AKŞam şırnak'ta vatandaştan operasyona bayraklı destek




Yüklə 77.92 Kb.
tarix10.04.2016
ölçüsü77.92 Kb.



AKŞAM

Şırnak'ta vatandaştan operasyona bayraklı destek

Şırnak il merkezinde terör örgütü PKK'ya yönelik güvenlik güçlerinin operasyonlarına destek olan bazı vatandaşlar evlerine Türk bayrakları astı.

Şırnak'ta PKK'lı teröristlerin yakalanması, patlayıcılarla tuzaklanan çukurların ve barikatların bertaraf edilmesi, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından, 14 Mart'ta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve emniyet unsurlarınca başlatılan "Şehit Jandarma Üsteğmen Mehmet Çifci Operasyonu" sürüyor.

Operasyonlar il merkezindeki altı mahallede yoğunlaşırken, Yeşilyurt ve Gazi Paşa mahallelerinde yaşayan ve evlerini terk etmeyen bazı vatandaşlar, operasyonlara destek için evlerinin önüne Türk bayrakları astı.

Evinin önüne diktiği tahta direğe bayrak asan Y.T, teröristlerin sokaklara patlayıcı yerleştirip, halktan haraç toplamak suretiyle vatandaşa zulmettiğini söyledi.

Güvenlik güçlerinin, vatandaşı PKK'nın zulmünden kurtardığını, bu nedenle operasyonların bir an önce başarıyla tamamlanmasını istediklerini aktaran Y.T, "Operasyonlara destek olmak için evimin önüne bayrak astım." dedi.

Y.T, operasyon nedeniyle sokağa çıkma yasağının uygulandığı kentte evlerini terk etmeyen az sayıda ailenin olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Operasyon öncesi Şırnak'ta huzur ve güven yoktu. İnşallah teröristler temizlenecek hepimiz rahat edeceğiz. Hepimiz bu bayrağın altında huzur içinde yaşayacağız. Devlet bu terör belasını bitirecek. Bundan eminim. Bizim gidecek başka yerimiz yok. 10 kişilik bir aileyiz. Evimizi terk etmek istemedik."

"Devletimizin yanındayız"

N.T. de terör örgütüne yönelik operasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirmek ve operasyonu desteklediğini göstermek amacıyla evine bayrak astığını dile getirerek "Devletimizin yanındayız. Güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Biz bu topraklarda terör istemiyoruz, huzur istiyoruz." ifadelerini kullandı.



AKŞAM

İzmir'de HDP'li 8 yönetici tutuklandı!

İzmir'de, aralarında HDP ilçe yöneticilerinin de olduğu 8 kişi tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, geçen pazar günü aralarında HDP ilçe binaları ile 3 derneğin de bulunduğu 8 ilçedeki 32 adrese operasyon yapıldı.

Nevruz kutlamalarında molotofkokteyli, havai fişek ve el yapımı patlayıcı kullanarak eylem yapacakları iddia edilen, HDP Konak ve Buca ilçe başkanlarının da aralarında bulunduğu 22 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si savcılık tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, HDP Bayraklı ilçe yöneticilerinden S.S. ile H.K, D.K, E.G, L.İ, E.T, E.S. ve A.E. tutuklandı. Aralarında Konak İlçe Başkanı M.K ve Buca İlçe Başkanı C.A.'nın bulunduğu 12 kişi ise serbest bırakıldı.



AKŞAM

Türkiye, Rus gazı bağımlılığından kurtuluyor!

Gazprom'un Batı Avrupa'daki ülkelere doğalgaz satışında büyük artış kaydettiği dönemde Türkiye'ye satışları düştü.

Alternatif doğalgaz tedarik yolları arayışı içinde olan Türkiye'nin Gazprom'a olan bağımlılıktan kurtulabileceğini vurgulandı.

Kommersant gazetesinde çıkan habere göre, 2016 başından bu yana Türkiye'ye satışlar yüzde 7,5 düşerek 2,6 milyar metreküpe geriledi ve son 3 yılın en düşük seviyesini gördü.

Rus doğalgazını Türkiye'ye taşıyan şirketlerden olan Bulgartransgaz'ın verilerine dayandırılan haberde, düşüş oranının 1 Şubat-19 Mart tarihleri arasında yüzde 19'a yükseldiği ifade edildi.

'SICAK HAVA KOŞULLARI VE FİYAT ANLAŞMAZLIĞI ETKİLİ OLDU'

Kommersant'a Gazprom Export yetkilileri, düşüşteki ana nedenin Türkiye'deki sıcak hava koşulları olduğunu kaydetti.

Yetkililer, Gazprom'un devlete ait Botaş şirketiyle ve 6 özel şirketle yaşadığı fiyat sorununun da düşüşte etkili olduğunu belirtti.

Batı hattı üzerinden Türkiye'ye doğalgaz getiren özel şirketler, iptal edilen yüzde 10,25'lik indirimin faturalardan çıkarılması üzerine yüksek bedel ödemeyi reddetmişti.

Özel sektör tedarikçileri Bosphorus Gaz, Enerco Enerji, Batı Hattı, Kibar Enerji, Avrasya Gaz ve Shell Enerji Rusya ile 2013'te yapılan anlaşma doğrultusunda yıllık 10 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor. Gazprom daha önce doğalgaz alan bu şirketlere yaptığı yüzde 10,25'lik indirimi bu yıl için uygulamayacağını duyurmuştu.

'SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞALGAZ İÇİN KONSORSİYUM KURMA ÇALIŞMALARI YAPILIYOR'

Bu arada Gazprom'dan daha az doğalgaz almaya başlayan Türk şirketlerinin, açığı sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ile doldurabilmek için konsorsiyum oluşturmaya çalıştıkları belirtildi.

Ankara yönetiminin ise, Bulgaristan ve Ukrayna üzerinden Orta Avrupa'dan doğalgaz ithalatı yapılmasını sağlayabilecek ara tedarikçi bulması için Botaş'a talimat verdiği kaydedildi.Türk doğalgaz şirketlerinin bu planları hayata geçirmesi halinde Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan Gazprom'a bağımlılığın ortadan kalkabileceği vurgulandı.

HABERTÜRK

Rıza Sarraf'ı tutuklatan savcı Wall Street'in korkulu rüyası

İRAN asıllı Türk vatandaşı Rıza Sarraf, ABD’de New York Savcısı Preet Bharara tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. İran’a yönelik uygulanan yaptırımları ihlal etmekle suçlanan Sarraf aleyhindeki iddianameyi hazırlayan Bharara, ABD’de adını diplomatları, siyasileri ve 2008 küresel krizinin ardından 100’e yakın bankacıyı soruşturarak duyaran isimlerden biri. 48 yaşındaki Hindistan asıllı Bharara, 2009’da New York Savcısı olduktan sonra 25 farklı ülkeye gönderdiği güvenlik güçleriyle silah ve uyuş- turucu ticaretiyle suçlanan kişileri New York’a getirtmiş ve hâkim karşısına çıkartmıştı. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD yargısının suç örgütlerine karşı daha proaktif bir tutum izlemesi gerektiğini savunan Bharara, Washington ve Moskova arasındaki iliş- kilerin gerilmesine de yol açmıştı.

“Wall Street Şerifi” ve “Sokak Savaş- çısı” gibi lakaplarla tanınan New York Eyaleti Güney Bölgesi Savcısı Preet Bharara, ABD’nin en ünlü savcısı ve geleceğin potansiyel başkan adaylarından. Koltuğunda 7’nci yılını doldurmaya hazırlanan Bharara, ABD tarihindeki en yüksek profilli davalardan bazılarının arkasındaki isim. Neredeyse hiçbir davayı kaybetmeyen Bharara’nın kariyerine daha yakından bakalım. 1968’de Hindistan’da doğan, daha sonra ABD’ye göç eden ailesiyle birlikte New Jersey Eyaleti’nde büyü- yen Bharara, Harvard Üniversitesi’ni dereceyle bitirdikten sonra Columbia Üniversitesi’nde hukuk okudu. Mezun olduğu 1993’ten 2000’e kadar New York’un en iyi hukuk bürolarında avukatlık yapan Bharara, 2000 yılında şu anda başında olduğu New York Eyaleti Güney Bölgesi Savcılığı’na yardımcı savcı olarak girdi. 5 yıl boyunca New York’un büyük mafya ailelerine karşı davalar yürüten Bharara daha sonra ABD Senatosu’nda 4 yıl hukuk danış- manlığı yaptı.

2009 yılında New York Eyaleti Güney Bölgesi Savcılığı’na gelen Bharara, finans kuruluşlarını dize getirmesiyle tanınıyor. Özellikle bilgi suiistimali ve içeriden alınan şirket bilgilerinin ticaretini yapma (insider trading) suçlarını soruşturan Bharara, bu suçlardan ötürü açtığı 30 davayı kazandı. Dünyanın en zengin isimlerinden, ABD’li yatırımcı Steve Cohen’in şirketi SAC Capital, ünlü yatırımcı Raj Rajaratnam, danış- manlık şirketi McKinsey, Goldman Sachs ve global bakım ürünleri şirketi P&G Savcı Bharara’nın mahkûm ettiği şirketlerden sadece bazıları. “Ölüm taciri” olarak anılan, hayatının konu edildiği Savaş Tanrısı filminde Nicolas Cage tarafından canlandırılan ünlü Rus silah tüccarı Viktor Bout da Bharara’dan kaçamayan isimlerden.

Bharara’nın hapse gönderdiği isimler arasında 2 de radikal dinci terörist bulunuyor. Ürdün’de yakalandıktan sonra 2013’te ABD’ye gönderilen, El Kaide terör örgütü lideri Usame bin Ladin’in damadı olan ve örgütün “propaganda bakanı” olarak gösterilen Süleyman Ebu Geyt ve 2010’da New York’taki bombalı saldırı girişimi başarısız olunca Dubai’ye kaçmaya çalışırken yakalanan Fysal Şehzad, müebbet hapse çarptırıldılar.

ABD’de izlenme rekorları kıran, Türkiye’de de yayınlanan Billions (Milyarlar) dizisinde, Wall Street’in milyarder yatırımcılarıyla mücadele eden savcı Chuck Rhoades karakterinin Bharara’dan esinlenildiği konuşuluyor. Genç hukukçuların idolü haline gelen Bharara’nın ofisi şu anda ABD’nin en prestijli hukuk bürolarından bile daha çok baş- vuru alıyor, en iyi fakültelerin mezunları buraya girebilmek için yarışıyor.

SARRAF SERBEST KALMAK İÇİN BAŞVURDU SARRAF SERBEST KALMAK İÇİN BAŞVURDU

TÜRKİYE'DEN TWEET YAĞMURU

New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, binlerce Türk tarafından tweet yağmuruna tutuldu. Twitter üzerinden mesaj atarak Amerikalı savcıya ulaşan Türkler, mesajlarında "Türkiye'den istediğiniz bir şey var mı? Şiş kebap, lokum, Türk halısı… İstemeniz yeterli, hizmetinizdeyiz", "Abi yengeyi al gel, bekliyoruz", "Bizimkilerin yapamadıklarını siz yapıyorsunuz, yanınızdayız" gibi mesajlar attı. Twitter'daki izleyici sayısı iki gün içinde binlerce artan Preet Bharara, kendi resmi hesabından bu mesajlara verdiği yanıtında, "Şiş kebabı severim ama yalnızca işimi yaptığım için, bu tür hediyeleri kabul edebileceğimi düşünmüyorum" yazdı.Bharara'nın sosyal medya hesaplarında ortaya çıkan hareketlilik, Amerikan medyasına da yansıdı. Amerikan gazeteleri, konuyu "Türkiye'de twitter yıldızı oldu" başlığı ile işledi.

Öte yandan, kendisinin izlediği kişi ve kurumların sayısı yalnızca 13 olan New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da izlediği kişiler listesine eklemesi ile birlikte bu sayı 14'e çıktı. Savcının izlediği kişi ve kurumlar listesinde, son olarak eklediği Erdoğan'ın yanı sıra New York Eyalet Senatosu, ,CIA, İç Güvenlik Bakanlığı, ABD Gizli Servisi, FBI, FBI New York gibi kurumlar ile Bruce Springsteen ile Steve Harvey bulunuyor.



HÜRRİYET

Gizemli kâğıtta ne yazıyordu?

Bombalı saldırıların Paris saldırılarının baş zanlılarından olan Salah Abdeslam’ın cuma günü Brüksel’de yakalanmasının ardından gerçekleşmesi olayın bir misilleme olup olmadığı sorusunu akla getirdi.

Abdeslam, AB-Türkiye Zirvesi’nin yapıldığı 18 Mart’ta Brüksel’in Molenbeek semtinde düzenlenen bir operasyonla ele geçirilmişti. Abdeslam’ın yakalanma anında pantolonunun paçasından bir kağıdın yere düşmesi ve bu konuda bilgi verilmemesi en dikkat çeken unsurlardan birini oluşturmuştu.

Belçika makamlarından yapılan açıklamalarda Abdeslam’ın Brüksel’de yeni bir saldırı hazırlığı içinde olduğu bilgisi verilmişti. Hafta başında istihbarat birimlerine bir terör saldırısının her an gerçekleşebileceğine yönelik bilgi geldiği de yoğun şekilde dile getirilen iddialar arasında yer aldı.Saldırılarla ilgili iki tez öne çıkıyor. İlki saldırının Abdeslam’ın bağlantılı olduğu düşünülen hücre tarafından gerçekleştirilmiş olması. İkinci tez ise bu saldırılara uzun süredir hazırlanan başka bir hücrenin eyleme geçmiş olabileceği. Her iki durumda da Abdeslam’ın yakalanmasına yönelik misilleme tezi güç kazanıyor.



HÜRRİYET

Brüksel Havalimanı saldırganlarının isimleri açıklandı

Belçika devlet televizyonu RTBF, dün Brüksel Havalimanı'nda intihar saldırısı düzenleyen saldırganların Belçikalı El Bakraoui Kardeşler olduğunu duyurdu. İngiliz Reuters haber ajansının aktardığı haberde, saldırganların poliste kaydı olduğu bilgisi de yer aldı. Kayıplara karışan üçüncü şüphelinin adı ise Najim Laachraoui. Polis her yerde onu arıyor...

Belçika devlet televizyonu RTBF'nin haberine göre, dün 34 kişinin öldüğü, 250'den fazla kişinin yaralandığı saldırıların faili olarak gösterilen kardeşlerin adı Khalid ve Brahim...

RTBF, 27 yaşındaki Khalid'in geçen hafta polis tarafından bir saldırganın öldürüldüğü Brüksel'in Forest bölgesindeki bir evi sahte isimle kiraladığını duyurdu.

Müfettişler o operasyonun ardından bir 'IŞİD bayrağı', saldırı silahı ve üç gün sonra tutuklanan ve Paris saldırılarının başlıca şüphelisi Salah Abdeslam'a ait parmak izleri buldu.

RTBF, her iki kardeşin de suç kayıtlarının bulunduğunu fakat polis tarafından şimdiye kadar terörizmle bağlantılarının kurulmadığını söyledi.

KAÇAN SALDIRGANIN ADI NAJIM LAACHRAOUI

Belçika gazetesi DH ise kaçan diğer saldırganın adını Najim Laachraoui olarak açıkladı.

Savcılar, Laachraoui'nin DNA örneğinin Paris saldırganlarının kullandığı evde bulunduğunu ve söz konusu şahsın, geçtiğimiz günlerde yakalanan Paris katliamının baş şüphelisi Salah Abselam ile birlikte Macaristan'a gittiğini açıkladı.İngiliz Daily Mail'de yer alan habere göre; dünyanın en çok aranan teröristlerinden biri olan Laachraoui'nin, geçen yıl Kasım ayında Paris'te 130 kişinin öldüğü saldırılarda kullanılan intihar yeleklerini yaptığı düşünülüyor.Brüksel Havalimanı'ndaki kamera görüntülerinde görülen bu kişilerin saldırganlar olduğu tahmin ediliyor. Görüntüdeki kişilerden ikisinin birer elinde siyah eldiven olduğu göze çarpıyor. Eldivenlerin içinde bombaları patlatmak için kullanılan tetikleyicilerin olduğu düşünülüyor. Soldaki iki kişinin kendini havaya uçurduğu tahmin ediliyor. Beyaz montlu kişi ise halen polis tarafından aranıyor.

RUSYA'NIN ÖNE SÜRDÜĞÜ İSİMLER FARKLIYDI

Rus Pravda gazetesi, Rus istihbaratının IŞİD üyesi olan Belaruslu kardeşler İvan ve Aleksey Dovbaş ile Marat Yunusov'un geçtiğimiz Şubat ayında Belçika'ya gittikleri bilgisini Belçikalı yetkililerle paylaştığını iddia etmişti. Ancak bu isimler Belçika medyasının aktardığı isimlerle farklılık gösterdi.

MİLLİYET

'Orada olsun bana ne' derseniz...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bir yerde terör örgütü varsa o terör örgütünü olduğu yerde yok etmezseniz, ’Orada olsun bana ne’ derseniz size gelir" dedi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. "Brüksel’deki terör saldırılarına bakıldığı zaman Ankara ve İstanbul’da yaşanan saldırılarla ilintili olarak sizin ilk gördüğünüz fotoğraf nedir?" sorusu üzerine Çavuşoğlu, "DEAŞ terör örgütü sivilleri hedef aldı. Daha önce İstanbul’da iki kere olduğu gibi Ankara’da, Diyarbakır’da olduğu gibi sivilleri hedef aldı. Havaalanı ve metroda saldırılarını gerçekleştirdi. Dünkü bilgilere göre 34 kişi hayatını kaybetti, çok kişi de yaralandı. 3 vatandaşımız etkilendi, 2’si yaralandı. Biri bizim ataşemiz, bir arka vagonda olmasına rağmen hiçbir yara almadan çok şükür atlattı. Çok şükür diğer yaralılarımızın durumu da iyi ama bu sadece bizim vatandaşlarımız, Türkiye, sadece Belçika değil, bu artık Avrupa’nın, hatta tüm dünyanın yani terör bugün maalesef tüm dünyayı ve insanlığı tehdit ediyor. Bakmayın siz Avrupa’da olduğu zaman çok gürültü çıkıyor. Dün baktık, haklı olarak herkes tepki gösteriyor. Dün 34 kişi hayatını kaybetti fakat her gün Afrika’da en az üç katı insan terör yüzünden hayatını kaybediyor ama ses çıkmıyor" karşılığını verdi.

"ŞİMDİ SORUYORUM..."

Terörün sadece bu coğrafyayla sınırlı olmadığını belirten Çavuşoğlu, "Yanı başımızda Suriye, Irak ve Libya, böyle giderse eğer istikrar sağlanmazsa Yemen, buralardan kaynaklanan, buraların beslediği terör örgütleri, teröristler ilk başta hemen yanı başındaki ülkeler, Türkiye olduğu gibi sonra diğer ülkelere doğru ilerliyor. Biz ne diyoruz, bir yerde terör örgütü varsa o terör örgütünü olduğu yerde yok etmezseniz, ’Orada olsun banane’ derseniz size gelir, gelmek durumundadır. Hele hele DAEŞ’e baktığınız zaman yüzden fazla ülkeden gelen yabancı teröristler var. Bu insanlar niye geliyor? Yani buraya ölmeye gelen bir insan pekala maalesef canlı bomba olarak yaşadıkları şehirlerde, ülkelerde insanları öldürüyorlar. Biz başından beri Avrupalıları, özellikle bu yabancı terörist savaşçıların kaynağı olan ülkeleri çok uyardık. Bize verdikleri cevap seyahat özgürlüğüydü. Şimdi soruyorum, teröristlerin seyahat özgürlüğü olur mu? Brüksel’deki terör saldırılarından sonra Brüksel’de yaşayan Belçikalı ve tüm Avrupa’dan gelen insanların seyahat özgürlüğüne ne diyeceğiz?" ifadelerini kullandı.

SABAH

Gölgelerinden korkuyorlar

Kandil'de nevruz ateşi yakıp halay çeken PKK'lılar telsiz görüşmelerinde TSK operasyonlarının korkusundan yanlarına gelemeyen elebaşılarını 'ti'ye aldı.

Terör örgütü PKK'nın elebaşıları Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan'ın etkili TSK operasyonları sonrası yakalanma korkusuyla Kandil'deki nevruza katılmadığı, bu durumun örgütte alay konusu olduğu ortaya çıktı.

Güvenlik güçlerinin Güneydoğu'da yürüttüğü operasyonlarla ağır darbe yiyen terör örgütü PKK'da yaşanan korku ve panik telsiz konuşmalarına da yansıyor. Örgütte yaşanan panik havası son olarak Kandil'deki nevruz kutlamalarına da damga vurdu. İstihbarat birimleri, teröristlerin 18-21 Mart arasında yaptığı kriptolu telsiz görüşmelerini çözümledi. Buna göre, örgütün Kandil'deki elebaşıları Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Mustafa Karasu'nun 'suikast ve yakalanma' korkusuyla saklandıkları yerden çıkamadığı ve Kandil Dağı'ndaki nevruza katılmadıkları ortaya çıktı. Bu durum örgütte alay konusu olurken, teröristlerin telsiz konuşmalarına da yansıdı.

GÜLÜŞME VE ZILGIT SESLERİ

Teröristlerin kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde, örgütün sözde yöneticilerini kast ederek, "Bunların hepsi kendi gölgesinden korkar olmuş, kedi gibi heval (arkadaş)..", "Bisküvi almaya gitmişler.." dedikleri ve ardından gülüşme sesleri geldiği belirlendi.

İşte, teröristlerin yaptığı telsiz görüşmelerinden bir bölüm:

Başur: "Devam et Sarya"

Sarya: "Medya alanında (Örgütün Kandil'in tüm bölgesine verdiği isim) Cemal (Murat Karayılan), Cuma (Cemil Bayık) hiç ortada yokmuş.."

Başur: "Doğrudur heval (arkadaş) benim de dikkatimi çekti, öyleymiş"

Rojyar: "Abbas (Duran Kalkan), Hüseyin Ali (Murat Karasu), Başkale (Fethi Şarlatan) varmıymış ki..."

Başur: "Onlardan bilgi yok Rojyar heval (arkadaş)"

Rojyar: "Abbas da, Hüseyin Ali de, Başkale de kayıp.. Medyada (Kandil'de) hiç katılmamışlar"

Rojyar: "Selam heval (arkadaş) notun nedir?"

Sarya: "Bisküvi almaya gitmişler.." Gülüşme ve zılgıt sesleri.....

Rodi: "Bese Hozat (Hülya Oran), Sozdar Avesta (Nuriye Kespir) katılmış mı ?"

Vivan: "Bunların hepsi kendi gölgesinden korkar olmuşlar, kedi gibi heval (arkadaş)"

Tekoşin: "Kandil'de sefa sürenler bugünü unutmuş olmalılar..



SABAH

Bir FETÖ'cü alçaklığı daha!

Brüksel'deki saldırının ardından içimizdeki mankurtların iki yüzlülüğü bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye'deki alçakça saldırıların ardından devleti ve hükümeti suçlayan FETÖ'cüler Brüksel'deki saldırının ardından nasıl bir ihanet içerisinde olduklarını gösterdi.

Türkiye'de saldırı olunca anında kara propagandaya geçerek devleti suçlayan tetikçilerin ikiyüzlü tweetleri sosyal medyada tokat gibi yüzlerine çarpıldı.FETÖ'cü gazeteci Ergün Babahan Ankara'daki saldırıdan sonra, "Ankara'da bomba patladı devlet ortada yok. Yönetemiyorlar, idare edemiyorlar" şeklinde hükümeti suçlayan tweet atmıştı.Brüksel'deki saldırının ardından ise "Brüksel'i yakıyor alçaklar. Bunun bedeli ağır olacak" diye yazarak iki yüzlülüğünü ortaya serdi.



STAR

ABD ve Rusya’dan karalama kumpası

Milli politikalarla büyüyen Türkiye’nin İran’la ticaret yapması, Türk bankalarının İran ve Irak’ta milyarlarca dolarlık ticarette tercih edilmesi ABD ve Rusya’yı rahatsız etti.

Türkiye’nin milli politikaları ABD ve Rusya’yı panikletti. İki ülke, Türkiye’yi terör örgütlerine mali destek veren ülkeler arasında göstermek için sinsi planı devreye soktu. Kara para listesinden 2014 yılında çıkan Türkiye’nin yeniden bu listeye alınmak istendiğine dikkat çeken Maliye Bakanlığı’na yakın kaynaklar yaptıkları değerlendirmede ABD ve Rusya’nın, “Terör örgütüne finans desteği sağlamak” üzerine kurulu yalanlarla Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak istediğini söyledi. Bu kapsamda ilk adımın ABD tarafından atıldığını belirten kaynaklar şöyle konuştu: “ABD, kendi özel istihbaratından gelen bilgileri, Birleşmiş Milletler (BM) istihbaratı gibi göstererek dünya kamuoyunu yanıltmaya çalıştı. ABD’deki bazı lobiler de dünya finans piyasalarında Türkiye’yi zora sokmak istedi. Öte yandan Rusya, DAEŞ’le petrol ticareti yaptığını iddia ettiği Türkiye’yi terörü destekleyen ülke ilan etmek istedi.

ABD ve Rusya merkezli karanlık senaryonun devreye sokulduğuna dikkat çeken kaynaklar, “Türkiye’yi karalama Oyunu”nun sahneye konulduğunu söyledi. İki ülkenin içinde olduğu senaryoda, teröre yardım eden ülke gibi gösterilmeye çalışılan Türkiye’nin öte yandan kara para ile de ilişkilendirilmek istendiği belirtildi. Paralel Yapı’nın da desteğiyle gerçekleştirilen 17-25 Aralık darbe girişimini hatırlatan kaynaklar, senaryoya göre kamu bankaları üzerinden şaibe oluşturmak isteyen ABD ve Rusya’nın, Türkiye’yi uluslararası arenada “kara listeye” sokmayı hedeflediğinin altını çizdi. Kaynaklar, “Nihai hedef Türkiye’yi kara listeye alarak uluslararası sermaye girişlerini önlemek ve ekonomik kriz için zemin hazırlamaktır” dedi.

Türk kamu bankalarının İran ve Irak’ta aktif rol almasının ABD ve Rusya’yı rahatsız ettiğini söyleyen ekonomi yönetiminden üst düzey yetkili; Rusya’nın, Türkiye’yi DAEŞ’le petrol ticareti yapmakla suçlaması, ABD’nin ise DAEŞ’le daha fazla mücadele edilmesi gerektiğine yönelik baskılarının ardından Reza Zerrab’ın ABD’de tutuklanmasının manidar olduğunu söyledi.

BANKALAR HEDEFTE

Yetkili şöyle konuştu: Hedef hem Türkiye’yi terör örgütüne mali destek veren ülkeler arasına sokmak, hem de kara para cenneti olarak göstermek. İran ile Türkiye arasında kısa sürede 35 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşılması bu pazardan daha fazla pay almak isteyen ABD’li firmaların işine gelmedi. 1 Temmuz 2013 tarihine kadar uluslararası kurallara herhangi bir aykırılık olmadığı halde Türk kamu banklarının yaptığı işlemlerin suç olarak ilan edildiğine dikkat çeken yetkili şöyle konuştu: “Türk kamu bankası, ambargonun başladığı 1 Temmuz 2013 sonrasında İran’a yönelik kıymetli maden ihracını durdurmasına rağmen hedef gösterildi. Amaç Kuzey Irak’tan gelecek 26 milyar dolar tutarındaki petrol ve doğalgazın finansmanı için öne çıkan bu kamu bankasını devre dışı bırakmaktı.”

BÜYÜK OYUNDA 2. PERDE; ZARRAB

K. Irak petrolünün Türkiye’ye akması ve komşumuz İran’la ticaret, Fransa-Almanya’nın yıllarca ambargoyu delmesine kayıtsız kalan ABD’yi rahatsız etmiş, hatta Washington Türkiye’yi açıkça tehdit etmişti. Bu tehditlerin hemen arkasından 17/25 Aralık darbe girişimi olmuş, FETÖ’nün ‘yolsuzluk’ kılıfıyla ABD adına bu darbe teşebbüsüne giriştiği ortaya çıkmıştı. Hedefteki isim Reza Zarrab’ın önceki gün ABD’de, İran’a ambargoyu deldiği gerekçesiyle sürpriz bir şekilde tutuklanması, “Türkiye’ye saldırıda ikinci aşamaya mı geçildi?” şüphesi doğurdu. Yakın dönemde, Kerkük petrolü ile ilgili olumsuz gelişmeler de dikkat çekiyor. Rusya ve İran’ın ‘Türkiye yerine bize gel’ oyunlarının akabinde, Irak Petrol Bakanı Mehdi, bölgesel Kürt hükümetiyle finansal uzlaşma sağlanana kadar Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden ham petrol akışı yapılmayacağını açıkladı. Bu gelişmelerin, Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devleti kurma çabalarıyla örtüşmesi de dikkatle izlenmesi gereken asıl nokta...

SERMAYEYİ ÜRKÜTMEK İSTİYORLAR

Türkiye, küresel kriz ve jeopolitik risklere rağmen uluslararası yatırımcıların ilgi odağı. Konuyla ilgili konuşan MASAK’a yakın kaynaklar, Türkiye’yi yeniden kara listeye alma planının uluslararası sermaye girişlerine darbe vurmayı hedeflediğini belirtti. Bazı uzmanlar ise uluslar arası piyasalara “Türkiye, terör örgütüne destek veriyor” mesajı ile ülkenin ekonomik krizin içerisine sokulmak istendiğini ifade ediyor. Oysa krize rağmen Ortadoğu ve Körfez sermayesinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden de Türkiye’ye önemli para girişi gerçekleşiyor. Ancak ABD ve Rusya, terörün finansmanıyla mücadelede yasal düzenleme yapılmasının ardından El Kaide ve Taliban bağlantılı kişi ve kuruluşlarının mal varlıklarının dondurulmasına yönelik önemli adımlar atan Türkiye’nin girişimlerini karartarak ters algı oluşturmayı planlıyor.

STAR

Şırnak'ta PKK'nın sözde sorumlusu öldürüldü

ŞIRNAK'ta, 14 Mart gecesi ilan edilen sokağa çıkma yasağından sonra başlatılan operasyonlar devam ederken, dün çıkan çatışmalarda PKK'nın sözde şehir yapılanması olan Sivil Savunma Birlikleri (YPS) sorumlusu 'Berivan Avesta' kod adlı kadın terörist ölü ele geçti.

Şırnak'ta yürütülen hendeklerin kapatılması barikatların kaldırılması ve PKK'lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için başlatılan operasyon kentin Bahçelievler, Dicle, Yeşilyurt ve Cumhuriyet mahallelerinde yoğunlaştı. Yeşilyurt Mahallesi'nde dün çıkan çatışmada öldürülen 4 PKK'lı arasında örgütün kadın sorumlularından 'Berivan Avesta' kod adlı teröristin de bulunduğu saptandı.

Terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olan YDG-H'nin yerine kurduğu Sivil Savunma Birlikleri (YPS) Şırnak kadın sorumlusu olduğu belirtilen 'Berivan Avesta' kod adlı teröristle birlikte ölenlerden ikisinin Salih Batmaz ve Ömer Aslan olduğu belirtildi.



YENİ ŞAFAK

13 jet PKK hedeflerini vurdu

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK'nın hem Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde hem de Kuzey Irak'taki kamplarına iki ayrı hava operasyonu düzenlendiğini açıkladı.

Açıklamada operasyonlarla ilgili şu bilgiler paylaşıldı:

"22 Mart 2016 tarihinde saat 14.15-14.30 saatleri arasında Şemdinli kırsalında tespit edilen BTÖ'ye ait barınak ve sığınaklara hava harekatı düzenlenmiş ve hedefler imha edilmiştir. 23 Mart 2016 tarihinde 01.15-02.30 saatleri arasında Irak kuzeyinde yapılan keşifler neticesinde, Hakurk bölgesinde tespit edilen hedeflere (mühimmat deposu, korugan ve sığınaklar) 13 adet Hava Aracı (F-16, F-4 2020 ve Havadan İkmal uçağı dahil) ile hava harekatı düzenlenmiş; tespit edilen hedefler tam isabetle imha edilmiştir."



Brüksel'i kana bulayan üçüncü terörist yakalandı

Brüksel’de dün sabah gerçekleşen terör saldırısının şüphelisi Najim Laachraoui’nin Brüksel’de yakalandığı ileri sürüldü.

Brüksel’de dün 34 kişinin ölümü ve 250 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırısının üçüncü şüphelisi 25 yaşındaki Najim Laachraoui’nin Anderlect kentinde yakalandığı iddia edildi.

"DÜN HAVALİMANINDA GÖRÜLDÜ" İDDİASI

Belçika polisi dün havalimanında İbrahim ve Halil El Bakraoui kardeşlerle birlikte kameralara yakalanan üçüncü şüphelinin Najim Laachraoui olduğunden şüphe ediyordu.

Bu kişinin Paris saldırılarında kullanılan bombaları imal ettiği sanılan Belçika vatandaşı Najim Laachraoui olduğu tahmin ediliyordu.

Najim Laachraoui'nin dün Brüksel'de yeniden ortaya çıktığı ve hem havalimanındaki hem de metro istasyonundaki saldırıları organize ettiği kaydediliyor.

Geçtiğimiz yıl gizlice Suriye'den Belçika'ya giren 24 yaşındaki IŞİD militanı Najim Laachraoui Avrupa'nın en çok aranan ismi.



YENİ ŞAFAK

Başbakan Davutoğlu konuşuyor

Başbakan Davutoğlu, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşuyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin 107. Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşuyor. Davutoğlu, yaptığı konuşmada, "Başka güçlerin himayesine girenler, manda yönetimi isteyenler, bağımsız ve müstakil olabileceğimize inanamayanlar, taşeron örgütler, şiddet ve nefretten başka bir şey üretemeyenlerin hendekleri, çukurları, tuzakları, pusuları Türkiye'yi dize getiremeyecek." ifadelerini kullandı. Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Türkiye'yi tökezletmek isteyenler bunu başaramaz"

Bizler gelecek ideallerimizi, umutlarımızı canlı tutmak zorundayız. Buraya büyük engelleri aşarak geldik. Geldiğimiz noktadan geri döndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Başka güçlerin himayesine girenler, manda yönetimi isteyenler, taşeron örgütler, şiddetten başka bir şey üretemeyenler Türkiye'yi dize getiremeyecek. Çukur kazarak, pusu kurarak Türkiye'yi tökezletmek isteyenler bunu başaramaz. Bugünkü kadar namert insanlarla pek az karşılaştık. Öldürmeyi hayat biçimi haline getirenler huzur ortamını zehirledi.

"Başaramayacaklar..."

Bütün hesapları Türkiye'nin geleceğe yürüyüşünü durdurmaktır. Türkiye'nin bölgede söz sahibi haline gelmesine engel olamayacaklar. Çünkü Türkiye'yi bir bütün haline kucaklayan AK Parti var. Başaramayacaklar çünkü dün her birinin gözünde dava aşkı gördüğüm AK Parti gençliği var. Biz eski, soğuk bürokratik duvarlarla örülmüş gibi gözüken Ankara'yı İstiklal ruhuyla buluşturduk.

"Verdiğimiz sözleri yerine getirdik"

Sizlerle birlikte yol yürümek ve arkasında böyle bir teşkilatın gücünü hissetmekte daha büyük bir gurur olamaz. Eğer başka bir parti 1 Kasım'daki gibi bir zafer yaşamış olsaydı hala onu kutluyor olurdu. Biz seçim öncesindeki vaatlerimizi... Bakın her birinizin iline geldim. Her mitingin görüntüleri gözlerimin önündedir. O illere gidip diyeceksiniz Başbakanımızdan sizlere selam var seçimlerde verdiğimiz bütün vaatleri yerine getirdik. Bir taraftan terörle mücadele ettik diğer taraftan vatandaşımıza verdiğimiz sözleri yerine getirmek için çalıştık.

"Biz 'şah' dedik ve mat oldular"

AK Parti bütün fezlekelerin, dokunulmazlıkların kaldırılmasına yanaşmayacak, böylece teröre destek veren milletvekilleri de kurtulacak'. Ya da HDP, kendi milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılacağı iddiasıyla meclisi birlikte bloke edecekler, geçen sene iç güvenlik yasasında olduğu gibi, bizim reform tasarılarının geçmesine izin vermeyecekler. Bir de mağduriyet edebiyatı yapacaklar. Biz bu oyunları bir hamleyle boşa çıkardık. Onlar küçük piyonlarla uğraşırken, biz 'şah' dedik ve mat oldular.

Meclise sevk edilen bütün fezlekeleri görüşmeyi teklif ettik. Böylece şunu gösterdik; bir AK Parti'nin kimseden korkacak, çekinecek dosyası yoktur, olursa da hesaplaşmayı biz biliriz. İki, HDP hiçbir şekilde hiçbir zaman mağduriyet edebiyatı yapmayacaktır, onlar mağdur değiller, onlar zalimler, onlar katillerle ortaklık yapan kalleşler. Eğer CHP, bu terör destekçilerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak için sunduğumuz teklifi reddederek, onları korumaktan başka bir anlam ifade etmeyen tekliflere yönelirse biliniz ki, terör örgütlerinin Kandil'de kurduğu ittifakın benzerini CHP ve HDP, Ankara'nın gizli ve karanlık odalarında kurmuştur ve bunun için dokunulmazlık teklifimizi engellemeye tevessül etmişlerdir. Olay bu kadar açık ve nettir.

"Brüksel'in de acısını paylaşıyoruz"

Terör Avrupa'da da acımasız yüzünü gösteriyor. Terör hayata düşman, insanlığa düşmandır. Terörün hedefi insanların yaşama hakkını almaktır. Bugün başkasını vuran teröre sessiz kalırsanız, yarın sizin kapınızı çalar. Diyarbakır'da, Ankara'da, İstanbul'da terör odaklarını lanetlediğim gibi Brüksel'deki saldırıları da lanetliyorum.PKK çadırıyla ilgili tepkilerimi dile getirmiştim. Paris'teki acıyı paylaştık. Onların acısını burada anıyorum. Ama sizlerden dayanışma bekliyorum demiştim. Meselemiz Avrupa'yla ilgili değildi, insanlıkla ilgiliydi. Brüksel'in de acısını paylaşıyoruz, her insanın kaybından biz hüzün duyarız tekrar buradan Belçika halkına ve yakınlarını kaybedenlere taziyelerimi iletiyorum."Independent vicdanının sesi dinleyerek o soruyu sordu"Uluslararası basını eleştiririz. Son olarak Independent gazetesinde vicdanının sesi dinleyerek o soruyu sordular. Dayanışmayı Ankara halkıyla niye yapmadık diye sordular. Bugünlerde bu soruyu sormaya devam edeceğiz. Kendilerine teşekkür ediyoruz.






Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə