HayirseverliĞİn nobel’İ carnegie koç Aİlesi’Nİn hayırseverliğin “Nobel”i Carnegie Medal of Philantropy (Carnegie Hayırseverlik Madalyası) vkv’nin 40. yılında Koç Ailesi ile ilk defa Türkiye’de! hayirseverliĞİn nobel’İ İle gururlandik




Yüklə 282.93 Kb.
səhifə1/6
tarix27.04.2016
ölçüsü282.93 Kb.
  1   2   3   4   5   6
HAYIRSEVERLİĞİN NOBEL’İ CARNEGIE KOÇ AİLESİ’NİN
Hayırseverliğin “Nobel”i Carnegie Medal of Philantropy (Carnegie Hayırseverlik Madalyası) VKV’nin 40. yılında Koç Ailesi ile ilk defa Türkiye’de!
HAYIRSEVERLİĞİN NOBEL’İ İLE GURURLANDIK
Geçtiğimiz ay hayırseverliğin Nobel’i olarak bilinen Carnegie Medal of Philanthropy (Carnegie Hayırseverlik Madalyası) sanata, eğitime, çevreye, kültürel değerlere, özetle topluma olan katkılarından ötürü, Koç Ailesine verildi. Ülkemiz adına böyle bir ödülü almaktan dolayı gurur duyduk. Bundan 40 sene önce kurucu başkanımız merhum Vehbi Koç’un önderliğinde kurulan Vehbi Koç Vakfı bu ödülün alınmasındaki en önemli etken. Vehbi Koç Vakfı’nın 40. kuruluş yıldönümünde böyle bir ödüle layık görülmek bizler için ayrıca çok anlamlı ve ilham verici.
Merhum Vehbi Koç II. Dünya Savaşı sonrasında ziyaret ettiği Amerika’da özel şahıs ve kurumların yardım ve hayır işlerini de aynı ticari faaliyetleri gibi kurumsallaştırdıklarını gözlemledi. Türkiye’ye dönüşünde ise özel vakıfçılık yasasının çıkması için 23 sene uğraş verdi. Ne tesadüftür ki bu süreçte Vehbi Koç’un örnek olarak kabul ettiği kişilerden birisi bugün aldığımız ödüle ismini veren Andrew Carnegie idi. İskoç asıllı ABD’li sanayici Carnegie hayırseverlik konusunda günümüzde halen kabul görüp referans verilen bir felsefenin fikir babası. Andrew Carnegie’ye göre insan ömrünü eğitim, para kazanmak ve kazandığı parayı hayır işlerine harcamak olarak üçe ayırmalıydı. Merhum Vehbi Koç da Carnegie ile paralel bir çizgide çok mütevazi bir yaşam sürmüş, bu konudaki felsefesini de toplumdan kazandığını topluma geri vermek olarak ifade etmiştir. Vehbi Koç Vakfı bugün yaklaşık 1.2 milyar dolarlık bir büyüklüğüyle Avrupa’nın sayılı vakıflarından olup toplam yatırımları 600 milyon doları bulmuştur. Vakıf aracılığıyla eğitim, sağlık, kültür ve çevre konularında toplum yararına olduğuna inandığımız projelere destek verdik ve vermeye devam ediyoruz.
Değinmek istediğim bir diğer konu, yine sosyal sorumluluk projelerimizden biri olan İstanbul Bienali. Çağdaş sanata destek vermek amacıyla 2016 yılına kadar sponsorluğunu üstlendiğimiz İstanbul Bienali 100 binin üzerinde ziyaretçisiyle bu çabaların sonuç verdiğinin en somut örneği oldu. Ayrıca yurt dışı basından ve sanat çevrelerinden büyük ilgi görerek İstanbul’un dünyaya tanıtımı için büyük bir katkı sağladı.
Geçtiğimiz ay kutladığımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın ardından Kasım ayı, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü. Geçen 10 Kasım’da sonsuzluk işaretiyle ifade ettiğimiz gibi, biz onu hiç kaybetmedik. Tek bir gün bile… Ulu önderimizin bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’i layıkıyla temsil etmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Kendisini saygı ve şükran ile anıyoruz.

YKB, GELECEĞİN BANKACILARINI YETİŞTİRİYOR
65 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin köklü bankalarından biri olan Yapı Kredi Bankası, finans sektörü için lider ve kalifiye insan kaynağı yetiştirmek adına Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’ni kurdu.
Yapı Kredi Bankası, finans eğitimi adına Türkiye’de bir ilke imza attı. Kocaeli’nin Çayırova ilçesindeki Yapı Kredi Bankacılık Üssü’nde yapımı tamamlanan ve 7 Ekim’de açılışı yapılan Yapı Kredi Bankacılık Akademisi; bankacılık, kişisel gelişim, liderlik ve sosyal sorumluluk alanındaki programlarla sektöre lider insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyor.
7 Ekim’de gerçekleşen ve geniş çaplı katılımın yaşandığı Bankacılık Akademisi’nin açılışında, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Temel Atay ve grup başkanları ile UniCredit Group Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Rampi, UniCredit Group CEO’su Alessandro Profumo, Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt ve Yapı Kredi Murahhas Aza ve Genel Müdürü Faik Açıkalın da yer aldı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç’un, lider bir kurum olmanın lider insan kaynakları yetiştirmekten ve sahip olunan insan kaynağının gelişimini sürekli kılmaktan geçtiğinin altını çizerek başlattığı açılış konuşmasında, Koç Topluluğu’nun finans kuruluşu olan Yapı Kredi’nin kurduğu Bankacılık Akademisi’nin de bunun en somut göstergesi olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl bankacılık sektörünün en iyi insan kaynağını yetiştiren merkezi olma vizyonuyla kurulan Bankacılık Akademisi, ilk yılında gerçekleştirdiği faaliyetlerle Amerikan Cubic Awards tarafından “En İyi Yeni Kurumsal Üniversite” ödülüne layık görüldü. Yapı Kredi Bankacılık Üssü’nde 9 bin m2 alanda kurulan akademi için 10 milyon Euro yatırım yapıldı. 32 derslik ve konferans salonlarından oluşan akademinin program içeriği ise hayli zengin… Bankanın iç kaynakları, Avrupa’nın önde gelen business okulları IMD ve Insead ile Türkiye’deki önemli üniversitelerle yapılan iş birlikleri ile hazırlanan programlarda; bankacılık, kişisel gelişim, liderlik ve sosyal sorumluluk konularında dersler yer alacak. Akademi, programların yanında gelişim aktiviteleri, yuvarlak masa toplantıları, workshoplar ve atölye çalışmalarıyla da öğrencilerin eğitimleri desteklenebilecek.
SAVUNMA SANAYİİNE KOÇ DAMGASI
RMK Marine tarafından yapılacak olan Türkiye’nin ve ilk ve en büyük muharip gemisi Dost, düzenlenen törenle kızağa çekildi.
Savunma sanayine yaptığı yatırımlarla ülke savunmasına katkı sağlayan Koç Topluluğu kuruluşlarından RMK Marine, gelecekteki projeleriyle bu katkıyı sürdürmeyi hedefliyor. Deniz Kuvvetleri’ne anahtar teslim 4 gemi inşa edecek olan RMK Marine, bu gemilerden ilki olan Dost’u kızağa çekti. Törene Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral İzzet Atrunç, Koç Holding CEO’su Dr. Bülent Bulgurlu Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Koç Holding Savunma Sanayi ve diğer Otomotiv Grubu Başkanı Kudret Önen katıldı. 2011’de Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesi planlanan Dost’un ardından Güven, Umut ve Yaşam adlı diğer üç gemi de 2012 yılında teslim edilecek. Tüm elektronikleri ve savaş sistemlerinde milli komuta kontrol yazılımının kullanıldığı gemiler, bu yönüyle bir ilk olma özelliği taşıyor.


Teknolojinin Gelişimi İçin Çok Önemli Bir Zemin

Açılış töreninde konuşma yapan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, savunma sanayinin Koç Topluluğu’nun üzerinde itina ile durduğu bir alan olduğunun altını çizdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle son dönemde Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın başlattığı projeler, yol haritası ve milli yetenekleri geliştirmeye özendirecek projeler Koç Topluluğu’nu daha çok heyecanlandırıyor.” Mustafa Koç’un konuşmasında dikkat çeken noktalar şunlar oldu: Türk Savunma Sanayi şirketlerinin cirosu bir önceki yıla göre yüzde 15 büyüdü. Sektör 600 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savunma sistemleri ihtiyacının yüzde 44’ü yurt içi imkânlar ile karşılandı. Gelecek dönemlerde Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın ihracatı 1 milyar dolara, yurt içi kaynaklardan karşılama oranını da yüzde 50’ye çıkarma gibi hedefleri bulunuyor. Tüm bu hedefler göz önüne alındığında hem kaliteli insan kaynağını hem de teknolojik altyapıyı sağlamak sektör için de kaçınılmaz oluyor.


ÖZEL SEKTÖRÜN ÖNEMİ ARTIYOR

7 Ekim’de gerçekleşen törende yaptığı konuşmayla savunma sanayindeki gelişime dikkat çeken Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ise 1960’lı yıllara kadar dışarıdan alınan savaş gemilerinin tamirini bile yapamayan bir Türkiye’den, bugün kendi savaş gemilerini üretebilecek bir Türkiye’ye gelindiğini söyledi. Gönül, özel sektörün bu alandaki çalışmalarının ülke için önemli olduğuna da dikkat çekti.



Kamu üreticilerinin ağırlıkta olduğu ülke savunma sanayinde Koç Topluluğu Otokar, RMK Marine ve Koç Bilgi Grubu ile varlık gösteriyor. RMK Marine, Aselsan ve Fincantieri gibi güçlü yüklenicilerle birlikte bu çalışmalarında çok hızlı yol alıyor. Projede görev alan 50 teknisyen ve mühendis son 16 ay boyunca büyük bir kısmı yurt dışında olmak üzere toplam 1128 saat eğitim aldı. Bu da insan kaynağına verilen önemin bir göstergesi. Koç Holding Savunma Sanayi ve Diğer Otomotiv Grubu Başkanı Kudret Önen’in üzerinde önemle durduğu ve “Projenin gemi imalatı kadar önemli diğer bir hedefi de tersanemiz bünyesinde tasarım ekibini kurmak ve muharip gemi dizayn kabiliyetimizi geliştirmektir.” dediği insan kaynağı Koç Topluluğu’nun savunma sanayindeki uzun vadeli hedeflerinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Konu hakkında Kudret Önen şunları söylüyor: “Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın son yıllarda gerçekleştirdiği projeler sayesinde savunma sanayimiz yabancı ortak lisans altı üretiminden, mühendislik ve tasarım ağırlıklı, kendi firmalarımızın yaptığı özgün dizaynlara kayıyor. Bu başlatılan önemli projeler neticelerini 2010–2015 döneminde verecek. Ülkemiz bu projeler sayesinde lisansı kendine ait çeşit ürünlere kavuşacak ve dünyadaki teknolojik ilerlemeleri yakalayacaktır.” Koç Holding gelecek günlerde sürdüreceği projelerle savunma sanayinde değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyor.

OTOKOÇ’TA VOLVO ZAMANI
Otokoç İstanbul Taşdelen ve Otokoç Antalya tesislerinde Volvo marka otomobillerin satış ve servis hizmetlerini sunmaya başladı. 27 Ekim’de gerçekleşen açılış kokteyli Koç Holding, Volvo ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Volvo Otomobil Deniz Aşırı Ülkeler Başkanı Lex Kerssemakers, Volvo Otomobil Türkiye Genel Müdürü Torben Eckardt ve Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Cenk Çimen’in katılımı ile Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Görgün Özdemir’in ev sahipliğinde Taşdelen tesisinde gerçekleşti.
176.000 m2’si kapalı, 254.000 m2’si açık olmak üzere toplamda 430.000 m2 alana kurulu tesislerinde, 1.500’den fazla çalışanıyla, yeni ve ikinci el araç satışı, satış sonrası, yedek parça ve aksesuar satışı, sigorta, finansman, araç koruma hizmetleri, günlük ve operasyonel araç kiralama hizmetlerini tek çatı altında sunan Otokoç Otomotiv, müşterilerine Volvo markasıyla da hizmet vermeye başlayarak, temsil ettiği marka sayısını sekize çıkardı.
Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Cenk Çimen’in Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanlığı’na getirilmesinden sonra Genel Müdürlük görevini devralan Görgün Özdemir; “81 yıldır otomotivin üretim hariç tüm alanlarında Koç isminin güvencesiyle hizmet veriyoruz. Volvo müşterilerini Otokoç hizmet kalitesiyle tanıştırıyor olmaktan mutluyuz. Sektördeki liderliğimizin Volvo markasıyla daha da güçleneceğine inanıyoruz.” dedi.
Otokoç Otomotiv’in faaliyet gösteren en eski ve en köklü otomotiv şirketi olduğunu belirten Otokoç Genel Müdür Yardımcısı Uğur Güven ise “Müşterilerimize bekledikleri güven ve kalitede hizmet vermekten mutluyuz. Güvenlik ve kalitenin sembolü Volvo’yu Otokoç güvencesiyle müşterilerimizle buluşturacağız.” dedi.

RUSYA’DA YILIN ŞİRKETİ: BEKO LLC
2005’den bu yana Rusya’da faaliyet gösteren Beko LLC, “Yılın Şirketi” ödülünü, 8. “Ulusal Ekonomi Elitleri” ödül töreni çerçevesinde aldı. Beko LLC’nin kurumsal sosyal sorumluluk programı; çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimlerine, eğitimlerine destek, Vladimir Bölgesindeki okulların iyileştirilmesine ve Rus gençlerinin spor alanındaki faaliyetlerine katkı gibi geniş bir yelpazede yürüttüğü faaliyetleri kapsıyor. “Uluslararası Yılın Şirketi” ödülleri, her yıl, State Duma Ekonomik Politika ve Girişimcilik Komitesi, Bütçe ve Vergi Komitesi ve Girişimciliği Teşvik Vakfı tarafından düzenleniyor. Rus pazarında başarılı ve sorumlu bir şekilde faaliyet gösteren şirketlere verilen “Yılın Şirketi” ödülleri; ülke ekonomisine katkıda bulunan şirketlerin kamu ve iş dünyası tarafından bilinirliğinin artırılmasını, yatırım imkanlarının daha cazip hale getirilmesini ve ülkenin global ekonomi ile bütünleşmesini hedefliyor.

ARÇELİK LG’YE KORE’DEN MİSAFİR
Arçelik-Lg’nin Koreli ortağı LG Elektronik firmasının iki üst düzey yönetici geçtiğimiz günlerde Türkiye’deydi. İlk önce LG Elektronik Eş Başkan görevinde bulunan Seok Jang Seo’nun beraberindeki heyetle Türkiye’ye geldi. Seyahati boyunca Koç Holding ve Arçelik yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştiren Jang, Arçelik-LG fabrikasını da ziyaret etti. Diğer misafir ise LG Elektronik CHO görevinde bulunan Peter Stickler oldu. Arçelik LG fabrikasını ziyaret ederek Genel Müdür Hakan Bulgurlu ile görüşen Stickler daha sonra LG İstanbul’u da ziyaret etti.
FB’Lİ SEMİH’İN TERCİHİ MONDEO
Türk futbolunun yıldız ismi, Fenerbahçe ve Milli Takım’ın golcü oyuncusu Semih Şentürk, özel otomobil tercihini Ford Mondeo’dan yana kullandı. Ford Mondeo “Kinetik tasarım” felsefesi ile şekillenen zarif hatları, kaliteli işçilik ve üstün sürüş dinamikleri ile büyük değer sunuyor. Semih Şentürk’ün tercih ettiği otomatik vitesli Ford Mondeo Titanıum 2,0 TDCİ, geçtiğimiz günlerde yıldız futbolcuya teslim edildi.


DEMİR EXPORT’A VALİ’DEN ZİYARET
Sivas Valisi Ali Kolat, Kangal Kaymakamı İsmail Altan Demirayak ve Milli Eğitim Müdürü Ali Murat Taner ile Kangal Kömür İşletmesi’ni ziyaret ettiler. Heyet önce yapımı devam eden Kangal Anadolu Lisesi inşaatını gezdi. Ardından da Kangal Kömür İşletmesi’ni gezerek, kömür sahası ve ağaçlandırma alanları hakkında İşletmeler Müdürü Salih Aymak’tan bilgi aldı.
YENİ FIAT PUNTO EVO, OCAK’TA TÜRKİYE’DE!
Fiat’ın ilk olarak 2005 yılında tanıttığı küçük hatchback sınıfındaki modeli Fiat Grande Punto, tamamen yenilenerek Fiat Punto EVO adıyla yollara çıkmaya hazırlanıyor. İtalya’da düzenlenen uluslararası basın lansmanın ardından Ekim ayı sonundan itibaren Batı Avrupa pazarlarında satışa sunulan Fiat Punto Evo, Ocak ayından itibaren ülkemizde de satışa sunulacak. Fiat Grubu CEO’su Sergio Marchionne tarafından adı konulan Fiat Punto Evo, yaklaşık 4 yılda 1.2 milyon adetten fazla üretilen ve önemli satış başarısına imza atan Fiat Grande Punto modelinin yerini alacak. Yeni Fiat Punto Evo, Türkiye’ye ikisi benzinli olmak üzere toplam 3 motor seçeneğiyle ithal edilecek. Bu motor seçenekleri arasında en dikkat çekici olanını ise Fiat’ın yeni nesil benzinli motor teknolojisini temsil eden MultiAir motor ailesinden 1.4 litre hacimli 105 HP’lik motor oluşturuyor.
FERRARİ GELİYOR
Ferrari ve Maserati markalarının ülkemizde distribütörlüğünü yürüten FerMas, Ferrari’nin en yeni modeli 458 Italia için 378 bin 284 Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla Türkiye için ön sipariş almaya başladı. Ferrari’nin yenilikçi V8 motor ve üstün tasarım özellikleriyle ön plana çıkan yeni modeli 458 Italia, 2010 yılının ilk çeyreğinde ilk müşterilerine teslim edilecek.
Geliştirme aşamasında Michael Schmacher’in görev aldığı Ferrari 458 Italia, hem kompakt boyutları hem de aerodinamik yapısını ilk bakışta belli eden bir forma sahip.
BEKO’DAN SPONSORLUK ATAĞI
Beko ardı ardına açıkladığı sponsorluk haberleriyle spora verdiği desteğin devamlı olacağının sinyallerini veriyor. 2006 yılından başlayarak Türkiye Basketbol Ligi sponsorluğu ile basketbola destek veren Beko markası, Avrupa’nın en önemli basketbol liglerinden “Basketball Bundesliga”ya ana sponsor oldu. Beko, 6 yıl sürecek bu anlaşması ile hem Beko markasının hem de Almanya Basketbol Ligi’nin bilinirliğini artırmayı hedefliyor. “Beko Basketball Bundesliga” ismi altında oynanan ilk oyun Almanya Şampiyonu EWE Baskets Oldenburg ve ikinci sıradaki Telekom Baskets Bonn arasında gerçekleşti.
İLK KEZ BİR TÜRK MARKASI DÜNYA ARENASINDA
Beko’nun bir diğer sponsorluk atağı ise 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’yla oldu. Şampiyona’nın Presenting Sponsor’u olan Beko sayesinde İlk kez bir Türk markası dünya sporunun en önemli turnuvalarından birinin sponsorluğunu yapacak.Türkiye’nin ev sahipliği sıfatıyla doğrudan katıldığı şampiyonada dünyanın en iyi 24 takımı şampiyonluk için mücadele edecek, 80 maç oynanacak ve dünyanın en iyi 288 oyuncusu basketbol severlere dev bir şölen sunacak. Beko aynı zamanda Polonya’da gerçekleşen Avrupa Basketbol Şampiyonası EuroBasket 2009’un da ana sponsoruydu. EuroBasket 2009 Avrupa Şampiyonası aynı zamanda 2010’da yapılacak olan Dünya Basketbol Şampiyonası’na bir ön eleme olması ile de ayrı bir önem taşıyordu. Sponsorluklarla basketbola olan ilgisini kanıtlayan Beko, sponsorluk konusundaki bu tercihini ise Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu şöyle açıklıyor: “Beko, 2006 yılından beri basketbola önemli yatırımlar yapıyor. Basketbolun dinamik, eğlenceli, genç özelliklerinin Beko’nun marka kişiliği ile tam örtüştüğünü düşünüyoruz.”

DEMİR EXPORT DUYARLILIĞINI TESCİLLEDİ
Demir Export’un 2007 yılında başlattığı ‘ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi’ çalışmaları bu yıl haziran ayında tamamlandı. Bureau Veritas denetçileri tarafından gerçekleştirilen ana denetimin ardından Demir Export’un ISO 9001:2008 Kalite, OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin yanı sıra ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemleri açısından da uygunluğu onaylandı. Böylece Demir Export, üç belgenin de sahibi olan ve Türkiye’de madencilik şirketleri arasında linyit kömürü üretimi üzerine; Kalite, İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çevre Yönetim Sistemini kuran ilk şirket olma unvanını kazanmış oldu.

YENİ NESİL TEKNOLOJİ İNGİLTERE’DE
Arçelik ve KoçSistem’in birlikte geliştirdiği “Yeni Nesil Sayısal Yayıncılık” çözümü, iletişim ve pazarlamada yeni bir dönem başlatıyor. Bu yeni dönem İngiltere’deki yerini çoktan aldı. İngiltere Premier Lig’deki 20 kulüp stadına kurulumu yapılacak sistem, önümüzdeki yıl 15 yeni statta daha yer alacak.
Pixage adı verilen “Yeni Nesil Sayısal Yayıncılık” modeli sayesinde, kişiselleştirilmiş mesajlar hedef izleyici kitlelerine doğrudan iletilebiliyor. Yeni Nesil Sayısal Yayıncılık modeli ile farklı içerikleri aynı anda birden fazla lokasyona merkezden sunma imkanı bulunabiliyor. HD kalitesinde yayın yapabilen “Pixage”; sunum, RSS, fotoğraf, 3D grafik, metin, ses, web sayfası gibi farklı formatlarda içerikleri yayımlayabiliyor ve alışveriş merkezleri, bayiler, hastaneler, oteller, bankalar gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.

BURSALI FİAT FİORİNO FRANKFURT’TA
Tofaş tarafından Bursa’da üretilen Fiat Fiorino’nun Trekking versiyonu, Frankfurt’ta kapılarını açan fuarla birlikte uluslararası basın mensuplarını da tanıtıldı. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Fiat standını ziyaretleri kapsamında Tofaş CEO’su Ali Pandır ve Fiat Marka Direktörü Okan Baş ile Frankfurt’ta dünya lansmanı yapılan Fiat Fiorino Trekking’i inceledi. Ülkemizde de satışına başlanan ve fuarın “Made in Turkey” imzalı yenilikleri arasında yer alan Fiat Fiorino Trekking, crossover özellikleri sunan görsel yapısının yanı sıra çamur, kar, kum gibi kaygan zeminlerde çekişi ön tekerlekler arasında dengeleyen gelişmiş ESP sistemi (Traction Plus) ve yerden 20 mm yükseltilmiş yapısıyla dikkat çekiyor. Fiat bayilerindeki yerini alan Fiat Fiorino Trekking’in motor kaputunun altında sadece 1.3 litrelik 75 HP güç üreten Multijet dizel motor görev yapıyor.

KOÇTAŞ’A GELEN HEDİYELERLE ÇIKTI
Ford ve Koçtaş önemli bir işbirliğine imza attı. 20 Temmuz- 15 Eylül tarihleri arasında Koçtaş’ta paro kart ile 500 TL ve katlarını tamamlayanlara, 1 adet Ford Transit Connect GLX ve Koçtaş’tan hediyeler kazanma şansı tanıdı. Bunun yanı sıra Koçtaş’tan 300 TL tutarında alışveriş yapan herkes Ford Yetkili satıcılarından anahtar teslim fiyatları üzerinden 600 TL indirim şansı yakaladı.

DİVAN İSTANBUL OTELİ YENİDEN YÜKSELİYOR
Taksim’in en önemli simgelerinden, İstanbul’un yarım asırlık tarihine tanıklık etmiş en önemli yapılarından, Koç Holding bünyesinde hizmet veren Divan İstanbul Oteli yeniden inşa ediliyor.
2008 yılının Aralık ayında yeniden inşa edilmek üzere yıkılan Divan İstanbul Oteli için beton atma töreni düzenlendi. 24 Eylül’de gerçekleşen tören Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Vehbi Koç Vakfı Başkanı Semahat Arsel, Dr. Nüsret Arsel, Koç Holding Turizm Grubu Başkanı Ömer Bozer ve Ark İnşaat Genel Müdürü Oğuz Çetmeli ile Divan üst düzey yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirildi.
Dış cephesi ve iç mimarisi Avrupa ve Amerika’da Claridge’s, Carlyle, Dorchester gibi seçkin 5 yıldızlı otellerin tasarımlarında imzası bulunan ve New York’da yaşayan Legion d’Honneur ünvanına sahip ünlü Fransız mimar Thierry W. Despont, mimari projeleri ise Akan Mimarlık- Tanju Verda Akan tarafından yapılacak yeni Divan İstanbul Oteli orijinal boyutlarında inşa edilecek. Mimarisinde eski İstanbul’un klasik değer ve özelliklerinin çağdaş yorumlanmasına yer verecek olan yeni otelde yaklaşık 228 oda, 2 restaurant, Divan pastanesi, kapalı ve açık otopark, fitness, SPA, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu ve geniş toplantı salonları yer alacak. Yıkımı Aralık 2008’de tamamlanan ve 50 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen otelin 2010 yılı içinde hizmete girmesi planlanıyor.

HEM MİDEYE HEM RUHA
Vejetaryen ve işlenmemiş gıda alanında uzman Alman şef Mark Decker’ın Divan’a özel hazırlanan S.O.U.L Food menüsü, alışılmış tatlara getirdiği umulmadık yorumlarla midenizden önce ruhunuzu besliyor. Menü doğal ve rafine malzemeler kullanılarak hazırlanıyor.

OTOKAR’DAN KONFORDA ‘DORUK’ NOKTASI
Otokar, şehirlerarası ve turizm yolcu taşımacılığı için Doruk serisinde yer alan yepyeni 10 metrelik bir otobüs olan Doruk 215T modelini satışa sundu. Otokar, yolcu taşımacılığı için ihtiyaca yönelik pratik çözümler sunan Doruk serisinde yepyeni bir otobüs modeli üretti. Doruk 215T güçlü Euro4 model motoru ile geleceğin teknolojisini sunarken daha az yakıt tüketimi ve temiz bir dünya sözü veriyor. 4 silindirli 215HP gücündeki motoru sayesinde yakıt tüketimini en aza indiriyor ve işletme maliyetlerini makul bir seviyeye getirmek için önemli bir avantaj yaratıyor. Doruk 215T, 39 + 1 + 1’lik yolcu kapasitesine, şehirlerarası taşımacılığa uygun yolcu konforuna ve 5.5 metreküplük geniş bagaj hacmine sahip.

EN ÇOK TERCİH EDİLEN YERLİ MARKA: FİAT
Fiat, 66 bin adeti aşan satış başarısıyla 9 ayın sonunda pazar liderliğini bırakmadı, yerli model satışlarında açık ara Türkiye’nin tercih ettiği marka oldu. Eylül ayında 14 bin 663 adetlik satışa ulaşan Fiat, 9 ay sonunda 2008 toplamından daha fazla araç sattı. Fiat, 9 ay sonunda toplam satışının 59 bin 491 adetini Tofaş’ın Bursa’daki fabrikasında üretilen Fiat Fiorino, Fiat Doblo, Fiat Linea ve Fiat Albea Sole/Palio Sole modelleriyle gerçekleştirdi. 9 ay sonunda toplam Fiat satışları içinde yerli modellerin payı böylece 59 bin 491 adete yükseldi. Eylül ayında 4 bin 402 adeti otomobil, 10 bin 261 adeti hafif ticari olmak üzere 14 bin 663 adet satış gerçekleştiren Fiat’ın toplam satışlarının 13 bin 820 adetini yine Tofaş’ın Bursa’daki fabrikasında üretilen yerli modeller oluşturdu. Fiat, Eylül ayında 10 bin 261 adet hafif ticari araç satışıyla yine Türkiye’nin en çok tercih edilen hafif ticari araç markası unvanını da korumaya devam etti. Eylül ayında Türkiye’de satılan her 3 hafif ticari araçtan 1’ini Fiat markalı modeller oluşturdu. Bu sonuçla Fiat, Türkiye’de üretim yapan markalar içinde en fazla tercih edilen global marka unvanını da açık ara korumaya devam etti.

BİENALİN ARKASINDAKİ GÜÇ
Koç Holding, bu sene de, 10 yıl süreyle sponsorluğunu üstlendiği İstanbul Bienali’nin arkasIndaki en büyük güç oldu.
1987 yılından beri düzenlenen Uluslararası İstanbul Bienali, 12 Eylül-8 Kasım tarihleri arasında 11. defa çağdaş sanata ilgi duyanları bir araya getirdi. Koç Holding’in desteği ile İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında, bu sene, 40 ülkeden 70 sanatçı ve sanatçı grubunun 120’den fazla projesi sergilendi. Türkiye’deki sanat etkinlikleri arasında yurt dışında en fazla ilgi çeken Bienal’i 500 kadar yabancı basın mensubu takip ederken, eleştirmen, küratör, müze ve galeri yöneticilerinden oluşan uluslararası sanat çevrelerinden de yaklaşık 4.500 kişi katıldı. Bienal, Antrepo No.3, Tütün Deposu ve Feriköy Rum Okulu olmak üzere üç farklı mekânda sanatseverlerle buluştu.
11. Bienal’in Ardından…

Çalışmalarını Zagreb’de sürdüren ve dört kadından oluşan What, How & for Whom / WHW (Ne, Nasıl ve Kimin İçin) küratör kolektifinin küratörlüğünde gerçekleştirilen 11. Uluslararası İstanbul Bienali, başlığını Bertolt Brecht’in 1928 yılında Elizabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı Üç Kuruşluk Opera adlı oyunun ikinci perdesinin kapanış parçası olan “İnsan Neyle Yaşar?” adlı şarkıdan alıyor. WHW tarafından “İnsan Neyle Yaşar?” sorusu etrafında konumlanan 11.İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi, Brecht’i yeniden keşfetmek ve ona yeni kuşaklara gösterilmesi gereken bir klasik olarak bakmayı amaçlıyordu. WHW, Brecht’i kendilerine rehber edinmelerini şöyle açıkladı: “Alman oyun yazarı ve yönetmen Bertold Brecht’in mirasını kendimize bir başlangıç noktası olarak almamız, toplumsal yükümlülükler ve sanat alanı arasındaki ilişki hakkında sorular sormakla da ilgiliydi. Bienalde sergilenecek eserler bu mirasa doğrudan atıfta bulunmuyor. Bu bağlamda, pek çok toplumsal sorun hakkında değişik soru ve konular ortaya atarak kendimizi belli bir araştırma alanıyla sınırlamak istemedik.”

Anlaşılmaz ve erişilmez olarak görülen çağdaş sanat aslında toplumun sorunlarını konu alıyor. Bu açıdan bakıldığında da topluma daha yakın bir duruş sergiliyor. Mustafa V. Koç da bu unsuru şu sözlerle vurguluyor: “Çağdaş sanat özü itibariyle sokaktaki insana yakın duran bir sanat dalı. Gençlerde güncel sanat bilincini oluşturmak çok önemli. Çünkü güncel sanat; düşünen, yaratıcı, üretken, özgür ve yenilikçi bir nesil oluşmasına yardımcı olacak. Bu kapsamda İstanbul Bienali’ni, Türkiye’de henüz bu sanatla tanışmamış insanları harekete geçirebilecek kapsamlı bir sanat etkinliği olarak değerlendiriyoruz.”

  1   2   3   4   5   6


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə