Etno-sinifsal kompartimanlaşMA: adana nüfusunun sosyal dinamik bünye analiZİ




Yüklə 0.65 Mb.
səhifə1/7
tarix23.04.2016
ölçüsü0.65 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7
Gümüş, Adnan; Aslan, Cahit (2015). “ETNO-SINIFSAL KOMPARTIMANLAŞMA: ADANA NÜFUSUNUN SOSYAL DİNAMİK BÜNYE ANALİZİ”

Adana Kent Sorunları Semozyumu 3- 22-23 Mayıs 2015. Bildiriler Kitabı. Ankara: TMMOB. S.357-396



ETNO-SINIFSAL KOMPARTIMANLAŞMA:

ADANA NÜFUSUNUN SOSYAL DİNAMİK BÜNYE ANALİZİ
Prof. Dr. Adnan GÜMÜŞ

Ç.Ü. Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü

GSM:0505 544 43 03, agumus@cu.edu.tr

Doç. Dr. Cahit ASLAN

Ç.Ü. Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü

GSM:0538 625 38 27, caslan@cu.edu.tr


ETNO-SINIFSAL KOMPARTIMANLAŞMA: ADANA NÜFUSUNUN SOSYAL DİNAMİK BÜNYE ANALİZİ
Prof. Dr. Adnan GÜMÜŞ

Ç.Ü. Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü

GSM:0505 544 43 03, agumus@cu.edu.tr

Doç. Dr. Cahit ASLAN

Ç.Ü. Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü

GSM:0538 625 38 27, caslan@cu.edu.tr


Özet
Bir nüfusun veya toplumun mevcut yapı ve durumu iklim, toprak, savaş, deprem gibi etkenlerin yanı sıra sınıf ve etnisite örüntüleri, ekonomik ve sosyokültürel dinamikleri ile ilişkilidir. Sosyoekonomik yapıyı ve kültürel örüntüleri meydana getiren unsurlar, mevcut nüfusun ayrışma ve bütünleşme kalıplarını ortaya çıkarttığı gibi gerek sosyal mobilite olanakları gerekse göç alıp verme gibi nüfusun hareket kabiliyetini ve dolayısıyla avantajlı-dezavantajlı gruplarını da ortaya koymaktadır.
Adana, hem endüstrileşme, hem din, dil ve mezhep grupları arasındaki etnik ilişkiler, hem de göçler ve uluslaşma (Millî kalkınma) sürecinde ve bunların geçirdiği dönüşümde tarihi ve güncel önemli bir örneği oluşturmaktadır. Bugün de enerji yolları, İncirlik Üssü, suları, ovası, limanlarıyla stratejik konumunu sürdürmektedir. En son gelişen Ortadoğu’daki çatışmacı süreç bu iddiayı doğrular niteliktedir.
Bu bildiride son 200 yıllık dönemdeki Adana nüfusunun yapı ve dinamikleri, Adana’daki sosyal bütünleşme ve farklılaşma süreçleri ile günümüzdeki sosyal sonuçları; mevcut istatistik, bilgi, yayın ve araştırmalar dikkate alınarak Adana Kent Sorunları II (2011) Sempozyumundaki durum ve tartışmalar da güncellenerek değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Yazının ana savları; sosyal bütünleşme içinde farklılıkların da varlığını sürdürdüğü, faklılaşmaların meydana getirdiği sosyal gruplaşmalar arasındaki ayrışma ve ilişkilerde hem etno dini-dilsel kökler hem de sınıfsal nitelikli ayrışma ve dayanışmaların rol oynadığı, bu ayrışma ve bireşimlerin tortu ve kalıtlarla birlikte kompartımanlaşmalar halinde yansıma bulduğudur.
Anahtar Sözcükler

Eriyik, Tortu, Kompartıman, Sınıf, Göç, Zorunlu Göç, Çatışma, Bütünleşme, Tarım, Sanayileşme, Kalkınma, Üs, Liman, Yoksulluk, Irgat, Adana, Çukurova, Din, Mezhep, Dil, Etnisite, Ermeni, Nusayri, Türk, Kürt, Yörük.



1. GİRİŞ
Tarımda pazar bitkileri ve endüstriyel tarım dönemine geçiş; endüstrileşme, sanayileşme ve şehirleşme; milliyetçilik hareketleri, kurtuluş savaşı, imparatorluğun parçalanması, dinler arası çatışmalar; mezhepler arası ilişkiler; dil grupları arası ilişkiler; etnik milliyetçilik temelinde bölgesel ve siyasal çatışmalar ve zorunlu göçler; yoksul ve varsıl gruplar arası ilişkiler, nüfusun sosyal dinamiklerine etki ederek faklılaşma, çatışma, ayrışma veya bütünleşme olanaklarını ortaya koymaktadır. Adana tüm bu etno-sınıfsal yapı ve dönüşümler açısından önemli bir örneği oluşturmaktadır. Önce dış göçler yoluyla hızlı nüfus artışı (1830-1909), Müslüman-gayrimüslim ayrışması sonucu dışa göç verme (1909-1922), içgöçlerden yüksek pay alma (1922-1997), aynı zamanda göç verme (1970-1997) ve bugün göç veren iller arasına katılma (1997-) şeklinde farklı göç tipleri ve süreci açısından önemli bir örnektir. Tüm bu süreçler sosyal bütünleşmeye yansıması açısından da özgüllük ve modellik teşkil etmektedir.
Adana’daki ayrışma ve bütünleşme süreciyle ilgili genel bir iddiada bulunulursa; tarihi-kültürel-etnik anlamda tortulu bir eriyikten, sosyo-ekonomik ilişkiler bağlamında mesafeli bir birliktelikten (kompartımanlardan) söz edilebilir.
Burada son 200 yıllık süreçte Adana nüfusunun oluşum, dönüşüm ve mevcut yapısı ile etno-sınıfsal kompartımanlaşmaları hem mevcut istatistik ve yazılı kaynaklar hem de bazı güncel araştırmalar eşliğinde irdelenmeye ve gösterilmeye çalışılmaktadır1.

2. ADANA’NIN TARİHSEL ARKA VE ETKİ ALANI
M.S. 704’te Memlûklerin işgaline kadar Adana, Hitit, Asur, Pers, Helen, Roma ve Bizans (Doğu Roma) gibi çeşitli uygarlıklara mekanlık etmiştir. Adana'ya ilk İslam akınları Halife Ömer döneminde başlamıştır (634-644). Adana bölgesi 658-709 arası Rum, 709-756 arası Emevi egemenliği ve tekrar 756-791 arası Rum egemenliğinde kalmıştır. 791 tarihinde Abbasi Halifesi Mehdi'nin oğlu Harun Reşit tarafından Abbasi devleti sınırlarına dahil edilmiştir. Çukurova'ya Türklerin ilk gelişi Abbasiler döneminde 750'li yıllarda gerçekleştiği, Şam ve Horasan'dan gelen askerlerin Adana şehrine yerleştiği belirtilmekte; Harun Reşid döneminde Antakya Valisi Türk asıllı Süleyman Faraç’ın 809 yılında Adana şehrini yeniden inşa ettiği ve hatta Adana’nın Memlûklar döneminde 9. yüzyılda Yazman adlı bir Türk komutanın yarı-özerk yönetimine geçtiği2 ileri sürülmektedir. Selçuklu Egemenliği Süleyman Şah’ın Adana ve Tarsus’u zapt etmesiyle 1083-1097 arası çok kısa sürmüş3, bölge tekrar Haçlı Seferleri ile Bizans’a geçmiş, Kozan’da (Sis) Ermenistan Prensliği kurulmuştur (1097-1250). 1250’lerden itibaren tekrar Memlûklar hâkim olmuş, 1517’de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Memlûklar ve Osmanlı üst yönetiminde 1352-1608 arasında, bugün de etkisi süren Ramazanoğulları Beyliğinin yarı özerk yönetiminde olmuştur.4
Ancak 1600’lerden 1870’lere kadar görece istikrarsızlıklar ve yer yer Celali ayaklanmaları yaşanmış, 1833-1840 arası Mısır Valisinin denetiminde kalmıştır. 1864’te gerek Gayrimüslimleri gerekse derebeylikleri kontrol altına almak üzere Fırka-i İslahiyye hareketi düzenlenmiş, aşiretler zorla toprağa yerleştirilmeye çalışılmıştır5. 1895 Maraş-Zeytun İsyanı, 1909 Dörtyol-Adana Ermeni olayları ve 1918-1922 Fransız işgalini de dâhil edilirse Çukurova ve dolaysısıyla Adana’nın ancak 1921’deki Ankara Antlaşması ile istikrara kavuştuğu söylenebilir.
Kısaca tarih boyunca Adana’da 704’te Memlûkların işgali ile başlayan Arap-Türk-İslam (Memlûk, Selçuklu ve Osmanlı) etkisi bugünkü yerel hakim sosyokültürel dokuyu; 1800’lerden bu yana Batı kapitalizminin periferisi niteliğinde pamuk ve/ya endüstriyel tarıma geçiş de bugünkü iktisadi yapının temellerini; bu iki hakim unsurla uyuşma derecelerinin belirleyici olduğu bir mücadele sürecinde mikroda etnik olgu ve olaylar etrafında; makro düzeyde de ana oyuncular olarak Rusya, Fransa, İngiltere, Almanya, Habsburg (Avusturya-Macaristan), ABD’nin de dahil olduğu, Kiliseler ile Halifeliğin de tarafı olduğu ayrışma, dışlanma ve göçler meydana gelmiştir.
Bu denge ve çatışmaların bugüne yansıması devam etmektedir: Musul-Kerkük-Doğu-Güneydoğu ve Petrol Sorunu, Ermeni ve Kapitülasyonlar Sorunu, Arap (Suriye-Lübnan-Filistin) sorunu.
Bu sorunların günümüzdeki karşılığı ise şu şekildedir: Ceyhan-Yumurtalık-İskenderun ve Mersin Limanı yukarıda adı geçen enerji yollarıyla Musul-Kerkük’e, ekonomik potansiyeliyle İç Anadolu’dan Diyarbakır-Mardin’e, stratejik konumuyla Ürdün, Suriye, Lübnan’dan Fransa’ya kadar geniş bir hatla ilişkili bulunuyor. Çukurova; enerji hatlarıyla Azerbaycan ve Rusya’ya; Sugözü Termik Santraliyle Almanya’ya; stratejik önemiyle İngiltere ve ABD’ye bağlanıyor. Aynı zamanda Adana, Akdeniz üzerinden bütün bir Arap Yarımadası ve Avrupa’ya açılıyor.
DPT’nin 1973-76 yılları arasında yaptığı “Yerleşme merkezlerinin kademelenmesi” araştırmasına göre Ankara, İzmir ve bir miktar da Gaziantep ile birlikte Adana dört ulusal merkezden birini oluşturuyordu. Ticaret, tarım ve kültür merkezi olarak Kayseri’den, Maraş’tan, Malatya, Muş, Bingöl’e kadar etki alanı genişliyor; bütün bir Güneydoğu ve Doğu Akdeniz için temel bir önemde bulunuyordu. Bugün için hinterlandı (arka bahçesi) biraz daralsa da Çukurova hâlâ önemli bir merkez olma özelliğini koruyor6.
3. SON İKİ YÜZYILLIK NÜFUS BÜYÜMESİ: ORTALAMANIN İKİ KATI
Çukurova Bölgesi, hem endüstriyel devrim ve bunun tekstile uygulanması hem de Amerika’da Kuzey-Güney Savaşlarının etkisiyle pamuk üretiminin azalması, dolayısıyla pamuk ve endüstriyel tarım ürünlerine artan talebin etkisiyle hızlı bir gelişme dönemine girmiş, 1830’lardan başlayarak nüfusu hızla artmıştır. Adana kazasının (bugünkü Karaisalı ve Kozan hariç) 1831’deki kadın ve çocuklarla birlikte 20 bin civarındaki nüfusu 5 kart artarak 1918’de 103 binlere çıkıyor. Eyalet nüfusu da yine paralel bir şekilde 5 kat artıyor.
Tablo-1: Adana’nın Osmanlı Son Dönemi Nüfusu (1831-1918)




Toplam

Adana Kaza

1831 (Erkek)

6.501

1868

33.300

1881/82

70.665

1890

93.955

1914

93.217

1918

102.672

Adana Eyalet-Vilayet (Adana, Kozan, İçel ve Cebelibereket Sancağı)

1831(Erkek)*

91.850

1868

174.450

1872/74

324.062

1881/82

396.349

1890

298.159

1894

392.997

1897

398.764

1906/07

504.396

1914

516.217

Adana Vilayeti (İçel sancağı hariç)

1914

411.023

1918

445.725

Kanak: Gordon 1973; Karpat 2010.
Çukurova’da 1830’lardan başlayan hızlı nüfus büyümesi Cumhuriyet sonrası daha da hızlanıyor. 1927’de 228 bin olan Adana nüfusu 2000’de 2 milyon 3 yüz binleri (Osmaniye dâhil) buluyor. 2014 yılına gelindiğinde bu oran Osmaniye hariç 2.165.595’dir (Osmaniye ile birlikte 2.672.402).
Tablo-2: Adana’nın 1927-2000 Nüfusu, Yıllık Artış Hızı (%0) ve Adana’nın Büyüme Farkı

Nüfuslar

Yıllar

Türkiye

Adana

Nüfus

Artış hızı (%0)

1927 nüfusu=100

Nüfus

Artış hızı (%0)

1927 nüfusu=100

1927

13.648.000

-

100

227.735

-

100

1935

16.158.018

21,05

118

383.645

63,75

168

1940

17.820.950

19,58

131

375.777

-4,14

165

1945

18.790.174

10,59

138

418.740

21,63

184

1950

20.947.000

21,71

153

508.518

38,73

223

1955

24.064.763

27,71

176

628.505

42,21

276

1960

27.754.820

28,48

203

760.803

38,09

334

1965

31.391.421

24,59

230

902.712

34,12

396

1970

35.605.176

25,16

261

1.035.377

27,38

455

1975

40.347.719

24,98

296

1.240.475

36,05

545

1980

44.736.957

20,63

328

1.485.743

35,99

652

1985

50.664.458

24,85

371

1.725.940

29,92

758

1990

56.473.035

21,69

414

1.934.907

22,83

850

1997

62.865.574

15,30

461

2.127.270

13,53

934

2000

67.803.927

18,28

497

2.308.260




1.014

2000*

67.803.927

18,28

497

1.849.478

17,71




2007*

70.586.256




517

2.006.650







2008*

71.517.100

13,19

524

2.026.319

9,80




2009*

72.561.312

14,60

532

2.062.226

17,72




2010*

73.722.988

16,01

540

2.085.225

11,15




2011*

74.724.269

13,58

547

2.108.805

11,31




2012*

75.627.384

12,09

554

2.125.635

7,98




2013*

76.667.864

13,76

561

2.149.260

11,11




2014*

77.695.904

13,41

569

2.165.595

7,60




Kaynak: DİE İstatistikleri (Osmaniye dâhil); *2000 ve sonrası Osmaniye hariç.
Burada önemli bir nokta, Türkiye nüfusu 1927 sayımları 100 kabul edilirse 2000’de 497’ye çıkarken Adana 1.014’e çıkmıştır. Bir başka deyişle Adana 1927’den bu yana Türkiye ortalamasına paralel şekilde büyüse idi, bugün Osmaniye ile birlikte toplam nüfusu 1 milyon sınırını biraz aşmalıydı. Oysa Türkiye’ye paralel olarak hesaplanan ortalama büyüme ile Adana’nın 2000 yılı nüfusu arasındaki fark 1.295.655’dir. Bu durum Osmaniye hariç olduğu durumlarda da gözlenebilir. 1927 yılının nüfusunun yüzlük oranına göre Türkiye geneli 569 iken Adana 950’dir.
Ancak Adana’nın 1995’lerden bu yana belirli bir nüfus doygunluğuna ulaştığı söylenebilir. TÜİK’in illerin aldığı- verdiği ve net göçlerine bakıldığında 1995’e kadar net göç alan Adana 1995-2000 döneminde aldığından 40.497 kişi daha fazla diğer illere göç veriyor.
Tablo-3: Adana’nın 1975-2014 dönemi göç durumu

Yıllar

Göçler7

Top. nüfus

Aldığı göç

Verdiği göç

Net göç

Net göç hızı (‰)

1975-1980

1 211 060

74 119

73 300

819

0,7

1980-1985

1 463 546

99 672

75 843

23 829

16,4

1985-1990

1 714 297

124 479

97 545

26 934

15,8

1990-1995

Resmi sayımlar verilmemekle birlikte, toplam nüfusuna bakıldığında almaya devam ettiği anlaşılıyor.

1995-2000

1 669 361

92 684

133 181

- 40 497

-24,0

2007-2008

2 026 319

45 493

58 316

- 12 823

-6,3

2008-2009

2 062 226

53 685

54 109

- 424

-0,2

2009-2010

2 085 225

53 096

57 402

- 4 306

-2,1

2010-2011

2 108 805

50 523

62 402

- 11 879

-5,6

2011-2012

2 125 635

45 927

59 294

-13.367

-6,3

2012-2013

2 149 260

50 598

62 933

-12.335

-5,7

2013-2014

2.165.595

51.562

63.181

-11.619

-5,4

Yani Adana göç yoluyla büyüyen bir il olmaktan, giderek göç veren iller arasına giriyor. 2013-2014 dönemi itibarıyla Adana 50.562 göç alırken 63.181 kişi Adana’dan göç etmiştir. Yani bu haliyle Adana’nın göç hızı -5,35’tir.


Bu hızlı nüfus büyümesi ve son 20 yılda giderek bu hızın düşmesi nasıl oldu, neler etkili oldu, nasıl bir Çukurova ve Adana oluştu; Ortadoğu’nun da Türkiye’nin de Çukurova’nın da nüfus dokusu ve dinamiğini anlamak için bir yandan endüstriyel-ekonomik dönüşümlere, diğer yandan din, dil ve mezhep kompartımanlarına bakmak gerekiyor.
  1   2   3   4   5   6   7


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə