Deyimler iki ya da daha çok sözcükten oluşan, genellikle kendi öz anlamının dışında yeni bir anlam veren yazıyı veya konuşmayı daha da güzelleştiren söz öbeğine deyim




Yüklə 22.3 Kb.
tarix20.04.2016
ölçüsü22.3 Kb.

DEYİMLER







İki ya da daha çok sözcükten oluşan, genellikle kendi öz anlamının dışında yeni bir anlam veren yazıyı veya konuşmayı daha da güzelleştiren söz öbeğine deyim denir.







Örnekler:




Akla karayı seçmek: Çok zahmet çekmek Akı karayı seçmek: Uyanık olmak

Abayı yakmak: Âşık olmak Ömrüne bereket: Ömrün çok olması



DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ




  1. Oluşum (Biçim) Özellikleri:




a) Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Mecaz anlamlı bir tek sözcük deyim sayılmaz.

Örnek:







* Bu sözünle pişmiş aşa su katıyorsun.

"Pişmiş aşa su katmak" deyimdir. Bir işi bozmak anlamındadır.

* Altın kalpli ihtiyarı unutamıyorum.

"Altın kalp" mecaz anlamlıdır, deyim değildir. İyiliksever, değerli insan anlamındadır.

* Onun kirli işlerine bulaşmak istemem.

"kirli" ve "bulaşmak" sözcükleri deyim değil, mecaz anlamlıdır.




b) Tek başlarına bir yargı bildirmezler. Cümle içinde anlatılmak istenen duygu ve düşünceyi desteklemek amacıyla kullanılır.

Örnek:







Burnu havada: Kendini beğenmiş

* Sınavı kazanınca burnu havada dolaşmaya başladı.

İpe un sermek: Bir iş yapmamak için bahane bulmak.







UYARI!

Bazı deyimler cümle biçimindedir:

* At görür aksar, su görür susar. * Ayvaz kasap, hep bir hesap.

c) Deyimler kalıplaşmış söz öbekleri olduğundan sözcüklerin yerleri değiştirilemez, yakın ve eş anlamlıları konulamaz; ancak sözcüklerin arasına başka sözcükler girebilir.

Örnek:







* İzin almak için yönetime başvurdu.( kafa vurdu denemez)

* Hesap bir gün mutlaka sorulur. ( deyim; hesap sormaktır.)




d) Deyimler, genellikle gerçek anlamları dışında mecaz anlam içeren sözcüklerden oluşur. Bu özellik deyim cümlede kullanıldığında daha açık meydana çıkar.

Örnek:







Diş bilemek: Kızmak Suya sabuna dokunmamak: Hiçbir işe karışmamak.




e) Bazı deyimler sayı adlarının kalıplaşmasıyla oluşur.

Örnek:







* Bire bin katmak * Kılı kırk yarmak




f) Bazı deyimler benzetme yoluyla oluşur:

Örnek:







* Tereyağından kıl çeker gibi (kimseye zarar vermeden, çok kolayca)




* Terbiyeli maymun gibi (söylenenlere dikkatle uyar, buyruğu hemen yerine getirir)




g) Deyimler genel olarak bir eyleme bağlı olarak kullanılırlar:

Örnek:







omuz silkmek: Aldırmamak, umursamamak, benimsememek.




gözetmek: göz işaretiyle isteklerini anlatmak




omuz vermek: desteklemek, omzuyla dayanmak.







UYARI!

Bir eyleme bağlanmadan kullanılan deyimler de vardır:

omuz omuza: Yan yana, dayanışmayla bir gömlek aşağı: Bir derece daha düşük




  1. Kavram Özellikleri:




a) Deyimler özel bir anlatım kalıbı olup genel kural niteliği taşımaz.

Deyimi atasözünden ayıran en önemli özellik budur.

Örnek:







et tırnak olmak: Deyim, çok yakın ilgi kurmak anlamındadır.




Et tırnaktan ayrılmaz: Atasözü




b) Öğüt ve ders verici nitelik taşımazlar. Bu nitelik atasözlerinde vardır.

Örnek:







Canına tak etmek (deyim) El etek öpmek (deyim)

* Çocuğun yediği helal, giydiği haramdır. (atasözü)




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə