Karakabaağaç Mh. Camii İmam Hatibi

Redaksiyon: İl İrşat Kurulu


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə